Kulübe

Sergen'i saha kenarında gördüğümde 
2003 yılının kapalısı geldi aklıma. 
Tribünlere çağırıp 
"Söz ver bize Sergen, söz ver bize" diye 
İtici gücümüzün desteğini önüne sermiştik. 
Hey anam hey. 
Şimdiyse açıklarını yakalayıp, 
Zaaflarından yararlanmayı düşünerekten 
Alt etmeye çalışıyoruz. 
Hayat böyle bir şey işte. 
Dün öylesin, bugün böyle!!!

Başakşehir maçlarını kaçıncı kez 
Beşiktaş maçından hemen önce oynuyor? 
Acayip garibime gidiyor bu durum. 
Ve yazmaktan başka çare bulamıyorum. 
Hani diyorum, 
Yazmaktan başka çaresi olanlar (!) 
Bir adım atsa!!!

Neyse biz maça dönelim. 
Quaresma’nın yerine Aboubakar’ı koymuştu ilk 11’e Şenol Hoca. 
O da ilk dakikalarda hem estetik hem istek bakımından iyi bir giriş yaptı maça. 
O bölgenin suyundan mıdır, çiminden mi çözemedim!!! 
Taraftarın Aboubakar’la ilgili düşünceleri bayağı bir kırılmış olacak ki; 
Her top ayağına geldiğinde 
Büyük heyecan yaşadıklarını çıkardıkları sesten anlıyorduk. 
Hele Adriano ve Talisca her şut açısı yakaladığında 
"Vur, vur" sesleri dikkat çekiciydi! 
Tosic mecbur olmadıkça top sürmemesi gerekiyor. 
Zoru niye seçiyor anlamıyorum. 
Napoli maçında lifi atmıştı, 
Dün de gol yiyorduk az daha. 
İlle de top sürecem diye. 
Sonra ofsayttan golü var Kayseri’nin, 
Sayılmayan. 
Golde değilim. 
Golden önceki garip çalımı yiyen Beck’teyim. 
Defans adamı öyle çalım yemez. 
Söyleyeyim de. 
Orta saha Atiba-Veli ikilisiyle ısırmıştı rakiplerini 
Veli’den sonra oraya Tolgay düşünülmüştü 
Nispeten de olmuştu. 
Atiba yanına, uygun partneri bulamadığı sürece, 
Orta sahamız yumuşak kalmakta. 
Bu dün gece ilk 30 dakika itibariyle net hissedildi. 
Kayseri’nin etkili geldiği dakikalarda 
Atiba’nın çizgi üzerinden çıkardığı bir top var. 
O top kamçı niteliği taşıdı Beşiktaş için. 
O da ilk yarının sonlarına doğru kıpırdanmamıza yetti. 
O kadar. 
Şenol Hoca’yla telepati yaptık her halde ki, 
Babel’i alıp orta sahayı Tolgay’la takviye etti ikinci yarının hemen başında. 
Beşiktaş baskılı, 
Kayseri az ama etkili geliyordu. 
Bu bağlamda Fabri ikinci yüzde yüzü kurtardı diyebilirim. 
Sonra Marcelo sakatlandı çıktı, Mitrovic oyuna dahil oldu. 
Olur olmaz da ayağı uğurlu geldi her halde ki; 
Kazanılan kornerde Aboubakar topa nefes bile aldırmadı. 
Zıpkın gibi giden top Kayseri ağlarına saplandı kaldı: 1-0. 
Sonra gardı düşen rakibe yüklenmek yerine, 
Gereksiz top kayıpları ve top çevirmekle uğraştık. 
Demiştik 'Etkili geliyorlar' diye, 
İşte o gelmelerden birinde gol yedik: 1-1. 
Sonra ayıkla pirincin taşını. 
80’inci dakikaya geldiğimizde 
Dar alanda kısa paslaşmalar, 
Tabutta röveşata, 
Kalp yetmezliği 
En sonunda da soğuk bir duş aldık. 
Beck'in kendi kalesine attığı golle geriye düşmüştük: 1-2. 
İşin tuhafı kulübeye baktığımızda 
Akışı değiştirecek tek bir oyuncunun olmamasıydı. 
Allah'tan savaşçı yapısıyla Aboubakar, "Buradayım" diyordu. 
Herkesin düştüğü dakikalarda o dimdik ayaktaydı. 
Ve ayağının dışıyla heyecanın sahanın ortasına bırakıverdi: 2-2. 
Evet, bunlar olabilecek şeyler. 
Her maçı alacaksın diye bir kural yok. 
Lakin son haftalarda bazı sıkıntılar olduğu gerçek. 
Acil önlem alınması gerekiyor.

Alen Markaryan / Akşam

YORUM EKLE
YORUMLAR
ŞÜKRÜ GÖKOĞLU
ŞÜKRÜ GÖKOĞLU - 1 yıl Önce

toplu savunma yapamıyoruz savunma için açil önlem alınmazsa şampiyonluk hayal

vader
vader - 1 yıl Önce

sevgili alen. aslında skoru değiştirecek adam vardı kenarda. hoca atıncı alıp hücum bölgesine gönderseydi. hiç değilse hava toplarında atınc , talisca , aboubakar ve cenk ile birlikte bir hakimiyet kurma şansımız vardı. adamlar yarma gibiydi ve ceza sahasına girmek çok mümkün değildi. ama hava topu indirilebilir veya kafa şutu ile gol aranabilirdi.

vader
vader - 1 yıl Önce

cenk , talisca , babel , q7 ve oğuzhan aynı anda sahada olunca savunma gücümüz çok düşüyor. rakip takımlar çok kolay , elini kolunu sallaya sallaya bizim ceza sahamız önüne geliyor. şenol hocanın oğuzhan ya da talisca dan birini yedek bırakıp necip ya da g. inler den birine şans vermesi lazım