Beşiktaş aslında zor, sıkıntılı, kendini kanıtlamak isteyen ve sürprize açık  mücadele veren bir takımla oynadı. Şartları da iyi değildi. Zemin, hava ve Tribün sanki bu zorluklara ortaktı! Stadın dolmaması ve Büyük Beşiktaş seyircisinin kırgın kalbinin onarılmaması sonucu en iyi çıkışın olduğu bir süreçte takıma hala yansımaması da önemli bir sorun olarak bir kez daha dikkat çekti. Ne denirse denilsin! Bunu yönetim ve başkan Fikret Orman çözmelidir. Şampiyonluk yolunda ve Avrupa kupası için oynayan Beşiktaş'ın stadında en az kırk bin seyirci olmalıdır. Geçmişte ki Tribün kalitesi aklımızda!


Bu koşulların ötesinde önemli gerçek sahada ki  Beşiktaş'ın artık 90 dakikaların takımı olduğudur. Geçmişten farklı bir psikoloji ve taktikle ile oynayan takım yerini tamamen gerçekçi bir futbola kilitlenmiş olarak sürdürüyor. Kim oynasa görevini iyi yapıyor. Golcü Cenk iki güzel gol atarken iki tane de kaçırdı. Az görünüyor ama topla buluştuğunda sürekli golü hatırlatıyor! Gökhan Töre Quaresma oyuna girince vites yükseltti ve getirdiği ikinci gol ve ötesindeki ikinci yarı ataklarında çok başarılı ve süratliydi. Devamlılığıyla, özellikle karşı atakta bastıran rakibe çıkışlarında çok etkiliydi. İkinci Golün hazırlanışı ve Quaresma'nın Cenk'e çıkardığı gol pasının mimarıydı. Bu pozisyon Beşiktaş'ta Teknik Direktör Şenol Güneş"Öğretmenin" başarısıdır. Burada geceyi puslaştıran sadece Kerim'in oynudna çıkıktan sonraki tutumudur. Hiçte yakışmadı. Avrupadan gelen bir gencimizin böyle tavır göstermesi beni düşündürmüştür!

Mental, Fizik ve Psikolojik görüntüsü ile ligin en iyi takımı Beşiktaştır. Oyunun yönetmeni Atiba destekli Oğuzhan'dır. Yani Biliç'in 90 dakika oynatmadığı genç yıldız, İsmail geldiği günden bu yana en doğru futbolunu oynuyor. Beşiktaş takım oyunu konusunda rakiplerinden ileridir. Tek korkum kendilerine rakip olmaları(!) ve lig bitmeden rahatlamalarıdır. Ayrıca Lizbonda Sporting ile oynanacak karşılaşma çok önemli ve zor bir 90 dakika olmaya gebedir. Çünkü dün gece deplasmanda 4-2 kazanmaları da pek beklenen sonuç olmadığı için Beşiktaş adına oyunu zorlaştıran bir sonuç olmuştur. Önü kesilmek istenen Beşiktaş bunu aşmalıdır! Türkiye olarak tarihi bir süreçten geçiyoruz. Orta doğudaki kanlı mücadele ve uzantısı olarak savaş tamtamları ve yurt dışında  bizleri hedef gösteren Avrupa ülkeleri nedeniyle seyircilerimize ve takımlarımıza yurt dışında zorluk çıkartılacağı gerçektir. Dün akşam Fenerbahçe önemli bir başarı kazandı .Galatasaray karşılaşmasına gidenler ve iş adamlarımızın başına gelenler bir kasıtlı ambargo anlamı taşır .Bu nedenle sakin işini bilen ve taşkınlık yapmadan oynamak zorunda olduğumuz bir karşılaşmadır Lizbondaki 90 dakika. Burada ki şansımız belki Queresma ve geçmişte Beşiktaş formasına giyen Portekizli futbolcular olacaktır. İnsani diyalog ile iyi elçilik yapmaları gerekecektir. Medyamıza büyük görev düşmektedir. Son ana kadar Öğretmen "Benim Şenol hocaya layık gördüğüm onurlu bir gerçek" ve futbolcularımız çok sakin olmalıdır. Çünkü bileğimizin hakkı ile var ettiğimiz bir başarı vardır. Yöneticilerimiz sakin ve stratejik açıklamalar yapmalıdır. O karşılaşmanın hakemi UEFA tarafından iyi tespit edilmelidir. Örneğin Dün gece Molde - F.Bahçe maçının hakemi çok iyiydi.Beşiktaş bana göre önündeki 91 inci dakikaların her maç sonu düşünme sürecine girmiştir .Hiç bir kimse Beşiktaş adına anlamsız ve hatalı çıkış yapmamalıdır. Takım sahada konuşmaya devam ediyorken fazla söze  gerek yoktur.