'Vatan' Haini Franco (!)

Pedro Camilo Franco Ulloa.
Yani bilinen adıyla Pedro Fraco.
Beşiktaş'ın 2.4 Milyon Euro'ya 5 yıllığına kadrosuna kattığı Kolombiyalı...
Vatan gazetesine göre 1,5 Milyon Euro'ya yapılacak transfer, 900 Bin Euro fazlayla 2.4 Milyon Euro'ya maal edildi.
Yine aynı gazeteye göre 2 Milyon TL'ye yakın bir para indiregandi!
Daha öncede aynı sayfalarda Franco'nun, Önder Özen'in Kolombiya'da ortağı olduğu bir menajerlik şirketi  tarafından getirildiği iddia edilmişti.
Önder Özen'i çıldırttan bu haberin ardından Beşiktaş'ın Sportif Direktörü, bir basın toplantısı düzenlemiş ve iddiaları sert bir ifadeyle reddetmişti.Bu sefer de Demirören'in sahibi olduğu aynı gazetenin Beşiktaş muhabiri, "Siz Tanrı Parçacığı mısınız?" diyerek orada bulunan meslektaşlarını bile utandıran bir soruyla Özen'i ikinci kez dumur etmiş, adeta adamcağıza "Ben nereye düştüm böyle arkadaş" dedirtmişti.
Gazete bir önceki manevrasını yaklaşık bir ay önce, 14.09.2013 tarihinde yapmış "işte Franco Gerçeği" başlıklı haberle Beşiktaş gündemine el bombası bırakmıştı.
Haberin detayında, bugün yapılan iddialar yer almış fakat Beşiktaş'ın başarılı sonuçlar aldığı dönemde bu iddialar taraftarlar tarafından pek dikkate alınmamıştı. 
Aradan yaklaşık 1 ay geçti...

Bu kez saha sonuçları kötüleşti. Söz konusu gazete aynı haberin lacivertini bugün "İşte Pedro Franco Skandalının Belgesi" başlığıyla verildi.
Zaman ayarlı bomba patladı.

Kötü sonuçların alındığı bir zamanda kaostan beslenen herkes bu iddianın üzerine atladı.
İyi bir boksör için ilk round'da yediği bir yumruğun önemi yoktur ama aynı boksör, iyice hırpalandığında o yumruğu yerse yere düşer.
Beşiktaş Kulübü aksini açıklamaya çalışmış ama pek anlaşılamamış.
Bende yakından takip ettiğim bu süreci yazmak istedim.

***Bu Pedro kardeşimiz geçtiğimiz sezon Kolombiya'da Millionarios formasıyla oynadığı maçlarda dikkat çekti. 
Genç yaşında ve kısa sürede gösterdiği performansla ünlü takımların Scout'larının dikkatini çekti.Beşiktaş henüz devrede yok.
Resmi olarak oyuncuyu izlemeye gelen takımlar Manchester City, PSG, İnter ve Benfica. Ayrıca Manchester United ve Porto yöneticileri de, gölge usulü oyuncunun takibinde. Saha performansından önce kişilik ve karakter analizi yapıyorlar.
Bu süreç devam ederken ilk olarak İnter Kulübü devreye giriyor ve kulübü Millionarios ve Franco'ya 700 Bin Euro  olmak üzere teklifte bulunuyor. Daha bir çok dev kulübün izlediği oyuncu için teklif edilen rakam az bulunarak İnter'in teklifi geri çevriliyor. 
Dünyacı ünlü kulüplerin yetenek avcıları tarafından teknik takibe alınan Franco için kulübü Millionarios, başına konan bu talih kuşunu en iyi şekilde kullanmak istiyor. Öyle ki bu ünlü kulüplerin, genç oyunculara 5-10-15 Milyon Euro'yu "Ya tutarsa" diyerek verdiği de düşünülürse adamlar haklı.
Aynı günlerde Millionarios, Franco'nun sözleşmesine "Her ihtimale karşı" diyerek, 1,5 Milyon Euro'luk ek fesih maddesi koyuyor.Oyuncuyu takibe alan dünyaca ünlü kulüplerin zaman geçmesine rağmen oyuncu ya da kulübe Franco için ciddi bir teklifleri olmuyor.
Nisan, Mayıs ayı gibi de, Beşiktaş izleme komitesi oyuncuyu fark edip takibe alıyor.
Beşiktaş'tan önce oyuncunun ilk fark edildiği yer Cihan Tomris isimli Beşiktaş taraftarının internet portalı olan besiktasscout sitesi. Beşiktaş izleme komitesinin oyuncuyu buradan gördüğünü düşünüyorum.
Neyse, nereden gördüklerinin önemi yok.
Fikret Demirer önderliğindeki Beşiktaş izleme komitesi, yönetimin onayıyla Millionarios kulübüyle İnter'in iki katı bir teklifle ve ek sözleşme gereği en alt limitten 1,5 Euro'ya ön anlaşma yapıyor. Beşiktaş'ta ki yönetim ve teknik direktör belirsizliği nedeniyle resmi imza atılamıyor. 
Millionarios kulübü "Şimdi alırsanız alın, fakat ilerleyen süreçte daha iyi bir teklif gelirse değerlendiririz" diyorlar. Fakat Beşiktaş gündemi karışık Samet Ababa belirsizliği ve yaklaşan bir başkanlık seçimi var. Bu süreçte Önder Özen ismi de ön plana çıkıyor.
Sonrası malum, Önce Samet hoca ile yollar ayrılıyor, sonra Önder Özen geliyor, Sonra Başkanlık seçimi ve Biliç dönemi derken Franco deresinin altından Rayo Vallecano geçiyor. 
Beşiktaş, (ısrarla o tarihlerde olmaz dediğimiz) başkanlık seçimi ile uğraşırken, İspanyol kulübü Franco için kulübüne Beşiktaş'tan 200 Bin Euro fazla bir teklifle gidiyor.

