Yankaya'nın ayağı Akçay'ın sırtı

'Sarhoşken söylediklerin
Ayıkken söylemeye cesaret edemediklerindir' derler.
Anlayacağınız,
Bilinç altındaki dışa vurum, en boş anında yakalar adamı.
Olmasını istediğiniz anın,
İçinde bulursunuz kendinizi.
Beyniniz istem dışında yakalanmıştır bedeninize.
***
Bunu, futbolcusu topa vurmak üzereyken
Kenarda duran Fatih Terim'de de görebilirsiniz…
Şifo Mehmet'te de…
Hikmet Karaman'da da…
Hepsi de kendi hanelerine yazılacak artının,
Yoğun psikolojisiyle hareket ederler.
Ve bence bu gayet doğaldır.
Hatta espri ile yorum yapıldığı bile çok olmuştur.
***
Lakin…
Cumartesi gecesi oynanan G.Antep-G.Saray maçının orta hakemi
Özgür Yankaya'nın,
İçinde olduğu duruma ilk defa şahit oldum.
Gerçi vakti zamanında Ahmet Akçay adlı hakemin
Bir Ankaragücü maçında
Beşiktaş'a sırtıyla gol attığı olmuştur ama
Bunun konumuzla fazla bir alakası yoktur
***
Sayın Özgür Yankaya'ya dönecek olursak.
Son dakikada Burak'ın gol enstantanesindeki,
Jeneriklik gafleti,
İki açından da yorumlanabilir.
Vatandaş G.Saraylı'dır.
O anki pozisyonun gol olmasını istediği için,
Bilinç altındaki birikim dışarı fırlamıştır.
Ya da
Vatandaş başka bir takımı tutmaktadır.
Ve 'Savunma topu uzaklaştırsın' diye,
O ayak itimi jeneriklik olmuştur.
Ama ne yazık ki,
İkisinde de aşırı fanatiklik söz konusudur ki,
İşin en vahim yanı da budur kanımca.
Şimdi MHK'nın önünde şu soru durmakta;
Bu tür sendromlar kaç hakeminiz de mevcut?
Ve hakemlerinizin objektifliğine yüzde kaç inanıyorsunuz?
Futbol kamuoyuna hürmetlerimle…
 
Bembeyaz gömleğim
Sancılarıyla,
Ağrılarıyla,
Her gün doğan bebekler gibi,
Sorun doğurmakta futbolumuz.
Elverişsiz statlardan tutunda,
Futbol oynamaya namüsait sahalara,
Altyapısız uygulamalardan,
Passo Lig'e,
Kendi başarısızlıklarını,
Başkalarına maâl ederek örtmeye çalışan yönetimlerden,
Hakemleri kandırmaya meyilli tiyatrocu futbolculara kadar,
Çıkmaz sokaktayız.
Gözünü taraftarın cebine dikenlerden,
Taraftarı müşteri zannedenlere,
Diktatör başkanlardan,
Onların uzantılarına kadar,
İğdiş edilmiş durumda futbolumuz.
Ve inanın ki,
Temiz kalmaya çalıştıkça,
Üzerimize atılan çamurlardan bıktık.
Anamın,
Eşimin,
Yıkayıp gardroba astığı bembeyaz gömlek gibi isyanlardayım.
Korumaya çalıştıkça,
Yırtılmakta…
Kirlenmekte…
***
Özgür Yankaya'nın ayağına bakın bir hele!
Ya Burak'ın devamlı kendini yere atmasındaki aymazlık…
Emre'deki uslanmazlık…
Bomboş tribünler önündeki bu vurdumduymazlıklar,
Hayra alamet değil arkadaşlar.
Sanki bir sıkıntı var adını koyamadığımız.
Hep aynı sulardan zokayı yiyoruz.
Ve aktörlerin hemen hemen hepsi aynı…
Bu orta oyununu kimse kaale bile almıyor bence…
Halk terk etmiş…
Statlar virane…
Altınla da kaplatsan.! Virane
***
Futbolcuların suçlu olduğunu bile bile,
10 tane futbolcuyu göndereceğime,
Bir tane antrenörü yollarım 'Hin'liğindeki yöneticiler gibi…
Bütün sıkıntıları ve aktörleri görmezden gelip,
'Hakemlere lafa edeni bitiririm' demeyeceksin.
Kürdanla eşeleyip,
Bunları çıkaracaksın Türk futbolundan.
O zaman 'Yaş'
Kurunun yayında yanmaktan kurtulacaktır.
Futbolun harbi emekçilerinin 'Ah'ından kurtulmak demek,
Yolun yarısının geçmek demektir ki,
Bu hepimizin hayrınadır.
Futbol kamuoyuna hürmetlerimle… 

KAFA YORDUKLARIM

Futbol liglerimizde,
Bence
Futbolcudan çok artist adayları var.
Her maçta büyük bir tiyatroya imza atıyorlar.
Sanki Muhammed Ali'den yumruk yemiş gibi,
Ağzını, burnunu tutanlar…
Bir mafya hesaplaşmasında mermi yemiş gibi…
Yerde kıvrananlar…
Kısacası ne ararsan var.
Yayıncı kuruluşun her hafta,
Bunlardan bir potpori yapıp,
Yarışma düzenlememesine,
Ve seyirciye oylattırmamasına,
Acayip kafa yoruyorum…

YORUM EKLE