İlahi Komedya

 36 gözaltının olduğu… 
Üç-dört grubun birbirine girdiği… 
Bir kişinin tribünden sahaya atıldığı… 
Kasımpaşa-G.Saray maçına; 
Anlattığım bu tribün olaylarından dolayı saha kapama cezası çıkmadı. 
Hoş! Beşiktaş’ın; 
Elazığ maçında çakmağına… 
Diyarbakır maçında davulun sıkma çubuğuna… 
Birer maç saha kapama veren bu zihniyet; 
Sahaya atılan adama mı ceza verecek! 
İlahi, ben de neler istiyorum böyle! 
İşin tuhafı ortalığın ayağa kalkması gerekirken;  
Beşiktaş yönetiminden ses bile çıkmadı. 
  
Annesine yakın olmak için özellikle İstanbul’a gelmek isteyen Tolga’yı 
Az kalsın 300 lira için almıyorduk. 
Kaderin garip bir cilvesi işte; 
Tolga Beşiktaş’a geldi ama  
Annesi Melek Hanım Trabzon’da rahmetli oldu. 
Son zamanlarda tam takım sahaya çıkamayan Beşiktaş; 
Tam takım cenazeye gidebildi. 
Ve bence yakışanı da yaptı. 
Oradan da Kasımpaşa’da maça çıktılar. 
Tolga da sahadaydı ve tribünlere takıldı gözleri. 
Beşiktaş tribünlerine asılan; 
‘Bir Melek vardı gönlü zengin’ flamasına koştu. 
Flamanın yanına iliştirilen annesinin gül yüzü ona bakıyordu. 
Çatal çatal olmuştu Tolga’nın yüreği. 
Ve kim bilir ne fırtınalar kopuyordu içinde.  
O sade bir öpücük kondurmayı tercih etti, 
Milyonlarca defa öptüğü o gül yüze. 
Ve kalesine döndü 
Fiziksel olarak kaledeydi ama zihinsel olarak annesindeydi aklı. 
Bunu bilen Beşiktaşlı futbolcular henüz 3. dakikada Almeida’nın golünden sonra Tolga’ya koştular. 
Ve belli bir sürede o bölgeden çıkamadılar. 
Daha iki gün önce Slaven Bilic’in bu konuyla ilgili sözleri aklıma geldi:  
‘Golden sonra geriye çekilmek bir hastalık. Bunu çözmemiz gerekiyor.’ 
Neyse ki kendimize çabuk geldik. 
Aynı Sivas maçındaki gibi goller kaçırdık. 
Bir türlü farkı açamadık. “Fark” yaratamadık. 
Biz fark yaratamadık ama; 
Barış Şimşek enteresan kararlarıyla daha ilk yarıda fark yarattı. 
Ceza sahası içinde kucağında topla dolaşan bir futbolcu düşünün. 
Kucağındaki o topu; 
Gol pozisyonunun içindeki Beşiktaşlı futbolcuların önüne fırlatıyor. 
Ve oyun duruyor. 
“Bariz gol pozisyonu var kardeşim” diye havaya zıplayanların arasında; 
Biz de “Çift vuruş mu, penaltı mı, kırmızı kart mı verecek” diye fikir yürütüyoruz. 
Heyecan had safhada. 
Maç hava atışıyla başlıyor iyi mi? 
Dante yaşasaymış da İlahi Komedya nasıl olurmuş görseymiş. 
Hele rakipten gelip Almeida’nın önüne düşen topa ofsayt kararı var ki; 
Durumu kurtarmak için “Faul” icat ettiler. 
Bu kaçanları ikinci yarı ararız lafları arasında ilk yarı bitti. 
Keşke o ilk yarı hiç bitmeseydi.
YORUM EKLE