Müdafaa oynayıp tesadüfen kazandı

Cem Dizdar, Sivasspor-Beşiktaş maçını değerlendirdi.

GÜNDEM 09.03.2015 - 02:31 21.04.2021 - 23:59 Kartal Bakışı

Bu ülkede kendisini ‘büyük’ olarak tanımlayan takımlar açısından temel belirleyicilerden biri ‘tempo’yu oyunun hangi bölümüne sakladığıyla da ilgilidir. Örneğin Fatih Terim takımlarının alametifarikalarından biri budur. Oyunu maçın ilk 20-25 dakikasında ele geçirmek. Sonra gerekiyorsa bir tempo da son 15-20. dakikalarda... Dün bunu Sivas uygulamaya uğraştı ama en azından Batuhan’la yapabilmesi mümkün görünmüyordu. Beşiktaş ise iki sezondur oyuna genellikle ikinci yarı tempo veren bir takım görünümünde. Bu maçın ilk yarısı da bu formüle uygun oynandı. Sivas’ın arkaya ittiği Beşiktaş tüm ilk yarıyı kendini savunarak geçirdi. Bir de Sosa’nın erken çıkışı, zaten o ana değin kurgulanamayan oyunu onlar açısından iyice düzensizleştirdi. 

Görünmezdiler...


Sosa’nın yokluğunda Töre ve Demba Ba iyice ‘görünmez’ hale gelirken sadece Olcay ile birkaç ‘atak olamayan atak girişimi’nde bulunabildi. Ne var ki, devrenin sonunda Ba ya da Töre’den beklenen koşuyu Atiba gösterip Necip de uzun mesafeli milimetrik bir servis yapınca gol geldi ve tüm denklem baştan ayağa değişti. Sivas oyunu her hattıyla kapatıp topu istediği gibi kullanırken aradı durdu ama bulamadı. Beşiktaş önde olduğu ve ayrıca orta sahada oyun kuramadığı için ikinci yarı iyiden iyiye savunmaya kapanıp ‘kontra pozisyonu’na çekildi. Doğrusu ya hakkını vermek gerek, Beşiktaş bu maçta kendini önde götürdüğü diğer maçlara göre daha bilinçli savunup sadece dış şutlara izin verdi. 

Başka çözümler gerek


Sağ bek olarak alınıp ‘sol bek kurtarıcısı’na dönüşen Opare üzerinden gelip Utaka’nın direkten dönen son dakika vuruşuna kadar durumu iyi idare ettiler. Sivas’tan alınan üç puan ‘altın’ diye nitelendirilebilir ancak oynanan oyun, takım hızı, problem çözme becerili oyuncuların formu, her maçı deplasmanda oynama handikapı düşünüldüğünde Beşiktaş’ın yaydığı ışık umut verici değil. Takım değil de ‘kişisel beceri’ üzerine kurulu oynama biçimiyle, mevcut tempo ve gücü de düşünüldüğünde ligin sonuna kadar yarışın içinde kalması için mutlaka başka çözümler üretilebilmeli. Bu da Bilic’in şapkasından çıkaracaklarına bağlı...