Erdem Ulus yazdı: Bir Beşiktaş Şehidi

Çok acı bir tesadüfle, siyah beyazlı camia Temmuz ayında efsane yöneticilerini, unutulmaz futbolcularını ve önemli değerlerini sonsuzluğa uğurluyor. 

Erdem Ulus yazdı: Bir Beşiktaş Şehidi

Çok acı bir tesadüfle, siyah beyazlı camia Temmuz ayında efsane yöneticilerini, unutulmaz futbolcularını ve önemli değerlerini sonsuzluğa uğurluyor. 

Temmuz ayı, deyim yerindeyse, Beşiktaş'ın Azrail ile dansına sahne oluyor...

Tüm beşiktaşlıların sanki sözleşmişler gibi temmuz ayında göçmesinden dolayı İçinde bulunduğumuz ay "Kara Temmuz" adını almış.

Barış Akarsu, Optik Başkan, Vedat Okyar, Şükrü Gülesin, Yusuf Tunaoğlu, Cenk Koray, Hasan Doğan, ve tarihte bugün de Şan Ökten...

Kayıplarla geçen Temmuz'un ardından, 1 Ağustos 2007 Beşiktaş tribünlerine asılan  "Azrail Akıllı Ol" pankartı da böyle bir travmanın yansımasıdır herhalde.

"Beşiktaş için canını veren görev şehidi"

Rahmetli İlker Ateş'in yayın yönetmeni olduğu, Mart 1992'de baskısı yapılan bir kitap var Kapağında sadece Beşiktaş arması var ve 1903-1992 yazıyor. Bir nevi Beşiktaş tarihi üzerine bir inceleme diyebiliriz. Bu kitaptaki Şan Ökten satırlarını paylaşarak analım büyüğümüzü.

Beşiktaş'ın son yıllardaki en büyük kaybı kuşkusuz Şan Ökten'in aramızdan ayrılışıydı. Bu büyük Beşiktaşlı'yı 24 Temmuz 1987'de kaybetmiştik. Şan Ökten, milyonlarca Beşiktaşlı'yı göz yaşlarına boğarak, edebiyete intikal etmişti.

Beşiktaş yönetim kurullarında yıllarca görev alan, mert, dürüst, sözünün eri gerçek bir Beşiktaşlı olan Şan Ökten, geçirdiği bir trafik kazası sonucu günlerce yaşamla ölüm çizgisi arasında dolaşmış, iyileşme belirtilerinin görüldüğü, sevdiklerinin umutlandığı bir sırada ansızın hayata gözlerini yummuştu.

O, bizim görev şehidimizdi. Çünkü yaşamını çok sevdiği Beşiktaş uğruna feda etmişti.

Kaza Nasıl Oldu?

Beşiktaş'ın 87-88 sezonu hazırlıklarına başladığı Abant'ta, daha sonra kamp çalışmaları için Bartın ideal bir yer olarak düşünülmüş, bu amaçla yöneticilerimizden Şan Ökten, Metin Keçeli ve Ergün Gökalp 7 Temmuz gecesi Abant'tan kamp tesislerini görmek için Bartın'a hareket etmişlerdi.

Abant kampından, gece büyük bir neşe içinde futbolcularımız tarafından uğurlanan yöneticilerimiz, Bolu'ya 22 km mesafedeki Korukaya Tesisleri civarında ölümle burun buruna geldiler. Metin Keçeli'nin kullandığı otomobil, bir anda karşı yönden gelen bir başka aracın korkunç darbesi ile paramparça oluyordu. Yöneticilerimizi taşıyan araç, adeta hurda haline gelmişti. Etraftan yetişenler, yaralılarımızı derhal hastaneye taşımaya başladılar.

Şan Ökten, Bolu Devlet Hastanesi'ne, Metin Keçeli ve Ergün Gökalp de ambulansla İstanbul'a getirildiler. Ökten'in durumu ağırdı. Kaburga kemikleri kırılmış, akciğer kanaması geçirmişti. Metin Keçeli ve Ergün Gökalp, hayati tehlikeyi atlatmışlardı; ama vücutlarındaki yaralar, aylarca sürecek tedavi gerektiriyordu. 

Spor kamuoyu, günlerce durumu ağır olan Şan Ökten için dua ediyordu. Ökten'in Bolu'daki tedavisi sırasında her türlü ihtimam gösteriliyor ve yöneticimiz ilerleyen günlerde iyileşme belirtileri gösteriyordu. Bu arada bir böbreği de alınmış, buna rağmen bir gün taburcu olma umudu devam ediyordu. Tedavi, Bolu'dan helikopterle getirildiği İstanbul'da sürüyordu. 

24 Temmuz 1987'de kara haber tüm yurda yayıldı. Şan Ökten, Beşiktaş aşkı ile dolu gözlerini hayata kapatmıştı. O, artık tüm Beşiktaşlıların ebediyyen kalbimizde yaşayacak görev şehidiydi.

Beşiktaş'ın çocuğu olmanın kolaylaştığı, İki laftan birinin samimiyetsiz şekilde "Feda" olduğu şu günlerde, ömrünü gerçekten Beşiktaş için, Beşiktaş uğruna yollarda vermiştir. Beşiktaş'ın şehididir; ama nice Beşiktaşlı'nın artık adını anmadığı, hatırlamadığı şehidi. Yaşarken yaptığı gibi yine bir Büyüklük yapsın ve affetsin bizleri.

Erdem Ulus

Güncelleme Tarihi: 25 Temmuz 2018, 09:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER