Yeni sezonda ülkemizi Şampiyonlar Ligi arenasında temsil edecek olan Beşiktaş, transfer çalışmalarında gaza bastı. Kadrosuna Kenan Karaman ve Salih Uçan'ı katan siyah-beyazlıların Mehmet Topal transferi ise çok konuşuldu. Fotomaç Gazetesi yazarı Sinan Vardar, tecrübeli oyuncunun Beşiktaş'ın kapısından 17 sene önce dönüş hikayesini anlattı.

Yıl 2004... Yıldırım Demirören başkanlığındaki yönetimde görev alıyorum. Beşiktaş'taki ilk dönemim.. Heyecanlı bir şekilde kulübüme hizmet etmek istiyorum. 2004-2005 sezonunda dünyanın 1 numaralı teknik direktörü Del Bosque; Beşiktaş'ın başına gelince heyecanlandım. Bosque tam bir dünya markası, bir o kadar mütevazı, hepimizin fikirlerini dinliyor, hiç bilmediği bir ülkenin en büyük takımında futbol devrimi yapmaya hazırlanıyor.

Ben de Beşiktaş'a genç yetenekli oyuncuları takip ediyordum. Bunun için; Türkiye'de futbolun profesörlük mevkiinde gördüğüm rahmetli Gündüz Tekin Onay'la mesai harcıyoruz. Gündüz Tekin hoca 'Müthiş bir yetenek geliyor' dedi ve henüz 17 yaşında Dortmund altyapısında forma giyen Nuri Şahin'in ismini verdi. Daha önce izleyip beğendiğim Bursa Yolsporlu Gökhan Gönül henüz 16 yaşında 2002 yılında İlhan Cavcav tarafından Gençlerbirliği'nin pilot takımı Asaş'a alınmıştı. Sevgili İlhan ağabey; Gökhan Gönül transferinde bize kolaylık yapacağını belirterek, 'Gökhan'ı alırsanız 10-15 yıl formayı' giyer demişti.

O dönem Çanakkale Dardanelspor'da iki müthiş yeteneğin olduğunu öğrendim. Dardanel'in maçına gittiğimde bu gençleri yetenek avcısı Gaziantepli Erol Keretli'nin (Kambur Erol) takıma kazandırdığını öğrendim. Erol boşu boşuna transfer yapmazdı. Kim miydi o futbolcular biri Selçuk İnan, diğeri de Mehmet Topal... Beşiktaş, fellik fellik transfer ararken transfer listemi yönetime sundum. Listemin kare asında şu isimler vardı; Nuri Şahin (Borussia Dortmund) Gökhan Gönül (Asaş) Mehmet Topal ve Selçuk İnan (Çanakkale Dardanel)... Bu listeyi yönetime sunduğumda hemen tepki gördüm. O anda Yıldırım Demirören'in yüz ifadesini hiç unutmuyorum.

O dönemin futbol şube sorumlusu Kıvanç Oktay, 'Aman Sinan ağabey burası Beylerbeyi mi?' deyince inanın ne diyeceğimi bilemedim. Listeyi o dönem kulüpte çalışıp sonradan menajerlik yapan Erdil Arpacı'ya verdim ama o da hiç ilgilenmedi bile... Ertesi sene o dönem Galatasaray yönetiminde çok sevdiğim dostum Ali Dürüst'le yemek yerken sohbette 'Türkiye'nin en iyi liberosu Mehmet Topal' dedim. Çok kısa zaman sonra Galatasaray gidip Topal'ı transfer etti. Transferin olduğu gün Ali kardeşim aradı; 'Sinan Ağabey sen ağzından kaçırdın ama biz bu transferi kaçırmadık' dedi.

Beşiktaş geçtiğimiz gün Mehmet Topal transferini açıklayınca o günler güzlerimin önünden bir film şeridi gibi geçti. Ben de sizlere henüz 18 yaşında almadığımız Topal'ın 35 yaşında transfer edilmesinin hikayesini yazmak istedim. Mehmet Topal'ı tanırım. İyi bir aile babası ve gerçek bir profesyoneldir. Tecrübesiyle Beşiktaş'a büyük katkı sağlayacaktır. Sevgili Mehmet; 17 yıl gecikmeyle de olsa 'Beşiktaş'a hoşgeldin".. Diyeceğim şu ki; futbolumuzda kafaların değişmesi gerek. Bu ülkede müthiş yetenekler var. Yeter ki onların önünü açalım ve futbolda gerçek başarıları yakalamak için düşünce devrimini yapalım. (FOTOMAÇ)