Zulümpiyat'ta romantik gece!

Dün
geceye kadar, kol kırılır yen içinde kalır misali saçmalıklarını kendi aramızda konuştuğumuz Olimpiyat Stadı'nın nasıl bir  garabeti olduğunu artık tüm dünya biliyor!
Uluslararası bir maç oynuyorsun ve o da ne elektrikler kesiliyor!
Sonra bekle ki jenaratör girsin devreye… Komediye bakar mısınız?
O anda sevgili dostum Vedat Bayram'ın mesajı geldi cebime, yılların tecrübesiyle şöyle diyordu: "Böyle maçlarda jeneratörle başlar, öyle devam edersin, şehir cereyanı da yedeğinde olur ve böylece sıfır risk almış olursun!"
Yazık! Bunu da yaptık bu güzel ülkeye, karanlıkta bıraktık tüm dünyaya karşı.
 eksik, hem de ne eksik… Demba Ba, Veli, Atiba yok… Daha fazlası da var ama en önemlileri bu üçlü… Bilic mevcut kadroyu en az riskle sürdü sahaya, Necip tek ön libero önünde iyi top yapan bir dörtlü ve Cenk Tosun tek santrfor.
Diyeceksiniz ki  da eksikti… Öyle ama iki takımın kadro derinliği arasında dağlar kadar fark var yani Beşiktaş'ın eksikleriyle Tottenham'ın eksikleri aynı oranda değil. 

Tottenham'ı silkeledi 
Bu şartlarda çok koşmak, ağır zeminde bıkmadan, usanmadan mücadele etmek ve ön tarafta da becerikli olmak şarttı.
Beşiktaş da bunu yapmaya çalıştı.
İlk yarıda rakibini test etti, pozisyon bulamadı ama pozisyon da vermedi.
İkinci yarı biraz yüklenen Kartal, Tottenham'ı silkelemeye başladı.
Necip'in iyi oyunuyula orta alanda dengeli durabilen Beşiktaş, Olcay, Gökhan ve Kerim'in bindirmeleriyle etkili olurken, gol geliyorum diyordu.
Nitekim Olcay Şahan'ın gayreti, Cenk Tosun'un fırsatçılığıyla birleşince tabela değişti.
Sonra Tottenham yüklenir gibi yaptı ve bu sırada da arkada boşluk bıraktı. Kerim'in yakaladığı bir pozisyon var ki golü kaçırmak, atmaktan daha zordu. Sonuç olarak Beşiktaş, eksik kadrosuyla Tottenham'ı devirdi, bu hayır mıdır, şer midir, kura çekilince belli olacak!

YORUM EKLE