22 Ağustos 2017 Salı 10:13

Adnan Dinçer, Beşiktaş'ın son durumunu ve futbol camiasındaki gelişmeleri Kartalbakışı için değerlendirdi...

Bazen terazi (kantar) da şaşar mı? Hayır! Ama insanoğlu yaranmak için suya sabuna dokunmadan şirinlik muskası takmak isterse doğruları traş edip yanlışlara kuyruk yapmaya kalkarsa terazi de şaşırır!

***

Aylardır Beşiktaş'ın ağır ve yavaş futbol oynadığını, çok gereksiz paslarla rakibe zaman kazandırdığını, açıkçası kendi zamanından(!) çaldığını anlatmaya çalıştım her platformda! Kimse önemsemedi. Skorlar gelince bu şemsiyenin altında  işlerin yürüdüğünü sananlar aldandı. Bir yapı klasikleşmeye başlarsa yeniliklerin karşısında etkisini yitirir. Yaşamda tek değişmeyen gerçek "Değişimdir!" Uzun zamandır özellikle geçen yıl ile son şampiyonluk arasında futbolcu farklılıkları Şenol Güneşi zora sokan ve oyun tarzını değiştiren etkenler oldu. Daima stoper arama rekoru yaşayan Beşiktaş aslında bu seçimde yanlışlıklar yaparken teşhiste de hatalı yolu seçti. Öncelikle her şekilde oyunu gidişine göre skor sizin ise korumasını, değilse kazanmasını becermek çok önemlidir. İkisi arasında düşünsel ve yapısal fark vardır. Bunu da uygularsanız hedefinize ulaşmış olursunuz. Rakibin sizi tanıması o kadar önemli değildir. Sizin kazanma planınız ve oyunu okuma, uygulama yaratıcılığınız takımın sonucuna etki yapabilir!

***

Beşiktaş geçmişte yediği darbelerle Süleyman Sebanın tarihsel açıklaması ile somutlaşan bir uyarı yaşadı! Bu asla unutulmayacak gerçektir. "Şerefli ikinciliklerin" neden yaşandığını kimse ortadan kaldırma gerçeğinde buluşmadığına göre, Şampiyonluk sürekliliği için daha etkin olmak zorundasınız demektir! Bu yıl kadronun teknik kapasite ve kimi futbolcuların form durumlarına göre maçı kazanmak daha da zor olacaktır! Kasımpaşa karşısında bunu gördük. Hatta 2-0 kazanılan geçen haftaki karşılaşma sonucunda takımın 1-0 galip iken kazanılan penaltıyı ALGI olarak kullanan Medya gücü ve geliştirilen, hatta devam edecek ortam sürekli olacaktır! Rakiplerin yeni statüsü bu olacaktır. Daima gergin oynatılan ve sürekli kazanması psikolojik ve sosyal anlamda hedefin Beşiktaş olması da bir ölçüde ülke gerçekleri ile futbolda doğal bulmamız gereklidir. O zaman Pepe geldi diye takım gol yemez mantığı ve geride kurulan savunma tedbiri sonuçta her maç suçlu aranarak hatalar oyununda hatalı gol yiyen Fabriye uzanan tek suçlu yanlışı hep yaratılacak TAKIM olma gerçeği yaralanacaktır! Oysa işin sağlıklı yorumu geçen hafta penaltı Cüneyt Çakır'ın penaltı doğrusu ve Fabriye gelecek topun oyuncuyu çarparak yön değiştirmesinin futbolun içindeki realite olduğunu, hatta daha açık ve net "futbolun zaten hatalar oyunu olduğunu" unuttuğumuzu ortaya koyar! Bu terslik maksatlıdır! Oysa eksik olan Beşiktaş'ın daha  hızlı oynama ve baskıyı sahanın her yerinde uygulamaya dönük olmayan rahatlığıdır. Beşiktaş Avrupada kazanmak istiyorsa sadece teknik kapasite ile az mücadele tarzı ve yeni gelen futbolcularla bunu çözemezse yıpratılır! İşte zurnanın ZIRT" dediği gerçek budur.

