Maçın şifreleri ve kırılma noktaları her zaman fark yaratabilir.Lakin dünkü maçta kırılma noktası;G.Saray’ın oyun düzenine ve oyuncularının tekmelerine bağlıydı.Kırılma bu tekmelerden gelebilirdi. G.Saraylı tekmelerin kıramadığı ayaklar, oyunun şifresini

 Maçın şifreleri ve kırılma noktaları her zaman fark yaratabilir.
Lakin dünkü maçta kırılma noktası;
G.Saray’ın oyun düzenine ve oyuncularının tekmelerine bağlıydı.
Kırılma bu tekmelerden gelebilirdi. 
G.Saraylı tekmelerin kıramadığı ayaklar, oyunun şifresini daha ilk devrede kıracaklardı, olmadı.
İlk yarı itibariyle ancak 1-0 ile yetinebildi Beşiktaş.
İkinci yarının başlamasıyla Beşiktaş’ın galibiyeti korumaya çalışması, paniklemeyi...
Panikleme de bireysel hataları getirdi.
Bireysel hatalarda Fırat Aydınus başı çekerken...
Onu maalesef Serdar ve Veli takip etti.
Organize tek atağı olmayan G.Saray;
ikramlar ve ikramiyelerle iki gol attı.
Bir haftadır söylüyoruz: “Tahriklere kapılmadan sadece işimizi yapalım” diye.
Dinletemedik.
“Her kalabalığı para olarak görmeyin” dedik.
Dinletemedik.
“Bu takıma yazık edeceksiniz” diyoruz.
Dinletemiyoruz.
Alacağımız maçı kaybetmişiz, hükmen kapıda;
Adam sahaya girmiş resim çektiriyor.
Nasıl Beşiktaşlılık bu, anlamadım!
Esasında maçın büyük resmi;
Çocuğun sahada çekildiği o küçük resimdi.