Gündoğdu uyandık

 Perşembe akşamı yaşanan travmanın

Dün geceki maçla kategorisel bir bağı olmadığını
Topçulara anlatıldığını umaraktan,
Maça saatler kala Tolga’nın sakatlanma haberi açıklandığında
Acaba kaç kişinin benim gibi düşündüğünü merak ederekten,
Şenol Güneş’in 6 puan gibi muazzam bir fark avantajının
İleriye dönük artılarını mutlaka bildiğini düşünerekten,
Gaza gelmeden ve ne yaptığını bilen bir üslupla
Topçulardan full konsantre olmasını bekleyerekten,
Tribün gibi kalabalık bir ortamda seyre başladık maçı.

Daha ikinci dakikada 3 kornerlik yüksek tempoya yakalandık
'Ne oluyoruz' demeye kalmadı ki

Dördüncü dakikada Muslera hünerlerini göstermeye başlamıştı bile
20. dakikaya geldiğimizde Galatasaray olası bir doğal afette
Hareketlenmeyi bekleyen yerküre gibiydi
Öyle durağandılar ki koordine olarak orta sahayı geçemediler bile
Anlayın gayri
Bir ara İsmail'in ceza alanlarını karıştırdığını zannettiğimizde
O Muslera ile karşı karşıya kalmıştı bile
Tıkladı ama adam elleriyle tutamadığını ayaklarıyla tutuyor inanın.
Sahili döven tusunami gibi
Dalga dalga gelen Beşiktaş atakları bir türlü bitmiyordu
Biten tek şey gol atamadığımız ilk yarıydı.
İlk yarı kornerle başlamıştı, ikinci yarı gollerle.
Hatalar zincirinde önce Galatasaray golü buldu.
Kameralar Günay’ın üzüntüsüne kilitlenmişken
Gomez hem Beşiktaş’a hayat verdi
Hem de o hayat öpücüğünü Günay’ın yanaklarına konduruverdi: 1-1
Sonra yine şahlandı Beşiktaş
Quaresma-Gökhan Töre değişikliğinde
Yıllar evvel İtalya Milli Takımı’nda oyuna girer girmez gol atan Schillaci aklıma geldi.
Olur mu olur diye düşünürken
O ışık hızıyla topun gelişine yapıştırıverdi: 2-1
Futbol adaletinin ufaktan gülüşünü yakalamıştık.
Kahkaha atmasa da yakalamıştık.
Bu kadar üstün oynadığımız maçın puan kaybıyla bitmesini inanın hazmedemezdim.
Artık şampiyonluk yolu iki şeride düştü.
Teşekkürler çocuklar.
Azminiz ve temiz futbolunuz için
Tribünlerin de dediği gibi
"Gün doğru hep uyandık!"

YORUM EKLE