İpin Ucu Kaçmadan

 Kaybedilmiş bir Galatasaray derbisinin ardından Karabükspor'a karşı İnönü'de telafi maçı olabilirdi. Sivok ve Hilbert'in cezalı olması, sıkıntılı olan savunma hattını iyice sıkıntılı hale getirmişti. Mehmet Akgün (Mecburi) olarak sağ bek oynarken, stoperde ise uzun süredir oynatılmayan Ersan görev aldı Orta sahada ise oynatılacak mı oynatılmayacak mı diye fal açtığımız Oğuzhan, bu hafta ilk 11 deki yerini aldı. Sakatlık sonrası bir türlü fizik ve "kafa" olarak toparlanamayan Fernandes ise Necip ile birlikte  diğer orta saha olarak görev aldılar. Bu üçlü için diyebilecek tek söz yok. Beşiktaş'ın mevcut kadrosunun en ideal orta saha üçlüsü. Tabi bunu söylerken hepsinin fizik ve mental açıdan maçlara hazır olduğunu var sayarsak... Almeida takım için çok önemli bir oyuncu. Oynamadığı Galatasaray maçında neredeyse kaleye gidemedi Beşiktaş… Rakibe doğru dürüst baskı bile kuramadı, top tutamadı. Bu maçta hazır diye sahaya çıkarıldı ama bir de ne görelim hazır sandığımız Almeida meğersek sakat sakat oynatılmış. Bu nasıl bir hatadır? Sağlık ekibi oyuncuya nasıl oynar raporu verdi? Oynar raporu vermediyse, teknik heyet sakat adamı neden oynattı? Belki de 1 hafta oynamayacak oyuncu, şimdi en az 1,5 - 2 ay yok. Bu durumun yönetim tarafından hesabı sorulmalı... Karabükspor; hızlı atağa çıkan oyunculardan kurulu sağlam bir takım. Rahat yeneriz rehavetine kapıldığınız anda cezayı kesiyor.  Tıpkı 2 - 0 öne geçen Beşiktaş'a hem de 10 kişi yaptığı gibi... Mesut Bakkal, Ersun Yanal ile birlikte bu ülkede "Taktik" faulleri takımlarına uygulamayı kendilerine ilke edinip sahaya yansıtan antrenörler. Samet Hoca’nın bunu oyunculara sahada uygulamalı olarak anlatması gerekirdi. Karabükspor, yaptıkları taktik ve sert faullerle, rakip takımın direncini kırıp, hızlı adamlarıyla sonuca gidiyorlar. Tıpkı dün akşam İnönü'de olduğu gibi... Samet Hoca her geçen hafta çok önemli hatalar yapmaya başladı. Bu sadece saha içi verdiği taktik veya oyuncu tercihleri ile sınırlı değil. Sürekli oyuncularını isim vererek kötülemesi, sitem etmesi veya garip bir şekilde imalarda bulunması gibi. Ligin ilk yarısı yaratılan takım içi aile ortamı ve kazanma coşkusu, her geçen hafta yerini kaos ve karmaşık bir düzene bırakmaya başladı. Maç 2 - 0 iken Holosko'nun bir şutunu gördüm. O anda anladım ki Beşiktaş artık oyun disiplini ile oynamayı bırakmış, sahada farklı bir mantalite ile oynamaya başlamış Ersan hata yaptı ve gol yenilip 2 puan kaybına etki etti belki ama onu oyundan çıkartıp tribünlere ıslıklatmak Samet Hoca adına gecenin en vahim tablosuydu. Hadi taktik gereği çıkardı diyelim, maç kazanırken çıkan oyunculara sarılırdı Samet Hoca, Ersan'ı çıkardığında neden sarılıp moral vermedi ? Mühim olan kazanılan maçlarda oyunculara sarılıp destek olmak değil, kötü zamanlarda oyuncunun yanında yer alabilmek. Aile ortamı budur ! Beşiktaş her geçen gün kazanma coşkusunu kaybediyor. Asıl maç ve puan kaybetmekten daha önemli olan bu... İpin ucu kaçmadan buna bir çare bulmak gerek Aksi takdirde atı alan Üsküdar'ı çoktan geçmiş olacak Saygılar
 
Kürşat Çelikbaş
YORUM EKLE