Son başkanlık seçimini uzak ara kazanan, son mali genel kurulda, bütçesi yüzde yüz onay alan ve son tadil kongresinde, tartışma yaratan yeni tüzüğü, 68 maddesiyle kabul ettirmeyi başaran Fikret Orman... 
Genel kurul, ısrarla  kendisine şu mesajı veriyor.
1-Hesap sor!2-Şeffaf ol!3-Rahat ol!
Kimileri için "Geçmiş, adı üzerinde Geçmiş" olabilir ama "Acı veriyorsa geçmiş, Geçmemiş" demektir.
Belli ki camia, geçmişte yapılan yanlışların ortaya çıkmasını, bir daha o yanlışların yaşanmamasını, geçmişle hesaplaşılarak tertemiz bir sayfa açılmasını istiyor.

Kısacası bir önceki döneminin tüm izlerinin silinmesini talep ediyor.
1 yıllık süreçte yeni yönetim ve ekipte bazı çözülmeler oldu. 
Altınsay, Cem Bilge, İsmet Berkan, Adnan Dalgakıran ve son olarak Tamer Kıran sessiz sedasız istifa ederken, Levent Erdoğan ise açıklamalarıyla adeta öfkesini istifra edip, yönetim kurulu üyeliğinden intihar etti. 
Şimdi 2 Haziran'da yeni bir secim var ve Başkan Orman, büyük olasılıkla yine tek aday.
Artık gerçek bir sistem kurabilmek adına ne kongre dengelerine, ne de kongre farelerine ihtiyacı var!
***

Önder Özen?

Ne garip; Beşiktaş'ta futbolun başına bir  futbol adamı getirilecek olması bile taraftarlarda sevinç yaratıyor.
"İşe göre adam değil, adama göre iş" mantığının alıp başını gittiği, herkesin bir köşeye çöreklendiği yerde, futbol direktörlüğü için, bir futbol adamıyla anlaşılması bile olumlu bir gelişme olarak algılanıyor. 
Bir dönem Fenerbahçe'de Zico'nun yardımcılığını yapan Önder Özen'i çoğumuz Televizyon ekranından tanıyoruz. 
Önder Özen'i  çok iyi bir isimmiş gibi algılamamızın altında, biraz da bu gerçek yatıyor. Sanırım bu gerçeğin altında da, onu hiç tanımıyor olmamız!
Evet. Hiç tanımıyoruz çünkü Beşiktaş'ta bir mazisi yok. En büyük avantajı da bence bu… Tanımıyoruz ve "Ya tutarsa" diye heyecan yapıyoruz. 
Mesela kendisi Beşiktaş'ta yıllarca top koşturmuş, kaptanlık yapmış ya da bir şekilde bu formayı sırtına  geçirmiş biri olsa, şu dakikaya kadar kulaktan dolma bir çok ithamla yerin dibine sokmuştuk onu.
 "Ulan bu adam 38 sene önce Fener'e bi gol atmıştı ama tribüne koşmamıştı, siz bilmezsiniz  ne sinsidir buuu" Gibilerinden mesela!

Beşiktaş'ın geçmiş ve gelecekteki başarılarının altında gelenekçi kültür yapısından kopmadan çağdaş düşünce yapısının temel olduğuna inananlardanım. 
Bu bağlamda TV'den ya da NTV 'den bir yorumcuyu transfer edecek olsam, bu isim öncelikle Metin Tekin olurdu. Fakat Önder Özen'e de itirazım yok. Mehmet Demirkol olmasın da sorun yok. En azından paralı bir iş adamı değil, birçok yönüyle futbol adamı.
***
DAVETSİZ MİSAFİR

Son olarak tabi ki de İbrahim Yazıcı...
2 Ay önce Besiktas.FM ofisinde ansızın  kapı açıldı. Bir baktım karşımda İbrahim Yazıcı! 
Bahsetmişler de, geçerken uğrayıp bir göreyim demiş. Tabi biz şaşkınız.
Biraz anlattım yayın formatımızı, burada ne yaptığımızı...  Hoşuna gitti. "İyiymiş yahu bu" dedi. 
Bende kendisine Bursaspor TV'nin gayet iyi gittiğini söylediğimde tebessüm etti. 
İlk kez karşılaştığımızdan ve de çok ortak yanımız olmadığından bir kaç cümlenin ardından tıkandık. Bende aklıma gelen ilk soruyu sordum... 
-Beşiktaş'la bu husumet ne zaman biter başkan?
"Bitecek merak etme, biraz zamanı var" dedi.
Bugün anladım ki bazı şeyler sözde olmuyor. Bazen iki taraf arasında bir köprü kurabilmek için önce ölmek gerekiyor!
Başın sağ olsun Bursaspor.
Mekânın Cennet Olsun davetsiz misafir...
Şampiyonlukların ve küme düşmelerin ise canı Cehenneme…