Şampiyonluk yolu, saha içi oyun üstünlüğü dışında saha dışında da psikolojik olarak rakiplere üstünlük sağlamanın neticesinde açılır.

Beşiktaş, bugün saha içi noktasında tüm ülkenin takdirini kazanmış, sezon bazında tartışmasız memleketin en başarılı kulübü konumundadır.

Birincisi stadının olmayışı, ikincisi rakiplerine göre daha fazla kulvarda mücadele etmesi, üçüncüsü de malum hakem doğramalarına rağmen yarıştan kopmamış, bilhassa en ciddi favori konumuna gelmiştir.

Diğerlerine göre kulübünde ve total kariyer cv’sinde çok önde bir hocası, genç ve dinamik kadro yapısının yanı sıra, oyun sistemi oturmuş önemli bir oyuncu grubuna sahiptir.

Buraya kadar olan her şey olayın saha içi yüzüdür. İki derbi maçı haricinde her şey sezon başında kimsenin tahmin edemeyeceği derecede mükemmel ilerlemektedir.

İşte rakipleri endişelendiren ve psikolojik savaş açmaya yönelten budur.

Nitekim Beşiktaş stadı olmadan sezonu şampiyon tamamlarsa, gelecek yıla Vodafone Arena ve Şampiyonlar Ligi eşliğinde çok daha güçlü girecektir.

Doğal olarak renkli camialar bu durumun getirdiği korku ve telaşlı ruh hali ile psikolojik saldırıya başlamışlardır.

Bunun yanında saldırıya çanak tutan bazı medya kuruluşları ve yorumcuları halen ısrarla Beşiktaş’ı bir adım geride gösterme çabasındadır.

2 yıllık ‘FEDA’ sürecinde maksatlı olarak kadro kalitesi safsataları yapılırdı. Bugün Beşiktaş’ın kadrosu her iki rakibi ile market değerlerinde eşit konumdadır. Buna rağmen algıda soytarılık aralıksız devam etmektedir.

Demek ki mesele kadro kalitesi değilmiş. Amaç; psikolojik üstünlüğü kaybettirip şampiyonluğu ‘RENKLİ’ paydaşlardan birine kazandırmaktır. Tıpkı 2004 yılında olduğu gibi.

Beşiktaş’a yarısı haksız 8 kırmızı kart çıkarken, her hafta üçer üçer penaltıları verilmezken, bir rakip 8 tane uyduruk penaltı ve ‘SIFIR’ kırmızı kart ile halen yarışın içindedir.

Nasıl bir ruh haliyse halen pervasızca ağlama ve saldırı söz konusudur, akıl tutulması dedikleri bu olsa gerek.

Tam olarak bu noktada şampiyonluk için tüm camianın kenetlenmesi ve savaşa başlaması gereken haftalara girdik.

Tanklı, tüfekli değil; Algı, zeka ve biz ‘EN İYİYİZ’ mesajını sürekli olarak sahaya çıkan 11 oyuncuya aşılayarak ve statları doldurarak takıma desteği esirgemeyerek.

Demba Ba “Beşiktaş taraftarından başka kimse şampiyonluğa inanmıyor” derken isyanında haklı.

Bu durum yukarıda bahsettiğim yıllardır süregelen içi boş bir ALGI ürünüdür ve oyunu bozmak Beşiktaş taraftarına düşer.

Bu şampiyonluk; tarihin en önemli şampiyonluğu ve dönüm noktası olabilir.

Bütün Beşiktaş taraftarını psikolojik savaşa davet ediyorum.

Saygılar

Ömer Çelik twitter.com/celikomer_