19.08.2011, 00:00

Maç Hikaye

Bir gece önce Barcelona ile Real Madrid maçı izlemişseniz bir gece sonra, nerede olursanız olun bir futbol maçından keyif almanız olanaksız oluyor. Bu akşam burada oynanan oyunun adı futbolsa “Ben dün akşam evde ne seyrettim acaba” moduna giriyorsun ister istemez.

Ama o yer, eğer İnönü ise; o gece orada yaşayacakların bir futbol maçından daha ötesidir her herhalde.

Aslında maça gitmek gibi bir niyetle uyanmadım dün sabah yataktan. Ama Sinan gelmiş Kayseri Kartalları'ndan. Geçen sezon Kayseri’deki kupa finaline beni davet etmiş, “Gelemeyeceğim” dediğimde ise uçak biletimin detaylarını cep telefonuma göndermişti (!)

Önce onun üzerindeki “Forma” günün konusu oldu. Sırtına adını ve soyadının baş harfini yazdırmıştı. “Sinan K” Ama nedense uzaktan bakıldığında porno üstadı “Şahin K” yı andırdığından madara ettiler adamı.

Semte inip Sokak Kafe’de oturduk. İkinci forma skandalıysa orada patladı. Büyük bedenformasını üzerine geçiren kilolu bir arkadaşa önce sordular:

“Çakma mı oğlum bu forma?” O da kendinden emin bir tavırla…“Yok ulan baksana Toyota” dedi… Cevap gecikmedi.

“Hadi lan yeme bizi, Toyota’nın kamyonu yok ki !!!  (Arkadaş biraz şişman ya hani)))

İftar saatiyle maç saati çakıştığından ezan sesleriyle stada girildi.

Günün son esprisi ise, kapalı tribün altta gerçekleşti. Taktığı kalın çerçeveli gözlüklerle maçı izleyen arkadaşa, yanındakiler şöyle seslendi:

“Abiye bak be! Maçı 3D izliyor, Abi, 3 boyutlu mu o gözlükler?” Yanıt gelmeyince daha da üzerine gidildi tabi. “Abi nasıl görüntü?”

Dayanamayıp cevap verdi abi: “Valla çok iyi, aynı statta gibiyim”

Ardından maç başladı.

Bundan sonrasını birçok yerde ve birçok kişiden okursunuz herhalde.

Kim iyiydi kim kötüydü anlatırlar uzun uzun size.

Ama stada girdiğim andan beri gözüm bir kulübe de, bir de protokol tribününde.

Önce Tayfur Havutcu’yu aradı gözler. Sezon başında takımdan gönderilecek denilen Sivok selam gönderdi metrise.
 “Sen şimdi yoksun ama ben buradayım sayende”1-0

Sonra Serdal Adalı geldi akıllara. Ona da Guti selam çaktı. Uzun uğraşlar sonunda beni bu takıma sen kazandırdın. “Sen şimdi yoksun ama ben buradayım” 2-0

Ve Ahmet Ateş’e geldi sıra. Hani İstanbul’a yeni gelmişti Almeida. Çiçeği burnunda. Havaalanında onu bir saksı gibi koruyan, onun her adımında adeta gölge olan. ..Onu da Almeida selamladı işte. 3-0

Kara kartal Dolmabahçe’de Volta atarken dün gece.

Guti “Ay Yıldızı” öperken, Almeida “Asker selamı” gönderirken şehitlerimize.

Ve biz “Bir gülüp bir ağlarken” halimize,

Derin bir nefesle, hayatı çektik içimize.

Ve bir kez daha anladık ki;

Aslolan hayatsa, Beşiktaş da böyle bir şey işte.

 

Erdem Ulus

erdemulus@kartalbakisi.com

twitter.com/erdemulus

Gelişmelerden Haberdar Olun

@