Kimsesiz Çocuk Fulya

Yıllar önce amatör bir zihniyet ile yönetilen Türk futbolu yerini zengin, itibarlı ve bolca da GAZ'lı iş bilmez iş adamlarının tekeline bıraktı.
Mesele zengin olmak, ya da iş adamlarının futbol içerisinde olmamaları değil… Mesele profesyonel futbol yapısının içerisinden çıkmamaları.
Hepsi sahada ter akıtan futbolcudan daha çok anlıyor futboldan; kendince tabi. Zaten bu yüzden daha takımın başına hocayı getirmeden, parasını ödeyip geri yolluyorlar. Hatta ne olacağı belli olmayan bir yabancı oyuncuyu, yarı bonservis ücreti verip ucuza kapatmaya çalışan bile var. Hakikaten kimsenin düşünemeyeceği muazzam bir başarı...
Bu gibi durumlar sonucunda, eğer başarı gelmiyorsa, hemen dillerinden düşmeyen bir bahane mevcut; “Seneye alt yapı oyuncularımıza yönelip, genç bir takım kuracağız.
Dediklerini de yaparlar Allah için. Sezon başlamadan en az 15 genç oyuncu kampa götürülür. Kamptan da açıklamalar gelir. “Gençler bomba gibi, şu genç var ya aynı Sergen. Hatta biraz kendini zorlasın Sergen’den bile daha iyi” ( Bak sen ) Tabi bu methiyeleri alan çocuklar, haliyle artık futbolcu olmuştur. Çalışmalarına lüzum kalmamış demektir.
Peki bu çocukları A takım kampına götürmeden, her anlamda o yapıya hazır hale getirmeyi düşünen var mı? Ben söyleyeyim; yok…
Boy, kilo, adale yapısı, sprint özelliği, teknik becerisi, aile yaşantısı, okul başarısı vs. Bu durumlardan haberi olan yöneticiler var mı? Yine yok.
Peki bu çocukların, idman yapabilmek için konteynerlerde, giyinip soyunduğunu bilen yöneticiler var mı? Ben söyleyeyim; malesef var...
Yine aynı şekilde, birbirleri ile oturup idman öncesi veya sonrası eksik yönlerini geliştirebilecekleri bir Spor salonu var mı? Ben söyleyeyim; yine yok...
Zaten oyuncuların kitap okumaları için kütüphane oluşturan ya da sosyal aktivite programı hazırlayıp, oyuncuların iletişim yönünü geliştirmeye çalışan hiç yok...
Alt yapıda futbolcularının futbol oynamaya çalıştığı zeminin artık halı halini aldığını ve bu nedenle oyuncuların sakatlandığını bilen yöneticiler var mı? Ben söyleyeyim; maalesef var...
Peki yıllarca Brezilyalıdan tutunda Portekizlisine kadar milyonlarca doların sokağa atıldığını bilen yöneticilerimiz, neden bir gün bile “biz önce alt yapı tesisimizi modernize edip, buradan oyuncu yetiştirmeye başlayacağız” diyemiyorlar? Dilinin ucuyla söylemek yetmez, bu masallara karnımız tok.
İcraat lazım...
Bizler bile kendi aramızda Fulya'da maç öncesi o konteynerlerde giyinmeye utanıyorsak, o çocukların hali ne olacak? 
Bu şartlar altında hocalar görev yapıp, Türk futboluna ve Beşiktaş'a nasıl sağlıklı futbolcu yetiştirecek?
Ben Beşiktaş başkanı olsam, yurt dışından alt yapı ziyaretine bir kulüp başkanı gelse ve şu an mevcut rezil manzarayı görse; sanırım utanır yüzüne bakamazdım.
8 yılda Beşiktaş'ın kolunu kanadını kıran kişiler, lüks arabalarıyla o tesislerin bulunduğu yoldan geçerken hiç utanıyorlar mı acaba?
Hadi diyelim önceki yöneticiler bu durumu çözmedi ya da çözemedi. Peki siz yeni yönetim kurulu üyelerimiz, Fulya şu anda olduğu gibi yine kimsesizliğe mi terkedilecek? 
Merakla bekliyoruz...
Saygılar;
Kürşat ÇELİKBAŞ
YORUM EKLE