***

Endüstriyel futbolda tek sorumlu hangi şartta olursa olsun sonuçta teknik adam sayılır!

Beck'in yetersizliği, Atibanın yorgunluğu ve sakatlığı, bazı futbolcuların zamana ihtiyacı olması, geçiş döneminin iyi kullanılmaması, Quaresmanın kötü görülen ve ısrarla oyun dışına çıkarken tepkisi takımın akordunu bozuyor!

***

Her yıl golcü Cenk'in alternatifi olarak değişen yabancı futbolcu forveti düşünmek asıl sorunun ikinci plana atılmasına neden oluyor. Beşiktaş takım oyununda eksik ve orta alanı tek yönlü oynamayı benimsemiş! Şimdilik çok kazanan ve futbolumuzun üstünde görülen bu anlayış yerine en iyi olmak için yeni strateji ve 90 dakika doğru futbol oynama gücü şart!

***

Her karşılaşmada gol atan ama mutlaka gol yiyen bu yapı tehlikelidir. Doyuma ulaşan futbolcu artık forma hasreti yaşamalıdır! Üçüncü bölge ile ikinci bölgenin birinci bölgeyi daha öne çekmesi için ileri uçtan baskının başlaması şarttır. Beşiktaşlı seyirci kendilerine kurulacak tuzaklara karşı yönetim de dahil oyuna gelmeden sakin ve sabırlı bir iş özgüveni içinde olmak zorundadır. Ekonomik gidiş dikkate alınarak ciddi bir öz kaynak yapılanması ve gelecek gençlere yeni çıkışlar sağlanmalıdır. Kurumsal yapı ile hazırcı yapı yerine kendini eleştiren bir heyecan şarttır. Bunu sağlamaya çalışanlara tavır konulmamalı ve uyarılar dikkate alınmalıdır.

***

Beşiktaş bu ülkenin gerçeğidir ve asla bir kaç yıl öncesi gibi tuzaklara düşmeyecektir. Çok koşacak başarıyı somutlaştıracak kadro Real Madrid, Barcelona ve önemli ileri ülkenin takımları gibi kadro gençleşme yolunu seçmelidir... Bu Şenol Güneşin yeni hamlesi olarak gündeme getirilip daima alan değil üreten ve satan bir kulüp olmalıdır! Medyanın kimi futlbolcuları iyi oynasalar da kötülemesi ve belli futbolculara prim tanımasının düzeltileceği tek yer Beşiktaşın kendi yayın organları olup uyarıların dikkate alınması önemlidir! Başkanı hedef seçen diğer kulüp yöneticileri ve yapılara karşı bir dizi önlemler alınmalı, Şenol Güneş oynayan futbolcularını korurken kulübe zenginliğini de unutmamalıdır .Sağlıklı futbol programları yerine bağırıp çağıran hatta biraz da hakaret edenleri muhatap almadan bir lig yaşamak şarttır. Bunu başarılara başarı katan saha içi performans sağlar. Şu anda durgun Fenerbahçe dikkate alınmalı ama başarılı Galatasaray'a dikkat edilmelidir. Yani daha çok koşmak ve maçı 90 dakika ya tempolu oturtmak şarttır. Klas ve kaliteleri çok üst düzeyde olan Beşiktaş kadro alarak yepyeni bir başarı kavgasında olduğunu unutmamalıdır. Bir yıldız ve deva edecek üçüncü yıl şampiyonluğu futbolda yıllarca tekrarı olmayan altın bir gerçek olarak tarih demektir. Bu bir amaç olmalıdır. Kartalın pençesi en küçük bir acını dahi tuzağa düşmeden önemsemelidir. Kanıtlanacak tek gerçek alan futbol sahasıdır.. O da 90 dakika daha  çok koşmaktan geçer!

***

Adnan Dinçer / Kartalbakışı



Son Güncelleme: 23.08.2017 09:37
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kartal 1 ay önce

Hocam tşkler bende bazen acizane buralara yorum yazarken sizin açıkça yazdığınız gibi değil de hocam sadece Beşiktaş tempo yiyor veya rakibin temposu üzerine çıkamıyor ediyordum.