Yürek İster

Beşiktaş saha içinde ve tribünlerde dikkatli olmalı.tahrikler olabilir .sakin olmak her türlü garantidir.Zor ama kolay aşılacak karşılaşma!

  

Yukarıdaki Tweeti karşılaşmadan önce atmıştım. 

Bu spor dünyasında önemsiz olarak geçiştirilmiştir mutlaka ama şimdi herkes nedenini söylerken hangi bilgi ve emek, yaratıcılık, takip ile gerçeği sahiplenmek nezaketi gösterir mi bilmem! 

 

Sadece Başiktaş'ın  yaşadığı sıkıntılı ve zor ortamı aşacak dürtülerin sonucu, kendi küllerinden gerçeğe uçuş yapan Kartalın, kendi kanatlarının gücüyle yükseldiğini görmek ve sahiplenmek zorundasınız.

 

Ortada  bir takım ciddiyetsiz naylon yapılanmaların karşısına dikilmek yürek ister! 

 

Öyle bir yere geldik ki tarih tekerrür ediyor! Bal gibi anlayanların anlamamazlıktan gelip hep yeni bir şeymiş gibi kelime fikir veya benzeri yorumları çalma ve altını üstünü kızartıp satma dönemindeyiz. Salla gitsin, bilimsel inceleme ve dayanağı olmayan şişirme puntolar en güçlü reklamınız oluyor .

 

Neyse gelelim Beşiktaşın başarılı 90 dakikasına Öncelikle sezona bilinçli ve tek adam olarak giren ve şimdi kendisine verilen imkanla gerçekten Teknik adam olmak motivasyon ve güvenine giren Biliç, gerekli olan önemli transferleri de gerçekleştirip, en var olan değerlerini ve oyun anlayışını bilimsel bir sezon başı çalışmaları ile geliştirdi. 

 

Tam değil eksikler çok ama diğer rakiplerinden önde. Ayrıca güçlü takımlarla Avrupada oynamak ve futbolcuların bu oyun anlayışına güvenlerinin artışına neden olan sonuçlar sadece pozisyonlardaki telaş ve acemilik nedeniyle az gol atmasına nedendi... Bir öteki sıkıntı da duran toplarda ki alan ve adam kontrolüdür. Ön sezginin yetersizliği sonucu  bilinçli topla buluşma hamleleri, havadan ve yerden gelen toplarda Tolganın'da son haftalardaki durgunluğu ve sessizliği, gelişmede sıkıntı yarattı. Az gol attılar veya anlamsız gol yediler ama doğru futbol oynama gerçeğinden ödün vermediler . 

 

Son hafta yenilen iki gol ve atılan üç gol için iyi oyun yanında Demba ba ve Gökhan Törenin çıkışı dikkat çekti. Grupta Tottenham beraberliği ve Arsenal karşısındaki futbolun en istikrarlı yanı baskı ve ikinci bölgedeki kalite futbolcuların ve takımın kahramanlarının(!) gayreti ve üstünlüğüdür. Liglerimizde iki futbolcu Avrupa standartlarını bu anlamda zorlayacak kadar etkili. İki yönlü fizik ve taktik futbolcu olmalarını çözemeyenlerin pek önemsemediği Veli Attiba takımın yükünü taşıyan starlarıdır. Avrupa düzeyinde başarı gösteriyorlar. Ne bu ikilinin formasıyla  kimse oynayamaz. Biliç dahi(!) Yoksa kendini inkar etmiş olur. Aynı zamanda çıkışlarına izin verildiği kadar da becerili olan bu futbolcuların kısıtlı ve disiplinli oyunu Beşiktaş başarısının temel gerçeğidir.

 

Siz isterseniz Avrupada en güçsüz takımla oynayın.Özellikle yurt dışında Partizan karşısında son yıllarda böyle bir başarı gördünüzmü? Önce bunu irdelemek lazım. Adam gibi futbol gerçeğini kabul ederken bu başarıyı gerçekleştiren emekçi ruhuna sahip futbolcu yönetici ve teknik kadroyu örnek almak zorundasınız. 

 

Sabır ve çalışma sonucu tavizsiz ama inançlı futbolcuları hedefe giden yoldan çeviremezsiniz. Hangi sahada olursa olsun artık Beşiktaş her türlü sıkıntıya alışıktır. Geçmişte Q7 veya Fernandez gibi kendine oynayan kötü örnek futbolcular ve aralarında menajer kazığı futbolcu sokuşturulan takım değildir Beşiktaş...

 

 

Dün gece Oğuzhanı bir kez daha gördünüzmü? Gökhan Töredeki değişimin farkındamısınız? Demba banın usta vuruş ve savunmadaki duran top etkinliğine dikkat ettiniz mi? Biliç'in duruşu güveni nasıl kazanıldı? Hala yanına birileri gelsin diye (malum isimlere kıyak) yapmak isteyenlerin ne kadar saçmalıklarla uğraştıklarının cevabı verilmiştir.

 

Geçmişte Beşiktaş çağdaş futbol takımı olma yolunda  iken rekabete giren takımlar da futbolun kalkınmasına neden olmuşlardır. 

 

Hiç kabul ettiler mi?  Uzun süre şerefli ikinciliklerden ders almayanların ligini yaşadık. Nasıl aşılacak bu durum?

 

İşte şimdi yeniden iş başa düştü ve futbol bir gerçektir sahada oynanır ve içerde dışarda çağdaş futbol gerçeği geçerlidir. Bunun için aracılara gerek yoktur. 

 

Ben ömrümü verdim, benim gibi bir kaç meslektaşımda öyle. Susturmak için ve başarımı görmezlikten gelmek için kurduğunuz tezgahların Beşiktaş adına sökmediğini gördünüz yeniden. Susturmak ve çalıştırmamak adına ortaya koyulan ve sözde ayakçılara teslim edilen futbol piyasasında kalemime ve futbol izleyenlerine ulaşmamdan rahatsızlık duydunuz. Bana teknolojinin olanakları yeter Partizan maçından sonra yazmak kolaydır. Önemli olan önceki yorumlardır. 

 

İzlanda'dan Avrupa Fatihine kadar uzanan yolda ki arızaları hep yazdık diye düşman oldunuz! 

 

Kimse aptal değil! Biz de...

 

Beşiktaşın sıkıntılarına merhem olacak dürüst ve çağdaş destek ve uyarılarla hatta en ağır eleştirilerle dün akşamki futbola gelineceğini hatta aşılacağını işaret ediyoruz. Çamur atıyorsunuz! Hatta çok ileri gidiyorsunuz. "TFF Beşiktaşı şampiyon yapacak" diyerek akıl tutulması ile saçmalıyorsunuz. Yuh denir başka bir şey denilmez .Spor adabına da yakışmaz.

 

Ülkemizin şikesinin onaylandığı bir süreçte susun bari !

 

Her türlü istismara açık bir 90 dakikayı Beşiktaş büyük başarı ile kazandı ve örnek oldu.:Şimdi dersinize yeniden çalışın.Başarı Ruh,Taktik,Disiplin,Fizik güç ve sabır ister. Reklama gerek yok takım konuşur siz dersinizi alırsınız. 

 

Öyle adamı susturmak veya üste çıkmakla yalan dolanla göz boyayamazsınız.Endüstriyel futbol döndürülen para içinde ki payı kovalamak değildir!

 

Doğru adamla doğru yere doğru kişilerle ve prensipli yönetimlerle başarıya gece gündüz odaklanmaktır ve devamlılığı vardır. 

 

Araştırma ve yenilik bitmez. Hala hoca gelsin gitsin oyuncu alınsın aldatmacasıyla futbol fakiri üretmek ve tribünleri doldurmak dönemi bitti! Yeniden heyecan ve ruh ile eser koymak zorundasınız. Doğru futbol oynatmak için tavizsiz olmak zorundasınız vee takımınz sahada konuşmalıdır.

 

Bunu biraz insaflı biçimde bakıp Beşiktaştaki gelişmelerde görürsünüz...

 

İşte bu nedenle adı gecen Tweeti attım... İzlemeye devam ediniz 

 

Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz .!

YORUM EKLE