Timo Werner... 

Leipzig takımının santraforu, İstanbul’da oynanan Şampiyonlar Ligi mücadelesinin 32. dakikasında kulağını tutarak oyundan çıkmak istedi. Hocası ne olduğunu sordu. Cevap vermedi. Henüz yerine oyuncu girmeden sahayı terketti. Hocası bir kez daha ne olduğunu sordu. Cevap vermedi. Çünkü duymuyordu. Geçici sağırlık yaşamıştı. Maç sonunda Beşiktaş taraftarlarına inanamadığını söylerken; “Ben hayatımda böyle bir şey görmedim. Maçta kalmak için kulaklık istedim ama hiç bir yararı olmadı. Hayatım boyunca bu sesi unutmayacağım.“ dedi. 

***

30 yıldır yolu İstanbul’a düşen ve Beşiktaş’a rakip olan bir çok futbolcu buna benzer görüş belirtti. İstanbul’da oynanan diğer Avrupa kupası maçlarında, diğer büyüklerin maçları öncesi bu durum gündeme gelir. Havaalanında 'Fakyular' karşılar ve rakip takımın kaldığı otelin önünde 'dat, dat daaat...' diye saatlerce çalınan kornalar..  

***

Temsilcimiz istediği sonucu alırsa; cehennem ateşi rakibi yakmıştır ama genelde tersi olur ve rakip cehennemden çıkmış gibi bir hava oluşur. Beşiktaş taraftarının farkı işte tam burada çıkar ortaya. Çarşı gerçek bir tribün efsanesidir. Onların önderliğinde tüm Beşiktaşlılar bu işin inceliklerini öğrenmiştir. Bugün serbest taraftar topluluğuna yine Çarşının çocukları yön verir. Filarmoni orkestrası ahenginde ve desibel rekorlarının sınırlarında. Onların adları bizim medyanın abartılı atmosfer başlıklarında değil, dünyaca ünlü futbolcu ve teknik adamların yaşanmış gerçekleri arasında, dünyanın en önemli haber ajanslarında, bu ortamı yaşamış, bu işin en iyisi sandığınız tribün topluluklarının, imreniş cümlelerinde örnek gösterimlerinde değerini bulur. 

***

'Onları' dünyanın en iyisi yapan şeyi, maç öncesi kuru gürültülerde değil, aşağıda adı geçen ünlü futbol adamlarının, 'Maçı neden kaybettiklerini anlattıkları cümlelerde' buluyor olmanızdır. 

***

Dünya medyası sıra dışı son olay karşısında bir kez daha tebessüm etti. Şampiyonlar Ligi tarihi ve hatta dünya futbol tarihine, Beşiktaş taraftarı adını bağıra bağıra, bir kez daha desibel sınırlarını darma duman ederek yazdırdı. Sırf bu olay, maçtan daha fazla konuşuldu. Bir takımın taraftarı tezahüratla rakip takımın en etkili oyuncusunu sakatladı! Diğerlerinin işini yapmasına olanak vermedi ve kendi takımının gücünüde en yüksek seviyeye çekti.

***

Maça doğrudan etki etti. 

Zorlaştırdı demiyorum. Direkt sonuca yansıttı.

Oysa bu inanılması çok zor gürültülüyü çıkaran topluluk, Benfica ile geçen sezon 3-0 dan 3-3'e gelen maça damga vurmuş. 3-0 geriye düşen takımlarımını ayağa kaldırmayı başarmıştı.

Maç bittiğinde Benfica takımının oyuncuları 3-0 öne geçtikleri maçtan 1 puanla ayrıldıklarını ikinci plana atıp 'Bu atmosferden 1 puan çıkarmanın önemini' anlatıp durmuşlardı. Bu bile tek başına durunun kanıtı. 

