Hakem ve Lig

Öncelikle yıllardır alıştığımız ve futbolumuzda boşluğu dolmayacak olan İlhan Cavcav ağabeyimizin vefatı nedeniyle ailesine ve Gençlerbirliği ile Türk futboluna baş sağlığı diliyorum. Sonra da iki önemli yaşanmış sıkıntıdan bahsetmek istiyorum. Son haftalarda sonuçlara ve oyunun gidişine etki eden hakemlerimizin tedirgin düdükleri ile verdikleri kararlar ve sonra da Beşiktaş'ın öteki takımlara verdiği sıkıntıdan! Çünkü Beşiktaş iki deplasmanı alarak yeniden liderliği aldı. Diğer büyüklerin sıkıldığını görmemek olası değil. Galatasaray Karabük'e yenilirken verilen haksız penaltı konuşuldu ve daha sonra da Başak şehir sezonun en ürkek futbolu ile Fenerbahçe'ye haklı yenildi. Öylesine baskı vardı ki sahada. Özellikle Bülent hocaya yapılan baskı ve Fenerbahçe seyircisinin kazandırma çılgınlığı 90 dakikaya damgasını vurdu. Aynı zamanda Alanyaspordan sonra Gaziantepspor ve Bursasporda teknik adam kıyımı ile hazan yaprakları dökülmeye başladı! 

En çok Cüneyt Çakır'ın futbolcuya topun koluna çarpıp çarpmadığını gündeme getirmek gereksizliği  saha içi diyaloğu büyütme ve gelecek içinde yeni senaryolara çanak açan yorumlara neden olacak gibi!

Herkesin geri dönüşü olmayan puan kavgasında en başarılı takım Antalyaspor ve teknik adam olarak ta Rıza Çalımbay'ın çıkışı daha çok konuşulmalıdır..

Beşiktaş bundan sonra bana göre hala transfer söylemleri yerine yakaladığı liderliği nasıl bırakmaz onu planlamalıdır. Çünkü önünde sadece üç önemli rakip vardır şampiyonluk yarışında.. Fenerbahçe,Galatasaray ve Başakşehirspor. Ötekileri küçümsediğim sanılmasın. Tam tersi önemsiyorum ama bu karşılaşmaları kazanacak Beşiktaş ligin şampiyonu olur. Son haftalarda ki bu son Alanyaspor karşısında Quaresma takımın yıldızı olup asist ve ortaları ile gollerin sayısını arttıran futbolcuydu. Ayrıca Babel ve Talisca da ortaya çıkarken Fabrinin nizami kurtarışına düdük çalan hakem Alper Ulusoy ligimizde hafif kaldı!

Biz ülke olarak bizzat eski hakemlerin yıllardır ağır yorumları sonucu futbol yerine sürekli sonuçlara dayalı bir fanatizm yarattık! Tek bir düdük hatalı çalınsa dahi "ki çalınır!" Dünyayı hakemin başına yıktık. Ekranlar bunu en iyi yapan, sallayan kişilerin hegemonyasına girdi!Vurun topa yerine vurun hakeme liginde en iyi olan yine sessiz ve oturmuş görüntüsü ile Beşiktaş..

Gökhan Gönül mutlaka dinlendirilmelidir. Çünkü aynı yere gelen en küçük bir darbe ile oyundan çıkmak zorunda kalıyor ve bu durum onu yıpratıyor. En az iki hafta dinlense kıyamet kopmaz! Mitroviç alışsın diye Oğuzhan ve oyundan çıkartılıp başarılı Tosiç ve Adrianonun yer değiştirmesi bana göre lüks. Özellikle orta alanın soluna geçen maçta gönderilen Beck denemesi fantezi sayılmalıdır. Bu tutum bazen futbolcunun öz güvenini sarsar ve oyun anlayışına zararlı olabilir. Beşiktaşlı futbolcular ligin ilk yarısından daha organize oynama arzusunda. Bunu dışarıdan böyle görerek Şenol hocaya hatırlatmak isterim.

Cenk sakatlanmasa dün gece en az iki gol daha atabilirdi. Talisca gizli forvet olarak Cenk'in arkasında ki boşluğu klas şut ve hava topları ile daha çok değerlendirip sürpriz golcü olabilir.

Bizim ligimiz her zaman üç büyüklerin ligidir. Yıllarca yanlı düdüklerin ,sosyal ve psikolojik baskılar sonucu çalındığı ligimizde son haftalarda üç büyüklerin arasına girmesi ve yöneticilerin sert beyanları tribünleri ve kulüp yandaşlarını çok germektedir. Federasyon başkanının dahi bunlara yanıt verme zorunluğu yöneticilere ağır ceza yolu hakemlerin sırat köprüsünden geçeceği dar boğazlar yaratmıştır. Diğer futbol ülkelerinde de hakemler çok hata yapıyorlar ama bu sansasyon olmuyor. Orada kalıyor .Bizim ekranlarımızı meslektaşlarını küçük düşüren sözde espriler ve sataşmalarla ağır eleştirenler biraz da piyasada dolaşan ayakçılara baksınlar! Ülkemiz sıradan yabancı cenneti oldu! Teknik adamlar bunlara ve futbolculara dayalı düzene teslim. Hegemonya kurdular ve iki üç aylığına futbolcu ile  teknik adam peşinde koşulan zihniyet hortladı. Beşiktaş bunları durduracak bir örnek sergilemelidir ve Şenol Güneş'te buna destek vermelidir. Çünkü meslektaşları arasında ayrım yapan ve belli bazı  menajerlerin kurdukları takımlara teslim olanların ligleri oynanır oldu. Genç futbolcular ve araştırmacı işsiz arkadaşlar da bu ortama özenip ortalıkta kulüp ararken kalabiliyorlar. Doğrusu üzülüyor ve konuya ilgi duyulmamasına şaşırıyorum. Bu şartlarda Beşiktaşa düşen kendi gücünü iyi kullanıp takımı kadro olarak şişirmeyerek örnek olmasıdır. Kısacası iki üç aylığına bu kadar paraların dönmesi ve futbolcuların ticari anlamda kadrolara dahil edilmesi futbol adına biraz hedef saptırma olur!

Adnan Dinçer / Kartalbakışı
YORUM EKLE