Erdem Ulus: Rahat uyu büyük Beşiktaşlı

Kartal Bakışı Genel Yayın Yönetmeni Erdem Ulus, vefatının 18. yılında Cenk Koray'a ithafen bir yazı kaleme aldı. Merhumu saygı ve rahmetle anıyoruz...

Erdem Ulus: Rahat uyu büyük Beşiktaşlı

Sizin hiç canlı canlı kolunuzu kestiler mi?

Hiç elinizi uzattınız mı ocakta yanan ateşin üzerine?

Demir tokmakları, başınıza başınıza indirdiler mi iri yarı adamlar?

Gözü dönmüş birileri kırdılar mı parmaklarınızı?

Tel örgülere takıldı mı sırtınız yerlerde sürünürken?

Birisi gelip kolunuzu kıvırdı mı arkaya, zorlayarak "çat" diye kırıverdi mi?

Çaresizlik denilen; çaresi bulunmayan tek gerçek, sarıldı mı boğazınıza?

Adamın biri gelip iki gözünüze iki parmağını sokup, kör etti mi sizi?

Büyük değirmen taşlarını getirip koydular mı üzerinize, sırt üstü yatarken?

İyice bilenmiş bir bıçağı böğrünüze sokup çevirdiler mi 360 derece?

Ayağınız kayıp yola düştünüğünüzde, bacağınızın üzerinden hiç kamyon geçti mi?

Su diye size uzatılan bardağı kafanıza diktiğinizdeiçinde asit olduğunu fark ettiniz mi?

Demir bir çubuk boğazınızdan girip boyununuzun arkasından çıktı mı hiç?

Yolda sessiz sakin yürürken, aniden birisi gelip suratınızın en ortalık yerine muhteşem bir yumruk savurdu mu?

Balkondan düşen koca bir saksı, tam kafanızın ortasına indi mi?

Evinizin alev alev ateşler içinde yandığını seyrettiniz mi?

Bir insanın sel suları içinde çırpına çırpına can verdiğini gördünüz mü?

Veya bütün bunları görmemiş, yaşamamış bile olsanız, biraz düşününüz.

...İşte bunların hepsi bir anda, onun başına geldi.

***

Sonra şöyle devam etti...

19 yıl babalık etmeye çalıştığım, Allah'ın bana emaneti...

Canım, gülüm, hayatım, her şeyim, bir tanem sebeb-i hayatım...

Evladım, oğlum Nihad, 3 dakika içinde yok olası kollarımın arasında ölüp gitti.

Yapacak hiçbir şeyim yoktu, kapının camı şahdamarını kesmişti.

Fıskiye gibi kan fışkırıyordu...

Kan fışkırıyordu, umutlarım, istikbalim, hayatım yerlere dökülüyordu.

Bana yakın durması gereken ölüm, beni ölmeden öldürüyordu...

Bugün senden ayrılalı tam 1 yıl oldu.

365 günün, bir tanesinde bile seni göremedim, elini tutamadım...

Yanağını öpemedim, bağrıma basıp sıkı sıkı sarılamadım.

Evde tek başıma otururken, kapıda anahtar dönmedi; ve sen içeriye girmedin.

Bir tek gece odanın ışığı yanmadı. Ben kapını açıp, "yatıyorum, sen yatmıyor musun?" diye soramadım...

Yaşamak canımı sıkmaya başladı.

Gül, senin aradığına dair bir tek not vermedi tam 365 gündür.

Bu kadar çabuk mu unuttun beni diye düşünüyorum zaman zaman.

Ama beni unutmayacağını, unutmadığını biliyorum, ben de biliyorum, Halan da biliyor, Enişten de, Ece de.

Ama oradan bir bağlantı kurulması mümkün değil...

Günler geçiyor arslanım. Her geçen dakikayı beni sana yaklaştırdığı için seviyorum.

Eskiden nasıl üzülürdüm zaman geçiyor, bir gün senden ayrılacağım diye.

Ama şimdi her şey tersine döndü...

Her şeye tahammül edebiliyor insan.

Allah böyle bir sabır vermiş kullarına.

Ama tahammülü mümkün olmayan bir tek şey var.

Senin sevginden mahrum olmak. Bunu hissedememek.

İşte ölmeden bu öldürüyor insanı.

Yukarıda yazan dizeler Cenk Koray'a ait.

"Allah evladımı aldı ama Şampiyonluğu verdi" diyebilecek kadar korkunç büyük Beşiktaş'lıya... 

Herkes bugün, onun ölüm yıldönümü sanıyor.

Bugün, onun oğluna sarıldığı gün.

Rahat uyu Paşam.

Nihad'ını öpüp kokla...

Bu taraftar seni unutmayacak asla...

Çünkü o çok sevdiğin Beşiktaş da senin gibiler yüzünden bu kadar büyük aslında...

Erdem Ulus

Güncelleme Tarihi: 24 Temmuz 2018, 12:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER