Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi kâbusu ve üst üste mağlubiyet serisi ne yazık ki dün de devam etti. Her Devler Ligi maçında olduğu gibi aslında karşılaşmaya iyi başlayan, kazanma arzusunu gösteren bir Beşiktaş gördük.

Ajax'tan öğrenilecekler  

Şunu da vurgulayalım: Ajax gerek Şampiyonlar Ligi’nin gerekse de bu sezon Hollanda liginin tartışmasız en formda ekibi. Kendi liglerinde 41 gol atıp sadece 2 gol yediler. Şampiyonlar Ligi’nde 1 puan dahi yitirmediler. Böyle bir rakipten öğrenilecek çok şey var. Milyonlarca Euro harcayıp kurulmuş bir takım değil. Ancak puan olarak hiçbir iddiası olmamasına rağmen büyük bir oyun disiplini, yardımlaşma, kolektif uyum, tempo ve baskı hep var.

Şampiyonlar Liginde böylesi görülmedi, 4 yıl sonra...Şampiyonlar Ligi'nde böylesi görülmedi, 4 yıl sonra...

Profesyonellik düşük 

Bizde genellikle futbol hep sonuçlar ve isimler üzerinden değerlen diriliyor. Açıkçası ben Süper Lig’deki hiçbir takımın Oyuncularının saha dışında tesislerde Ajax’lı futbolcuların yarısı kadar bile zaman harcadığına inanmıyorum. Fark burada. Dünya kadar para verdiğin maaşlı oyuncuyu çalıştıramıyorsun. Toplantı yapıyorsun, oyuncu sıkılıyor. Ağır antrenman yüklüyorsun, şikayet ediyor. Uzun lafın kısası profesyonellik düzeyimiz her şeyden önce çok alt seviyede ve ülkemize gelen yabancı oyuncular da bu durumdan etkilenip geriye gidiyorlar.

Larin 2.'yi atmalıydı  

Dünkü maça dönersek ilk yarı iyi oynayan ve 1-0 öne geçen Beşiktaş artık bu seviyede Larin ile yakaladığı 2. gol şansı da değerlendirmeliydi. Golcü Haller’i de 2. yarı ile birlikte oyuna sokan Ajax üstün futbolu ile kendisine galibiyeti getirecek skora ulaştı ve istediğini alarak İstanbul’dan ayrıldı.

Gol yiyene kadar hep iyi 

Dikkat edin, Beşiktaş son periyotta kalesinde golü görene kadar iyi futbol oynuyor. Ancak yediği gollerin ardından oyun anlayışı ve saha içi disiplini eksiliyor ve bu durum sonuçlara da olumsuz yansıyor. Skor ne olursa olsun aynı kararlılıkta ve ciddiyetle oynamak kesinlikle şart. (GÜNTEKİN ONAY - HÜRRİYET)