İşte Fotomaç Gazetesi yazarı ve Beşiktaş Kulübü eski yöneticisi Sinan Vardar'ın "Beşiktaş’ın hedefi ne olmalı?" başlıklı yazısı...

Süper Lig'de Trabzonspor'un şampiyonluğu iyice görüldü. Şimdi dönelim Beşiktaş'a... Siyah-beyazlılar bütün gücüyle Türkiye Kupası'nı hedef almalı ve ligde de gidebileceği yere kadar zorlamalı. Şimdi ben diyorum ki; süratle maliyeti düşük, tercihen genç ve yetenekli futbolcuları bulma zamanı...

Beşiktaş Başkanı Sayın Ahmet Nur Çebi'de ciddi derecede ışık görüyorum. Böyle bir sisteme geçmeyi gönülden arzu ediyor. Ama maalesef kongre üyeleri ve yıllardır beyinleri yıkanan taraftarlar transferlerde "Aman şöhret olsun, maliyeti önemli değil. En iyi transferi biz yapalım" zihniyetine sahipler. Bakın kulüplerimiz arasında yaşanan transfer çılgınlığı son derece tehlikeli bir sonucu doğuracak.

Lütfen herkes sağduyulu olsun ve artık kemerleri bağlayalım. Çünkü uçurumun dibindeyiz.

Beşiktaş sezona başlarken şampiyonluğun 1 numaralı favorisiydi.

Ama futbol kağıt üzerinde değil, sahada oynanıyor. Eylül'de yüzyılın kadrosu denilirken, bugün kadronun nasıl yetersiz olduğu konuşuluyor.

Unutulmamalı ki, ara transfer döneminde yapılan transferler çok risklidir. Burada nokta atışı yapmak çok önemli... Tıpkı 2009 şampiyonluğunda Ocak ayında yapılan Yusuf Şimşek ve Ernst transferleri gibi...

***

Beşiktaş'ın iyi bir golcü iyi bir savunma oyuncusuna ihtiyacı var.

Aboubakar'ın ayrılışının ardından golcü sıkıntısı inanılmaz derecede hissediliyor. Batshuayi bir türlü istenilen patlamayı sağlayamıyor.

Bu sezon, gelecek sezona hazırlık da olmalı. Yönetim, bu sezon sonunda sözleşmeleri bitecek olan Vida ve Larin'le anlaşma sağlayamadı. Bu ekonomik şartlarda onlara istedikleri rakamların ödenmesi çok mantıklı değil. Kulübe girecek her paranın önemi varsa Vida ve Larin için ara transferde teklifler değerlendirilebilir.

Son oynanan Altay maçında Serdar ve Montero ikilisi hiç de fena değildi. Savunmaya ve forvete genç takviyelere yapılabilir.

Cesaret Beşiktaş'a başarı getirecektir. Emre, Berkay, Egemen, Koray, Azad Demir gibi genç yeteneklerimiz formaya aç bir şekilde bekliyorlar. İnanıyorum ki, bu çocuklarımızın hepsi birer pırlanta.

Tıpkı Necip, Ersin, Rıdvan gibi...

Tabii önemli konu da teknik direktör seçimi. 2004 yılında Beşiktaş'ta yöneticilik koltuğuna otururken nurlar içinde yatsın Onursal başkanımız Süleyman Seba beni telefonla arayıp, "Bak Sinan, altyapıda Önder Karaveli çok değerli bir kardeşimiz. Ona güvenebilirsin" demişti. Altyapıda çalışan arkadaşımla birlikte Önder Hoca'ya henüz 30 yaşında Beşiktaş U19 takımını emanet etmekle ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıkmıştı.

Önder Hoca A Takım'a çok yakıştı.

Ve bence en önemlisi de Önder Hoca altyapıdaki cevherleri üst yapıya kazandırabilir. Sadece Beşiktaş değil, kulüplerimiz artık Önder karaveli gibi değerlerine sahip çıkmalı. Onların bilgi ve birikiminden yararlanmalı. (SİNAN VARDAR - FOTOMAÇ)