O gün dünyanın ilk sessiz tezahüratını yaparak futbol tarihine geçenler; Beşiktaş’ın gelmiş geçmiş en iyi taraftara sahip olduğunu, önce susarak sonra haykırarak ispatlamış oldular.  'Kulakları sağır etmek' deyimini de 'tabiri caizse' esaretinden kurtardılar.  

***

Timo Werner maçın bitiminden 72 saat sonra ülkesinde verdiği demeçte kulaklarındaki uğultunun geçmediğini halen duyma zorluğunun çektiğini söyledi. 

Genç yıldız "Bir daha 'onların' olduğu yerde, rakip taraftar olmak istemem ve hatta bunu düşünmek bile istemiyorum." derken, cümle 'Tabir-i caiz değildi, yüzde bir tebessüm oluşmadı ve  duygular gerçekti...' diye yazılmalı.

***

-Transfer Komitesinden Sorumlu Taraftar!

Sezon öncesi transfer döneminde bile 'Come To Beşiktaş' sloganıyla, başrol oynayan taraftarlar, önce Quaresma’nın İnter’den transferi sırasında son olarak Real Madrid’den ayrılan ve PSG ile 1 yılllık anlaşma aşamasında olan Pepe’nin rotayı bu tarafa çevirmesinde aldığı paralar kadar etkili oldular. Q7 ve Pepe’nin kankası CR7’ye de 'Zamanını bekle, kaderden kaçamazsın, Q7 ile değişmeli oynarsın' diyerek ilk ayarı verdiler.

***

Negredo transferinden sonra "O kadar çok mesaj aldım ki; farketmeden aramızda bi bağ oluştu" dedi.

Yani şunu söylemek istiyorum. Timo Werner olayı, tarihe çok önemli bir not düşmekle birlikte bu tribünlere karşı bir şekilde rakip olan futbol kamuoyunu şaşırtmadı. Çünkü buna benzer ifadeleri çok daha ünlü yıldızlar bir çok defa kullandı.

İnönü’den Vodafone Park’a rakip kulaklarda hiç dinmeyen bir çınlama.

***

İşte tanıkların ağzından olay yeri ifadeleri...

-Düşün o derece!..-

“İnanılmazdı, resmen sağır ediciydi. İkinci yarıda öyle bir an var ki; ben kendi düşündüklerimi duyamadım. Çıkan sesi, size ancak böyle tarif edebilirim"

Ben Foster (Liverpool)

***

-Yallah Cinler Yallah-

"Ülkem de dahil, Güney Amerika’nın tüm önemli statlarında futbol oynadım ama Porto’nun Beşiktaş ile İnönü’de oynadığı karşılaşmayı asla unutamam. Stadın bir an, üzerimize geldiğini hissettik." 

"Stada ayak bastığımızda gürültüden kulaklarımız tıkanmıştı. Beşiktaş’ı sahada oynatan sanki o taraftardı. İnanılmaz anlar yaşadım. Bunu söylerken bile tüylerim diken diken oluyor. Sanki içlerindeki şeytanı çıkarmak için trans halindeymiş izlenimini veriyorlar."

Lisandro Lopez (Porto)

***

-Sir diyorsa öyledir-

"Hayatımda hiç bu kadar takımını ateşleyen, bu kadar iyi gürültü yapan, rakip takım üzerinde baskı kuran bir topluluk görmedim."

Sir Alex Ferguson

***

-Kartal Gol Gol Gol-

"Başta hedefimiz taraftarları susturmaktı. Ancak bir iki dakika sonra şunu anladık ki, böyle bir kalabalığı susturmak imkansız." 

T.D Martin Jol (Beşiktaş - Tottenham) 

***

Bu arada Beşiktaş’ın Tottenham ile İnönü Stadında oynanan maçta, rakibe bindirme  tezahüratı, Kartal Gol Gol Gol...

O gece akılda kalmıştı. Bu gürültüden etkilenen Tottenham taraftarının 3 gün sonra Premier Ligde Chelsea’yı konuk ettikleri kritik maçta, kendi teknik direktörlerini selamlamaları TV’den duyulmuştu.

Martin Jol ve Tottenham Dolmabahçe’den ayağının tozuyla Londra’da, 3 gün sonra Chelsea’yi konuk ediyorlardı. Ünlü teknik adama destek var. Tribünü tanıdık gelen bir melodiyle selamlıyor. Dolmabahçe yaramış...

Martin Jol, Jol, Jol

Martin Jol, Jol, Jol

Martin Jol, Jol, Jol

***

-Şeytan Azapta-

Bana göre Avrupa'nın en iyi taraftar topluluğu. Daha önce de bu deneyimi yaşamıştım. Marsilya'da iken eski statlarına gelmiştim, aynı ortam vardı.

Gerçekten olağanüstü. Biz bu atmosferin olacağını biliyorduk ve ona göre hazırlandık.

Hayaller Tiyatrosundan, Korku Tüneline girmiş gibi bir his. Hayaller sağır olur burda.

Manchester United resmi sitesi

***

-Fenerbahçe’nin de adı geçmiş-

Bu stadın 4 yıl önce Fenerbahçe maçında 132 DB ölçümüyle beraber, resmi olarak dünyanın en gürültülü stadı ünvanına sahip olduğunu anlamak kolaydı.

Karakartalların taraftarları, bu ünvana müzelerinde bulunan diğer tüm kupaları kadar değer veriyorlardı ve başlama vuruşundan 3 saat önce işe koyuldular.

İron konserinde kolonların hemen yanında oturduğunuzu düşünün ya da direkt olarak bir Bioeing 737'nin kalkışında uçağın yanında durduğunuzu..!

The Guardian

***

-Ağzına sakız oldu-

"Önceden de biliyorduk ancak takımını bu kadar ateşleyen başka bir taraftar görmedim"

Sir Alex Ferguson (2. Kez muhabbetle)

***

Her türlü bestenin çıkış noktası. Üretimde rakipsiz, yaratıcılıkta sınırsız, aynı zamanda duyarlılar. 

Çoğu zaman, farklı şehirlerde maçlar anlatıyorum. 

Her statta söylenen 2 besteden bir 1 tanesi onlara ait. (Diğeri ya anonim ya da yine onlardan uyarlama ya da araklama) 

Maalesef ezeli rakipleri bile... 

Peki niye onlar? 

Çok seviyorlar, deli gibi. 

Yok bu sevdanın bir tarifi. 

O gönüllerin sahibi...

O... Kartal...

***

İngiltere bu işe gönül verdi diyebiliriz. Bir ara 'Beşiktaş tribünlerinden bazı isimler yurt dışından davet alıp, başka ülkede başka takım taraftarlarına özel dersler verdiler' diye haberler okumuştum.

***

İngilizlerle devam edelim ve bu kez kalemi genelde ukala şımarık olarak bilinen bir taraftara bırakalım. 

 "Televizyonumun başındayken bile çıkan sesten zaman zaman ürktüm"

Manchester United Taraftarı

***

Sıradaki görüş Bizim medyada bi dönem 'Dünyanın en iyisi' diye yazılan bir topluluğa ait bir bireyden...

“Keşke bizde böyle olsak. 10 dakika bağırınca iyi bir şey yaptık sanıyoruz, bunlar susmuyorlar. Böyle bir atmosfer böyle taraftar görmedim.

KOP tribün forumundan (Liverpool taraftarları)

***

Tamam bitti. 

Aklıma ilk gelenleri ve yer edenleri yazdım. Fazla okumaktan zarar gelmez ayrıca Beşiktaşlıysan sağır olma durumunda yok.

Değilsende sağır etmez. Çünkü çoktan çatlamışsındır bu satırlara gelmeden önce.

Sevgilerimle... 

***

Erdem Ulus


Önerilen İçerikler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.