İKMALE KALDIN BİLİC!

Club Brugge 58 puanla lider.Sahasında 15 maç yenilmedi. Kötü sahasının zemininde oynamaya hazır ve maça ilgi az. Taraftarları gelmemiş... Belçika futbolunun özelliklerinden birisi prensipleri ve Sürpriz gençleri ile Avrupa futboluna piyasa yaparlar! Ancak bu karşılaşmada bütün bunları aşabilecek şansımızı kıran  Biliç'in Liverpool karşılaşması dışındaki konsantrasyon ve maç okuma yetersizliği ile Preudhomme'ün sabırlı ve taktik farkı, oyunu iyi okuyarak Beşiktaş'ı çözme yaratıcılığı! 
Sonuç bunda gizli.
Ben de de bir sıkıntı var! Maç öncesi TV.de yaptığım yorumlarda skoru dahi söyleme telapatisi!
  
İlk yarıda gayet dikkatli ve gerçek oyun anlayışını saklayan, daha çok Beşiktaşa karşı ürkek olduğu için tedbirli oynayan taraf olan Brugge, ikinci yarı başında yediği gol ile önemli bir değişime gitti. Önce kazanmak için tüm gücünü kullandı. İkincisi Preudhomme; Gedoz ve Oulare gibi iki önemli futbolcuyu alıp forveti ikileyince De Sutter ve Oularenin hava topu  ve sertlikten yılmayacak baskı anlayışı ile oyunu hızlandırıp Beşiktaşı birinci bölgeye savunma zorluğuna itti... En önemlisi kıvrak, dripling, çabukluk ve çalımları ile genç Gedoz'un getirdiği orta ve şut anlayışına, Biliç çare bulamadığı hibi açıkça izledi!
  Beşiktaş Brugge'yi eler. Bunu rahatlıkla söylerim ancak bu karşılaşmada en büyük kozu olan Attibanın yokluğunu Necip ile kapatması gerekirken orta alanda Veliyi savunma gücü olarak yalnız bıraktı. Franco, yerinde oynasa Necip-Veli ikilisi daha dayanıklı olacaktı. Demba Ba geldiği günlerdeki heves, iştah ve top rakipte iken top kapma özelliğini tamamen bıraktı bir başka futbolcu oldu. Sadece kolay pozisyon bekliyor. Fizik ve psikolojik bir güç eksikliği var. Şimdi herkes iyi düşünmeli, Sivok gibi bir kalite, tecrübe sahibi futbolcuyu listeye dahil etmemek hangi aklın yanlış buluşudur!
  Beşiktaş'ta Tolgay ve Oğuzhan orta alanda gerekli olan baskı ve savaşçı görüntüsü veren futbolcular olamazlar. İkisi aynı anda olmaz Bunun da bedelini ödedi dün gece ki sonuçla Beşiktaş.Tabii gözümüzden kaçmayan bir temel gerçek de ikinci yarı durgunluğu ve oyunun 90 dakikasını bir türlü tempo ve etkili olma, kontrol etme üstünlüğünü taşıyamayan yapı ..Açıkçası Beşiktaş 90 dakikayı gerektiği gibi oynamayı hala öğrenemedi .Bu yüzden kaybedilen puanlar ve oyundaki düşüş alışkanlık yarattı.Bir ara bunu aşmıştı ama şimdi yeniden geri gelen bir hastalık gibi skoru oyun ve etkili top kullanımı ile elde tutamıyorlar.
   Çift forvete dönen uzun ve etkili adamlarla gelen rakibinin taktik değişimine çare bulsaydı sahadan gol yemeden ayrılır ve hatta karşı ataklarda gol dahi atardı. Bu günkü şartlarda Gökhan Törenin ileri uca daha yakın oynaması şart..
   İstanbulda 8 takıma kalma başarısı Futbolumuzun önemli bir çıkışı olup Beşiktaş'la kurtarılacak tarihi zirvemiz olur. Bunun mutlaka gerçekleşmesi şarttır. Ayağımıza gelen bu fırsatı iyi kullanmak zorundayız. Biliç de dahil herkes dersine iyi çalışmalı ve akşamki kolay sanılan ilk yarı görüntüsünün tuzağına düşmemelidir. Mekanik, sade ama etkili futbolu tercih edecek rakibine gol yemeden atılacak goller turu getirecektir. Mevcut kadro bunu yapacaktır .Ancak futbolun 90 dakikalık bir oyun olup tamamı ile sonucu getiren bir oyun olarak futbolcu ve teknik kadro tarafından şartlanması gerçeği ıska geçilmemelidir. Son kez yine belirteyim. Demba Ba sorunu çözülmelidir. Sadece durarak oynama  ve penaltı atarak günü kurtarma görüntüsü bize yetmez!

YORUM EKLE