HaberTürk gazetesi yazarı Meriç Müldür kaleme aldı.

Futbolda yöneticilerimiz baktılar ki işler yolunda gitmiyor kendilerine yeni cepheler açarlar, düşmanlar yaratırlar. Bu düşmana yönelik eylemleriyle, söylemleriyle gündem oluşturup, o gündem üzerinden spekülasyonlara, dedikodulara çanak tutarlar, bu yöntemle de sezon sonunu bulurlar. Çünkü bunun alıcısı her zaman vardır, taraftarda hemen karşılık bulur. Taraftar derdi tasayı unutur. Bu kulüp nereye gidiyor diye sormaz, senelerdir kayda değer bir başarı yoktur ama sorgulamaz. Oluşturulan algı taraftarı da yeni düşmana kilitler.


Bu yöntemin yeni uygulayıcısı Trabzonspor. İbrahim Hacıosmanoğlu şike davasında çok sert bir politika izledi. Bu agresif tavrının rüzgarıyla da başkan oldu. O rüzgar uzun süre aynı şiddette esti. Öncelikli cephe Fenerbahçe ile mücadele sürüyor. Sürmesine sürüyor da başkanın o sert söylemlerinden son aylarda eser yok. Şimdi yeni bir cephe açmak istiyor sanki. Bu kez düşman Beşiktaş!


Öncelikle belirtmeliyim ki Tolgay Arslan transferinde masadan kalkıp sözleşmeyi yırttıysa ve bu tavrı koymasının yegane nedeni gerçekten de karşı tarafın etik dışı davranışıysa bravo.

 


Peki ya sonrası..


Fikret Orman sizi rencide edecek bir şey söylememiş ki sözlerini çarpıtıp da “Trabzon’u ezmek senin haddine mi?” diyorsunuz.

 


Ahmet Nur Çebi ile aranızda iddia ettiğiniz gibi bir konuşma geçtiyse bile bu gizliliği ilk ihlal eden de sizsiniz, karşı tarafa hakaret eden de.

 


Ve Bilic’in Tolgay’a attığını iddia ettiğiniz o mesaj. Bilic’in “Gel İngiltere’ye beraber gidelim” demesi kadar normal bir söz mü var? Şunun şurasında Beşiktaş 20 gün sonra İngiltere’de Liverpool ile oynayacak.
Konuşmanın içeriğine sadık kalıp anlatmak var, çarpıtıp aktarmak var. Önemli bir kulübün başkanıysanız ve her açıklamanız yalanlanıyorsa burada oturup düşünmek lazım.

 


GURURLAN BEŞİKTAŞ


Beşiktaş açısından Tolgay Arslan transferinde gurur duyulacak önemli bir detay var. Tolgay 4.5 yıl boyunca 6.6 milyon Euro kazanacak. İmzayı Trabzonspor’a atsaydı kazanacağı ücret 11 milyon Euro olacaktı. Aradaki fark az buz değil. Demek ki Beşiktaş artık tercih edilen kulüp oluyor.

 


Trabzonspor’un düşünmesi gereken nokta çok. Bu transferi sadece mali boyutuyla değil, çok yönüyle irdelemeleri gerekir. Parayı dökmelerine rağmen futbolcuyu ikna edemediler. Elbette futbolcunun farklı gerekçeleri, Trabzonspor’un haklı nedenleri vardır. Ama en azından şurasından bakalım.


Beşiktaş Gökhan Töre’yi, Olcay’ı, Veli’yi almış yıldız yapmış, sen almışsın Serdar Gürler’i, Ferhat Yazgan’ı, Deniz Yılmaz’ı, Fatih Atik’i ne yapmışsın? Beşiktaş’ın gurbetçilere verdiği şans da ortadayken Tolgay niye sizi tercih etsin?


Ya başkanın Hamburg dönüşü sözleri. “15 milyon Euro’muz gidecekti” diyor. Yani iyi ki olmadıya getiriyor sözü. Peki bir başkan hesabını kitabını yapmadan, bir transferin getirisini götürüsünü hesaplamadan masaya mı oturur? Bu mantıkla borç elbette 400 milyonları bulur.

Gözden kaçırmayın

Valerien Ismael'den komando kampı! Valerien Ismael'den komando kampı!


DEPLASMAN YASAĞI KUPADA UYGULANAMAZ


Kupada Fenerbahçe-Beşiktaş eşleşmesi gündemde. Bu ihtimal gerçekleşirse statü gereği derbi tek maç üzerinden ve Kadıköy’de. Acaba bu durumda Beşiktaş seyircisi stada alınacak mı?


Ligin ilk yarısındaki derbi öncesi iki kulüp yöneticileri deplasman yasağının kalkması konusunda anlaşsa da emniyetten izin çıkmadı. Ancak o rövanşı olan bir maçtı. Fenerbahçe seyircisi Olimpiyat’a gelemedi, Beşiktaş seyircisi de Kadıköy’e gitmez.


Ama kupa farklı. Tek maç ve elemeli. Rövanşı yok, telafisi yok.


Son sözü yine İl Güvenlik Kurulu söyleyecek. Bence bu kez izin verilmeli, Beşiktaş taraftarına Saracoğlu’nun kapıları açılmalı. Statü de bunu söylüyor, eşitlik ilkesi de bunu gerektiriyor.