11.05.2014, 00:00

İki Efsane Bi Kestane

 Beşiktaş'ın tarihinde, taraftarlar üç futbolcu için yönetimlere adeta yalvardı.
-Pascal Nouma-

Beşiktaş’tan ayrıldıktan sonra, Marsilya’ya gitti. Tribünler, Kamerun asıllı Fransız’ı hiç ama hiç unutmadı. 
Kötü bir hastalıkla boğuşurken, doktorların, artık futbol oynayamaz dediği Nouma için, taraftarlar Beşiktaş yönetimine giderek, oyuncunun Beşiktaş’a dönmesini resmen istedi.

Yönetim sağlık sorunlarını gerekçe göstererek bu isteği reddetti. Çarşı ısrar etti… 
Dönemin sağlık kurulu başkanı Mete Düren, Nouma’nın sağlık raporlarını Fransa’dan istedi. Sonuç tam bir trajediydi.

Ensesinde çıkan bir Ur, kanserojen mikrop içeriyordu ve Kemoterapi  tedavisi görüyordu. Futbola dönmesi söz konusu bile değildi.
Mete Düren, elindeki raporu, Beşiktaşlı taraftarlara göstererek “Adam ölüyor, siz transfer edin diyorsunuz bu mümkün değil ” diyerek transferin imkansız olduğunu gözler önüne serdi.
Taraftarların tavrı bir an bile değişmedi. 
Beşiktaş yönetiminin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek Pascal Nouma’yı transfer edemeyiz demesi üzerine Çarşı resti çekti. 
“Adam hasta ve ölüyor diyorsunuz, ölecekse burada ölsün” diyerek yönetimi şok etti.
Pascal Nouma, Beşiktaş’tan ayrıldıktan tam bir yıl sonra taraftarın yoğun isteği ile siyah beyazlı takıma geri döndü. Havaalanı, Hava alanı olalı böyle bir karşılamayı belki de hiç görmemişti.

Beşiktaş sevgisi onu hayata bağladı. İstanbul'a döndükten 4 ay sonra tamamen iyileşti.Her seferinde gözleri dolarak “Ölürsem beni İnönü’ye gömün” demesi bu nedenledir.
Fenerbahçe’ye attığı golden sonra elini şortun içine soktu diye süresiz kadro dışı bırakıldı ve Beşiktaş'tan gönderildi.
-Ricardo Quaresma-

Şampiyonlar Ligi'nde Beşiktaş ile eşleşen Porto, Beşiktaş’ı, İnönü Stadı'nda 1-0, Portekiz'de ise 2-0 mağlup etmişti. Porto'nun o dönemde Beşiktaş'a attığı toplam 3 golün 2'sini Ricardo Quaresma kaydetmişti.
4 Ekim 2007’de İstanbul İnönü Stadında golsüz devam eden maçın son dakikasında sahneye çıkan Quaresma Porto’yu Beşiktaş karşısında 1-0 öne geçirdi…

Maçın bitmesiyle, İnönü stadı bir anda Quaresma sesleriyle inlemeye başladı. Önce formasını sonra konçlarını, kramponunu tribünlere fırlattı.

Ne Portolu ne Beşiktaşlı oyuncular, kimse ne olduğunu anlamamıştı ama Beşiktaş taraftarı Portekizliye ilk görüşte resmen aşık olmuş gibiydi.
Siyah Beyazlılar o yılın sonunda Lig ve Kupa Şampiyonu olarak önemli bir başarıya imza attı. Çarşı, İstanbul Kuruçeşme Arena’da "Çarşı Sabaha Karşı" adıyla şampiyonluk kutlaması düzenledi... 

Beşiktaşlı taraftarlar, yazarlar, sanatçılar, sporcular herkes oradaydı.

Son olarak dönemim başkanı Yıldırım Demirören alana geldi. Konuşma yapmak için sahneye çıktı ama konuşamadı. Orada bulunan binlerce Beşiktaş taraftarı bir anda Quaresma diye tezahürata başladı.

Demirören’in ağzından “Tamam” kelimesi ilk kez orada çıktı ve Quaresma ismi Beşiktaş ile anılmaya başlandı.
Transfer süreci eşine az rastlanır cinstendi. Beşiktaş yönetiminin bir ara transferi gerçekleştiremediği yönündeki haberler üzerine, sürekli olarak geleceğini söyleyen ben bile tehditler aldım.

Evimi ateşe veririm, Kulübü yakarım diyerek ağlayanları gördüm. 
Nihayet 13 Haziran 2010'da Beşiktaş'a transfer olduğu Borsaya bildirildi. Ricardo Quaresma Beşiktaş’a taraftar baskısıyla getirilmiş ikinci futbolcusu olarak tarihe geçti.

Yaptıkları, yapmadıkları tartışılır seveni de sevmeyeni de vardır ancak gelişiyle, İmza töreniyle, Beşiktaş tarihinin satır başlarından biri olduğu tartışılmaz.
Hakkında ortaya atılan çeşitli iddialar sonrası süresiz kadro dışı bırakıldı ve Beşiktaş'tan gönderildi.

-Dany Nounkeu-
Nerden geldiği, niçin geldiği ve nereye gideceği, Beşiktaşlıların umurunda bile olmayan Kamerunlu…
Beşiktaş taraftarının dünya üzerinde sevmediği belki de tek siyah… 
Taraftarlar yönetime tarihinde üçüncü defa ama bu kez “Almayın” diye yalvardı. 

Geldiği takım olan Galatasaray'a karşı icat ettiğ penaltıyla Beşiktaş'ı yaktı.

Son iki hafta öncesi kriz çıkarıp yabancıları ayaklandırdı. Beşiktaş'ı stopersiz bıraktı.

Taraftara karşı, ona güvenen Biliç ve Özen'i sattı.

En azından İki hafta daha idare edip, onu bari kadro dışı bırakmasaydınız. 

Kimse, "Nerede ulan bu?" diye sormazdı.
Hiç olmazsa Dany, Beşiktaş yönetimleri tarafından kadro dışı bırakılma şerefine nail olmasaydı.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@