Malatya'ya Giden Arabalar

KartalBakisi.com geçtiğimiz dönemlerde yaşanan şike iddiaları hakkında bir araştırma yaptı.

Malatya'ya Giden Arabalar

 1987 sezonunda 14 sezondur şampiyon olamayan Galatasaray, 14 senelik hasreti dindirmek hedefi ile lige başlarken, ligde geçen sezon olduğu gibi en büyük rakibi Beşiktaş'tır. Ligde son 3 haftaya girilirken, Beşiktaş ezeli rakibi Galatasaray'ın önündedir.

O dönem Galatasaray'ın yöneticisi olan Ergün Gürsoy'un Malatyasporlu futbolcularla anlaştığı söylentileri konuşulmaya başlar. Söylentilere göre Gürsoy, Malatyalı futbolculara Doğan markalı araba hediye etmiştir. Beşiktaş, Malatyaspor'a 1-0 mağlup olur ve Galatasaray ile puanları eşitlenir. Bir hafta sonra Ali Sami Yen'de Denizlispor ile karşılaşan Beşiktaş, maçın 85. dakikasına kadar maçı 1-0 önde götürür ancak Denizlispor forması giyen Erol Tolga frikikten golü atınca Beşiktaşli futbolcular adeta saha içinde yıkılır ve bazıları da Galatasaray'dan para aldığı gerekçesi ile Denizlisporlu futbolcuları kovalamaya başlar.  Galatasaray o sezon bu gelişmelerin ardından şampiyon olur ve 14 senelik hasreti sona erdirir ancak bu sezonla ilgili söylentiler ve iddialar asla bitmez, bitmiyor.

1993 sezonu da bir şike iddiasına sahne olur. Galatasaray ve Beşiktaş'ın çekiştiği sezonda, son haftaya puan eşitliği ile girilir. Şampiyonun belirlenmesi için son hafta averaja bakılacaktır. Son hafta Galatasaray, Ankaragücü'nü 8-0 yenerken, tek devrede 5 gol yiyen kaleci Zalad'ın üstüne kalır her şey. Bu şike iddiaları da hep konuşulmakta ve konuşulmaya devam edecektir.

Öte yandan Avukat İrfan Niğdeli, 1987 sezonunda şike yapıldığının ispatlandığı gerekçesi ile Türkiye Futbol Federasyonu'na başvurdu.. Niğdeli, o dönemki şampiyonluğun Galatasaray'dan alınarak, Beşiktaş'a verilmesini talep ediyor.

TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU’NA İHBAR 
Konu: UEFA’nın yeni disiplin yönetmeliği ve buna uygun hale getirilen TFF Disiplin Talimatları gereği; 06.04.2003 tarihli Star Tv. Telegol Programında 24 Mayıs 1987 tarihli Malatyaspor-Beşiktaş futbol müsabakası ile ilgili Malatyasporlu futbolcuların teşvik pirimi aldıklarını itiraf etmeleri karşısında ilgili futbolcu ve kulüp yöneticileri hakkında soruşturma yapılması talebidir.
İrfan Niğdeli yayınladığı açıklamada şu görüşlere yer verdi; 
"Uefa’nın yeni disiplin yönetmeliğinde Haziran 2013 tarihli şike fiillerinde zamanaşımının kaldırılmasına ilişkin kararının ardından , federasyonumuz disiplin talimatında soruşturma zamanaşımının herhangi bir süreye tabi olmaması konusunda gerekli değişikliği yapmıştır.
Uefa tarafından alınan karar yazılı ve görsel medyada ;
‘’İngiltere’nin başkenti Londra'da toplanan UEFA'nın yönetim kurulu üyeleri çeşitli gündemleri ele alarak çeşitli kararlar verdi. Şike ile ilgili alınan kararda, artık zaman aşımı olmayacak. Şikenin hangi tarihte yapıldığına bakılmaksızın tespit edildiği anda gerekli cezaların verileceği belirtildi’’ şeklinde benzer haberlerle yorumsuz olarak kamuoyuna duyurulmuştur.
UEFA’nın bu kararı şike olaylarına karşı sıfır tölerans ilkesinin sonucu olarak, Uluslar arası Hukuk düzeninde genel bir prensip olma yolunda yaptığı hukuki bir düzenlemedir.

1986-1987 sezonunda işlenen fiillerin o dönemde kanunlarımızda suç sayılmadığı ileri sürülebilirse de 6222 sayılı yasadan önce şike olaylarına hakemlerin karışması halinde rüşvet, diğer hallerde dolandırıcılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, ancak fiillerin, ceza kanunlarımız açısından zamanaşımına uğramış olduğu olması, bahis konusu fiillerde teşvikleri alan ve veren kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulsa bile haklarında iç hukuk kurallarınca ceza davası açılamayacağı sonucunu ortaya çıkarmaktadır.
1986-1987 döneminde TFF başkanı ALİ Uras ve yönetim kurullarının ve bu tarihe kadar federasyonumuzun yönetim kademelerinde yer almış başkan ve üyelerinin , Galatasaray Spor Kulübü aleyhinde soruşturma yapmalarını engelleyecek şahsi ve psikolojik sebepleri olabilir.Bu konunun kendi yönetimleri devam ederken gündeme gelmesinin Türk Futbol dünyasını karıştıracağı, bu yükün altından kalkamayacakları, Türkiye’nin imajının bozulmasındansa konuyu görmezden gelme duygusu ağır basmış olabilir.Kaldı ki milyonlarca taraftarı olan kulübün oy potansiyeli düşünüldüğünde siyasi iktidarlarında böyle bir problemi halletme konusunda gayretlerinin olamayacağı aşikardır ."

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER