20.03.2015, 00:00

Tohumlarını bitiremedik

UEFA Ligi’nde taraftar rekorunu kırabilmenin eşiğinde,İstanbul trafiğinde maça gidebilmenin ağır şikayetlerindeKafamın bir köşesinde KadıköyÖbür köşesinde de Varşova vardı.Biz böyle bilmecelerin içine düşmüşkenKim bilir futbolcular ne hallerdeyd

UEFA Ligi’nde taraftar rekorunu kırabilmenin eşiğinde,
İstanbul trafiğinde maça gidebilmenin ağır şikayetlerinde
Kafamın bir köşesinde Kadıköy
Öbür köşesinde de Varşova vardı.
Biz böyle bilmecelerin içine düşmüşken
Kim bilir futbolcular ne hallerdeydi?
Üç günde çıkılacak iki hayati maçın stresi bize kadar vurduysa
Onlar ne yapıyordu acaba?
Hele Bilic?
Taktik mi önemliydi
Yoksa iki varyeteyle tik-tak mı?
Ne matematikler şahlanıyordur kafasında kim bilir?
Kurduğu terazide ne olmuştu da
Cenk’i kenara alıp Tolga’yı sahaya sürmüştü.
Ne yapmışsa yapmıştı aslında
Artık her şey yalandı
Ve gerçek yaşanmaya başlanmıştı bile

***

Salkım saçak tribünler önünde başlayan maç
Paldır-kültür ataklarla vücut bulmaya başladı.
Acele saldırıların, anlık boşlukları vardı.
Nitekim Pedro’nun kısa topunda
Tolgay’la karşı karşıya kalan Sutter
Allah’tan topu içeri atamadı da
Rahat bir nefes alabildik.
Gökhan Töre’ye sanki çok yönlü bir misyon yüklenmiş gibiydi
Sahada her şeyi o yapmak istiyordu
Dolayısıyla hiçbir şey yapamıyordu
Hatta bir ara
Spor Bakanı Sayın Çağatay Kılıç stada geldiğinde
Gidip o karşılayacak sandım.
Anlayın gayri…

***

İkinci yarının hemen başında
Olcay’a bir tekme var ki
Olcay’la beraber biz de "Ah!" dedik.
Demir olsa kırılırdı Olcay
Sonra Motta
‘Öyle vurulmaz böyle vurulur’ dercesine topa bir asıldı ki,
Öyle muhteşem, öyle can alıcıydı ki,
Top istemese de gol olmak zorunda kaldı.
Hem de ne gol…
Sizi bilmem ama ben gol sesini ta Balmumcu’dan duydum.

***

Sonra hep kavgalarımız oldu bizim
Bizdenmiş gibi görünen
Sahte ‘biz’lerle
Bir türlü indiremedik maskelerini
Vurduk vurduk da bir türlü bitiremedik tohumlarını
Neyse!
Gün ola, devran döne, umut yetişe.