Millionarios Beşiktaş'a haber göndererek Franco'yu Rayo Vallecano'ya vereceklerini söylüyor.
Franco'da aynı dili konuştuğu bir ülke ve La Liga'nın cazibesine kapılarak transferi çok istiyor. Hatta İspanya ve Kolombiya kaynaklı haber ajansları transferi duyuruyor.
İşte Tam bu sırada Beşiktaş'ta transfer çalışmaları yeniden hız kazanıyor. Spor kamuoyu Almeida'nın yerine golcü arayışları başlığıyla Önder Özen'in Arjantin'e gittiğini yazıyor. Gazetelerde "Beşiktaş'a Kolombiyalı Golcü" manşetleri, var.
Hedefin Arjantin Liginde Estudiantes forması giyen Kolombiyalı golcü Zapata olduğu iddia ediliyor fakat hedefteki isim genç Pedro.
Özen, araştırıp beğendiği defans oyuncusu için sağ gösterip sol vurma düşüncesinde.
İspanyol Rayo Vallecano, devreden çıkmıyor. 
Rayo Vallecano, oyuncunun kendilerini istediğini bildiğinden Beşiktaş'ın çok fazla üzerine çıkmadan açık arttırma misali sırasıyla teklifler veriyor. Önce 1.700, sonra 2 Milyon ardından 2.1 Milyon Euro son rakam.
İşte bu sırada Önder Özen, oyuncuyla konuşup İspanya inadını kırıyor, ardından Millionarios kulübüyle masaya oturup 2.4 Milyon Euro'ya işi bitiriyor.
Hatta transferden günler önce Önder Özen 18.06.2013 tarihli "Böyle Profesyonelleşeceğiz?" başlıklı (Mavi gömlekli) basın toplantısında isim vermeden medyanın o ana kadar ismini bilmediği Franco için, "2.4 Milyon son rakamımız, tek kuruş üzerine çıkmayız teklifimizi yaptık haber bekliyoruz" diyor.
En sonunda Franco ve Millionarios kulübü, en iyi teklifi yapan Beşiktaş ile el sıkışıyor.
Oyuncuyla verilecek ücrette yıllık merdiven sistemine bağlanıyor, yıllık ücret her geçen yıl aşağıya çekiliyor. 
Aynı süreci Beşiktaş değil de Fenerbahçe veya Galatasaray yaşasa, "İşte Büyük Transfer Başarısı" manşetleri atılacakken, söz konusu Beşiktaş olduğunda ne hikmetse "İşte Beşikktaş'ın Skandal Transferi" başlıkları karşımıza çıkıyor.
Benim Sayın Başkanla aram pek iyi değil, Önder Özen'i Televizyon dışında hiç bir yerde görmedim, Yöneticlerle tek bir diyaloğum da yok. Başka sitelere bir sürü haber sızdırırlarken Sayın Ahmet Nur Çebi'den haber almayan dünya üzerindeki  tek kişi benimdir herhalde.
İstemeye tenezzül bile etmedim.

Çünkü bilirim ki bu gün sen istersin yarında onlar. Sonra al gülüm, ver gülüm başlar. Bir kere biri bir şey vermeyince de taraflar arasında çatışma çıkar.
Büyük gazeteci İslam Çupi'nin dediği gibi "Gazetecilik Mesafeli olma Sanatıdır"
İşini adam gibi yapan Muhabir arkadaşları, ağabeyleri, kardeşleri tenzih ediyor, çarpık haber alış verişinden bahsediyorum.
Her şey bir tarafa, Beşiktaş düştü mü, tekmelenmesini hazmedemiyorum.
Sayın başkan sürekli internet sitelerine gönderme yapıyor. Benim sorumlu olduğum her platformlar için alnım ak ama kurunun yanında çoğu kez yaşı da yakıyor. 
Gerçek tehlikeyi görmüyor; ya da görmemezlikten geliyor. Kendisine hiç yakışmayan insanlar etrafında dolaşıyor. Birileri onun adına etrafa payeler veriyor.
Beşiktaş yönetimine naçizane tavsiyem kontrolü ellerine alsınlar, Aman kimseyle arayı bozmayalım derken medyanın kayığına oturmasınlar.
Siz gerçek yolsuzlukların hesabını soramazsanız, birileri çıkar hiç olmayan olaylar yüzünden sizi ipe götürür.
Bakın Franco yüzünden hain ilan edildiniz bile ama gerçekte bunun adı "Vatan" hainliği başka bir şey değil.
YORUM EKLE