Skor Bu Olmamalıydı

Delgado'ya gösterdiği kırmızının 4-2'siyle;Ferrari'ye gösterdiği kırmızının 4-2'si,Gözümün önüne her geldiğinde kızgınlıklar yaşarım...
O kartlarda; Anlatılmaz bir ego gözlemler, müthiş bir ben bildimcilik sezinler,O kartları terlemiş alın terine sürülmüşBirer çaput olarak nitelendiririm.
Her iki maçta da inecek balyozun kalkanı olmuştur Cüneyt Çakır.Ona üzülür ve hayıflanırım.
Hafta içinde dün geceki maçın düdüğü açıklandığında...Yine içimdeki Alen ayaklandı.
Nasıl ki FB ve GS birçok hakeme ambargo koyuyor ve maçlarını yönettirmiyorsa;Gerektiğinde Beşiktaş da bazı hakemlere tavır alabilmeliydi.
Lakin takımın havasının ve birlikteliğinin bozulmaması gerekiyordu.Bastırdık içimizden geçenleri ve sustuk.Mecbur maçı bekledik.
Beklerken Beşiktaş taraftarının tesislere gidip, takımı motive etmesini yolculamasını gördüm televizyondan.Şahaneydi.
Ne hikmetse sonra; "Beşiktaş'ın maçı televizyondan seyredilir mi?" diye sağa sola konuştuğum ve çıkıştığım günler geldi aklıma.Vay be!
İnsanoğlu hakikaten büyük konuşmamalıymış.Oturduk seyretmeye başladık maçı.
İlk 15 dakika itibariyle;Beşiktaş'ı son üç maça nazaran daha derli toplu ve inançlı gördük.
Orta sahada kalabalık yapmak yerine hücumu düşünen ve atak oynayan Beşiktaş vardı sahada.
Beşiktaş'ın bu beklenmeyen atak futbolununG.Saraylı oyuncuları sinirlendirdiğini ve agresifleştirdiğini söyleyebilirim.
Bu arada G.Saray, Veysel'i Eskişehir'den devamlı kendini yere atsın diye almış herhaldeBu kandırıcı üslup Veysel'e hiç yakışmadı.
Üç kere boşa atlayan bu arkadaş en sonunda doluyu tutturuverdi.Ondan da Dany'ye dua etsin.
Soyunma odasına mağlup ama başı dik giden bir Beşiktaş vardı.Bu da ikinci yarı için hepimizi umutlandırdı.
Maçın genelinde Melo'nun bu kadar hakemle konuşmasını; Hakemin buna müsamaha göstermesini;Pek de hoş(!) karşılaşmadık.
Hoş karşılayıp ayakta alkışladığımız hareket;İse G.Saraylı Semih'in delikanlı gibi çıkıp söylediği doğruyduNe taraftarı kandırdı ne hakemi...Aferin Semih'e.
Bu arada oyun akmaya devam ederken;Beşiktaş'ın atacağı golü heyecanla bekliyorduk.Bilic de inanmıştı ki Fernandes'i oyuna aldı.
Bekledik, bekledik, bekledik...Olmadı...
Olsun. Sonuna kadar mücadeleyi bırakmayan ve bu kadar inanan futbolcu kardeşlerimize teşekkür ediyoruz.Lakin bundan sonra dünden daha iyi oynamak onlara güvenenlere borçlarıdır.
Haberleri olsun.
YORUM EKLE