İnsan, bir gün kelimelerin gücünü fark etti. Kelimelerle bir dünya kurabileceğini anladı. Bir güzel düzenledi bu kelimeleri. Sonra hayal gücünün kapılarını açtı. Hayal dünyasında kaybolmamak için dilin tüm imkanlarını yanına aldı. Velhasıl kelimelerden bir saray kurdu, bu saraya da "edebiyat" adını koydu. 

Bu sarayda her şey anlatılabilirdi ama, önce "zariflik" kapısından geçilmeliydi. Zaten bu yüzden sarayın adı "edeb" kökünden geliyordu. Edeb, iyi terbiye ve nezaket demekti. İşte bu yüzden bu "edeb"li kalem sahiplerine de "edib" dendi. 

Futbol üzerine konuşmak, yazmak hele bir de bunu belli bir arma ve renkler üzerinden hayata geçirmek herkesin yapabileceği bir iş kolu haline gelmiştir.

Futbolumuza nefes arası verdiğimiz zaman diliminin başlangıcında konuşulanlar ve yazılanlar ortada. Forma ıslatmış terin sahipleri, kontenjandan girdikleri ekran ve yazarlık takımında tıpkı bir dönem sahada yaptıkları gibi işi şov boyutundan bir adım öteye taşıyamamaktalar. Bunu yaparken kullandıkları edebi kelimeler ise ortalığı tüy tarlasına çevirmiştir.

Eleştiri hakkımızı özenle seçilmiş kelimelerde saklı tutarak ligin ilk onaltı bölümüne Beşiktaş penceresinden bakmaya çalışalım kırmadan, dökmeden.

Sezona geçen sezonun şampiyonu bir takım hüviyetinde başlayamadı Beşiktaş. ÇÜnkü geçen sezonki takımın %75’I olan üç as oyuncusu yoktu ve Şenol Güneş şaşkındı, şaşkınlığı kelimelere dökülüyordu. Bu şaşkınlık sürecinde ne olacak? Kimler gelecek? Diye düşünülürken yeni transferlerin isimleri anons edilmeye başladı. Taraftar memnun, Şenol Güneş ise yeni bir takımla tekrar yola çıkmanın heyecanındaydı.

Bir yanda lig, bir yanda ise Avrupa futbolunun amiral kamarasında yolculuk. Birçok futbolsever ring kenarında elinde havlu ile bekleyen antrenör havasında bekliyordu, Beşiktaş adına havluyu ringin ortasına atmayı ama olmadı çünkü Beşiktaş eski Beşiktaş değildi. Beşiktaş kenar yönetiminde Şenol Güneş gerçeği yaşanıyordu tabii buna gerekli zemini hazırlayan yönetimide es geçmemek gerekli.

Beşiktaş yönetimi sadece işini yapıyordu ve her şey Şenol Güneş’in kontrolünde yaşanıyordu bunlar yaşanırken bir kısım futbolsever elinde havlu beklemekteydi.

Beşiktaş adına her şey iyi giderken olabilecek ve istenmeyen tek şey yaşandı ardı ardına yani ‘sakatlık’…

Caner, Talisca ardı ardına sakatlanmıştı takımın güç oranının belli bir kısmı yine yok hanesine yazılmıştı.

Tüm bunlara ragmen şapkadan kartal çıkaran Şenol Güneş umutları taşımaya devam etti.

Üst düzey tempoda geçen çift kulvarlı futbol serüveninin ilk yarısında çok şey kaybedilmeden ouan sıralamasında yer alınırken, yönetim eksik görünen yerlere takviye içinde belli ki ara dönem beşiktaş adına dolu dolu geçecek.

Bunlar yapılırken çokca zaman yalnızları yaşıyan, takımın her yükünü tek başına çeken Şenol Güneş unutulmamalı. Şenol Güneş yönetimindeki teknik heyetin kreatif yönü zenginleştirilmeli, Şenol Güneş’in yükünü asgariye indergenecek hale getirilmeli. Bu transferler kadar önemli ve şart.

Bir de tüm takımın, teknik ekibin öenmli süreç içinde mental anlamda desteğide göz ardı yapılmamalı. Psikolojik destek en az antreman kadar gerekli.

Beşiktaş’ın maddi, manevi arka arkaya şampiyonluklara, başarı devamlılığına ihtiyacı var bunun içinde bir olmalı, diri olmalı. Beşiktaş adına söylenecek her söz derin yara izleri bırakacak keskin kenarlı kelimelerden seçilmemeli. 

Mehmet Eyüp Yardımcı

Önerilen İçerikler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Yahya Kemal Ç. 5 ay önce

Özellikle ilk bölüm süper Tşkkrlr