Stat hoparlörü ve ayıbı

Bazı futbolcular vardır.
El üstünde tutulur.
Mesela Rıza
Aradan asırlar bile geçse her hangi bir statta karşılaştığınızda
“Büyük kaptan” diye tempo tutarsın.
Metin gibi, Ali gibi, Feyyaz gibi
Bağrına basarsın
Mesela Amokachi
Bir Fener maçına uçakla iner sahaya
Mesela Quaresma gibi, Guti gibi
İmza törenlerine bile 30 binler gelir.
Nouma örneğin
İlle de sevmelerim gibidir
Ve diskoya gitmek istersin.
Ya da Demba gibi
Tribünler haykırır, “Bizi cumaya götür” diye
Taraftar bu
Değer yargıları daha farklıdır. Ve bazılarını daha çok sever
Hakan Altun kardeşim beste yapar
Sevgili Zafer Algöz ağabeyim klip çeker.
O bağırır, bu çağırır
Hepsine eyvallah!
Ama emin olun ki o taraftar
Günü geldiğinde diğer futbolcuları da bağrına basmayı bilir.
Kısacası ve anlayacağınız
Taraftarın işine akıl sır ermez.
***
Lakin ne olursa olsun ve hiçbir zaman
Stat hoparlöründen
Yani "Resmi bir sıfattan"
Tıklım tıklım tribünler önünde
Ve diğer arkadaşlarının yanında
Futbolcu reklamı yapılamaz.
Siz kaş yapayım derken göz çıkarıyorsunuz
O futbolcunun şahsına münhasır şarkısı çığırılamaz.
Bu diğer futbolculara
Forması için ter dökenlere ve sakatlananlara karşı
Çok büyük bir saygısızlıktır.
İçten içe haset yapar, bilesiniz.
Bir daha olmaması temennisiyle…
 
************

İstenen düzey (!) ve amigoluk
Milosevic Beşiktaş’a geldiğinde
Gazetelerde şöyle bir haber çıkmıştı.
Takıma giremediğinde, tribüne çıkıp amigoluk yapıyor.
Sahi!
Ne oldu o iş?
Şöyle bir bakıyorum da
Nicedir takımda göremiyorum.
Ama gelin görün ki
Tribünde de amigoluk yapmıyor değil mi!?
Zaten derdim de o değil benim
Çünkü Pazar akşamı itibariyle
Kadıköy’de yeni bir amigo doğduğundan
Onun pabucu dama atıldı bile
Derdim o!
***
Volkan’ın maç içinde topu bırakıp
Tribünlere ‘Hadi bağırın!’ demesi
Emre’nin maç sonu
Stadı susturmaya çalışıp bir besteye başlaması
Keşke o ‘Sus’ işaretinden "telif hakkı alsaymışım" dedirtti bana ama (!)
Bu görüntü,
Tribünlerin istenen düzeye (!) geldiğinin işaretidir aynı zamanda.
Ve bu haller, bu şekil
Demedi demeyin ama
Maalesef sonun başlangıcıdır.
 
********

Stat ne zaman biter?
Eskiden sokağa çıkıp da arz-ı endam ettiğimizde
Herkes "Ne olacak bu Beşiktaş’ın hali?" diye köşeye sıkıştırırdı bizi.
Biz de "Ne varmış Beşiktaş’ın halinde!" deyip uzayıverirdik.
Şimdi soru değişti
Şampiyonluk falan hak getire ha!
Direk dalıyorlar mevzuya
"Stat ne zaman biter?"
Hakikaten bilmiyorum
Beleştepe’nin önünden her geçtiğimde ben de soruyorum bu soruyu kendime.
"Stat ne zaman biter?"
Allah aşkına bir yetkili ya da bir görevli
Yönetimi geçtim
Mesela stadın mimar
Müteahhidi
İnce işçisi
İmplant dişçisi
Çıkıp bir tarih versin
Yeter ki mantıklı, olgun ve samimi olsun
İsterse 2016’nın başı desin
İsterse "İbibikler öter ötmez" desin
Hiç fark etmez biz bekleriz.
Ama dedim ya ne olur samimi olsun.
 
**********

UEFA ve ‘Çizgi’ yamukluğu
Avrupa ülkelerindeki liglerde
Çoğu vizyon yapmış takımlardaki algı şu;
"Bizim için önemli olan ligimizi ilk 3 sırada bitirmek
Ve Şampiyonlar Ligi’ne gitmek
Çünkü para orada.
O yüzden UEFA Kupası maçlarına önem vermiyoruz.
Bizim için hafta sonu oynayacağımız
Filanca takımın maçı daha önemli."
 
Zaten Bilic de Avrupalı mantığının verdiği kimlikle
Liverpool’u eledikten sonra bu minvalde bir kelam etmişti.
"Lig ekmeğimiz, Avrupa tatlı."
Peki soru şu o zaman:
"Neden Avrupa’daki takımlar böyle yapıyor da
Biz yabancı takımlarla yapılacak maçtan önceki lig maçlarında
As oyuncularımızı
Sakatlanmasın ve yorulmasın diye kadroya almıyoruz?"
Bakış açısı nereye göredir?
Tırmanmaksa eğer amaç
Tırmanacağın yerin rakımı nedir?
Yorum farkımız nereden kaynaklanmaktadır?
Ya da UEFA
Bu turnuvayı daha cezp edici hale neden getirmez.
***
Mesela Futbol Federasyonumuz
İstanbul’a statları kontrole gelip
Gıcıklık yaratmak için 50 bahane üreten UEFA yetkililerine
"Kardeşim siz yeni gelin gibi
Her şeye burun kıvırıp, omuz silkiyorsunuz ama
Şu tavırlarınızı
Çavuşesku Romanya’sındaki
Her yeri 16. Lui’den kalma statlara niye yapmıyorsunuz?"
Bulgaristan’ın
Kapıları ‘Seksek’ Spor stadının girişlerini andıran
Ki 19 Mayıs Stadı’nın deplasman girişi bile daha iyi
Yapı tarzıyla her tarafı ilkellik kokan statlarına niye bir şey demiyorsunuz?
***
Çoğrafi konumumuzla
Eğitimsizliğe dayalı bakış açımızla
Ekonomik buhranlarımızla
Kültürümüzle ve adetlerimizle
Ayrışıyoruz, ayrıştırılıyoruz.
UEFA’nın tertiplediği bu 2 nolu turnuvaların
Ve ona bağlı takımların arasındaki
Çizgi yamukluğu
Yalnızca benim gözlemlediğim iki ayrı konuyla bile
Resmi çooook renkli kılıyor.
***
Silkinilmesi gerektiğine inanıyorum efendim.
Spor kamuoyuna hürmetle.
 

YORUM EKLE