Soyadını Sanchez mi sandınız!

 Değerli büyüğüm Reha Muhtar perşembe pazısında
Stoper mevkiinde Necip'in neden oynatılmadığını yazmış.
Devre arasında takıma dahil olan Alexis'in
Yeterli olmadığını, boyunun kısa ve kesici özelliği olmadığından dert yanmış.
Yaptığı hatalarla Başakşehir ve Fenerbahçe maçlarında puan kaybedilmesine neden olduğunu vurgulamış.
Necip'in camiada hamisi olmadığını,
O yüzden forma şansının az olduğunu savunmuş.
Hiçbir yorum yapmayacağım.
Zira eleştirmek değil maksadım,
Necip'in son Trabzonspor maçındaki performansına istinaden,
En azından Alexis'ten iyi olduğunu söylemek için,
Böyle bir yazıya döküldüğünü tahmin etmekteyim Reha Ağabey'in,
Ve haklı da.

Lakin takımın şampiyonluğu ciddi ciddi istemesinden mütevellit,
Ahenk bozulmasın diye sormadığım 3-5 sorunun önünü açtı o yazı…
Mesela Alexis'in kötü olduğunu herkes görüyorken,
Bu futbolcuyu getiren arkadaşlara,
Tezgahta Amasya elmasını gösterip,
Torbaya yer elmasını itelemişlerdir.
Yoksa Alexis'in ismini duyanlar,
Arkadaşın soyadını 'Sanchez' mi sanmışlardır…
Getirenlerle beraber teknik ekibin de buna cevap vermesi gerekiyor bence.
Hem sonra Sivok gibi
'En azından özelliklerini bildiğin bir adam niye gönderilir' sorusuyla başlayan yazı dizisine dönüşebilirdi Reha Ağabey'in yazdıkları.
Başlık da şu olurdu;
"Stoper katliamları"
Şampiyonluğa oynayan bir takımın
Ersan gibi iyi kesici kıvamına gelmiş bir oyuncuyu devre arasında satıp Alexis'i alması,
Başka bir başlıkla izah edilemez yoksa.

Ne düştü aklıma biliyor musunuz?
Çarşaf gibi bir denizin kenarında,
Suya attığı taşı sektirmeye çalışan çocuklar!
Hani yassı bir taş bulup da denizin üstünde kaydırmak isterler ya
Üç-dört-beş…
Suda seken her taş stoper olarak canlanıyor gözümde,
Atınç, Milosevic, Pedro, Sivok, Ersan…
Sonra taşın hızı bitince,
Denizin derinliklerinde kayboluyorlar,

Evet Necip orada iyi oynadı eyvallah ama!
'Bu çocuğun orada ne işi var' diye de sorası geliyor insanın.
O yüzden,
Mesele Necip'in iyi oynayıp oynanamaması değil bence Reha Ağabey.
Mesele,
Mükemmel bir çiçek olan gülün niye bu kadar dikenli olduğudur.
Tamam

"O kadar dikenin arasında gülü yarattığı için Tanrı'ya şükretmeliyiz de bir görüş açısıdır" diyenler çıkacaktır ama,
Rhodolfo'nun sakatlanmayacağını kim garanti etti ki bize!?

Hollanda'da kaç rüzgar paneli var

'Neo-racism' diye boy boy afişler hazırlayan,
Maç önceleri bu sloganı yayın diye,
Ülke federasyonlarına talimat veren FIFA'nın,
Madrid'in ortasında,
PSV taraftarlarının Suriyeli mültecilere yaptığı,
Eziyet ve işkenceye,
Nasıl bir ceza uygulaması yapacağını merak ediyorum.

Yerinden yurdundan olmuş,
Aç-biilaç ve biçare bu insanların,
Düştükleri bu durum kabul edilebilir mesele değildir.
Zaten mesele olmaktan da çıkmış,
Çok açık bir insanlık suçu olmuştur.
Ne demektir ya!
İspanya'nın göbeğindeki bir meydana toplu halde para atıp,
Onu kapışan mültecilerle dalga geçmek.
Arkadaşlara medeniyetin,
Deniz seviyesinin altında kalmış kara parçasına,
Suyun gelmesini engellemek olmadığını anlatmak gerekiyor.
Hele
Zavallıların başında dikilip de
"Sınav çekin size para vereceğim” diyen zıpır yok mu!?
Tutacaksın kolundan,
"Hollanda krallığında kaç tane dikilmiş enerji sağlayan rüzgar paneli var, say" diyeceksin.
Sayacak.
Ondan sonra o direkleri alıp tek tek…
"Boya" diyeceksin!

Bizim başımız kel mi?

Bırag'ırım Bırag'amam derken
UEFA Kupası'nda Braga'ya elendi Fenerbahçe…
Ortalık yangın yerine döndü…
Ve kundaklayanın da maçın hakemi olduğu ileri sürüldü.
Ivan Bebek.
Aslında hakemler tarafından hakkın yendiğinde,
"Neler hissediyorsun"u anlamak açısından ders niteliğinde bir maç oldu. Anlayana!
Bunun üzerine MHK Başkanı Kuddusi Müftüoğlu,
Kendi birimlerinin İtalyan danışmanı Roberto Rosetti'ye
Bebek'i şikayet etmiş.
Rosetti de Collina'ya durumu iletmiş.

Collina da 30 Mart'ta İstanbul'a geliyormuş.
Bla! Bla! Bla!
Bebek hakkında şikayetleri dinleyecekmiş Collina…
Dinler! Dinler! Emin olun dinler!
Konu 'Bebek' olunca
Anlatılanlar ninni gibi gelir Collina’ya
Ama uyuyan biz oluruz. Emin olun.
Uyandırayım da!
Lakin benim derdim başka,
MHK,
Fenerbahçe için UEFA Hakem Komitesi Şefi Collina'ya
Bebek'i şikayet edip,
Türkiye'deki maçlarda Beşiktaş'ın başına gelenleri öteliyorsa,
Beşiktaş Kulübü başkanlık makamı da devreye girmeli,
Collina'ya bakaraktan Sayın Müftüoğlu'na
"Bizim başımız kel mi?" demelidir.
YORUM EKLE
YORUMLAR
Beryan
Beryan - 2 yıl Önce

Cook guzzle yazi

üc nolta
üc nolta - 2 yıl Önce

s.ktir it oglu it

Faruk Önder Türkali
Faruk Önder Türkali - 2 yıl Önce

Alen abi, seni her görünce aklıma beşiktaş geliyor. Küçükken daha 9 yaşındayken ben seni izlerdim tribünde biliyomusun. Öyle coşkuluydunki maçı bırakırdım seni izlerdim. Seni göremeyince aklıma beşiktaş gelmiyor nedense.

ahmet kandemir
ahmet kandemir - 2 yıl Önce

Diline, kalemine sağlık büyük adam