Zincire Vurulmuş Emekler!

Adnan Dinçer Kartalbakisi.com için yazdı...

Zincire Vurulmuş Emekler!
Merhaba! 
Yine beraberiz. O kadar çok futbol adına oynaşan var ki sadece sahadaki başarı için yarıştığımızı sandığımız bir alemde işin üreticisi, yapımcısı ve hatta devrimcisi olsanız da birileri çıkıp orada "BEN" diyor. 
 
Egosunu üstün kazanma yerine üste tırmanma adına kullandığı için bayrak direğinin tepesinde iken görüş alanı genişlediğinden tedbiri unutup tepe taklak oluyor!. 
 
Evet oluyorlar ama verdikleri zarar en çok ona yanlışlarını uygarca hatırlatanlara oluyor .Bu bazen emek verdiğiniz bazen de rakibiniz ve bir çok kez de hainlerin uyanıklıklarından oluyor... 
 
Oysa hayatta her şey topluma yapılır ve içinde olduğunuz için kendinize de büyük Onur ve pay kalır. Bu arada alçakları göremezsiniz. Onlar size detay olur. İşte tehlike buradadır. 
 
Bütün olayların gerçeğinde bu detay ve benzeşimleri görürsünüz. Hani bizim aklı selim sahibi olan Kartalımızı dahi bazen uçuranların unuttukları minik bir detay vardır karıncadan. 
 
Kartal yükseldikçe karıncayı göremez ama karınca olarak ben seni görürüm der minik karınca. Bu önemli hatırlatma çoğu kez askıda kalır. Bu ülke futbolda averaj takımıyken bunu giderecek tek gerçek yine kendi insanımız oldu. 
 
Futbolu bırakıp anlı şanlı hatırlananların çok azı gelişmesi için pek yormadılar kendilerini ancak buna teşhis koyan büyük ve idealist kişiler ölüm pahasına  çalıştılar ve 6-0 lar ile 8-0 lardan futbolumuzu kurtarmaya karar verdiler .
 
Bu devrim Beşiktaşta başladı. Bu devrim Süleyman Sebalardan Ziya, Rıza, Fuat, Haluk, Tuğrul, Ercan, Sergen, Feyyaz, Ali, Süleyman ve diğerlerini yarattı. Fabrikanın başarısı Miliç, Gordon Milne, Stankoviç gibi teknik adamları tarihe yazdı. Bu başarılar Hamdi Serpil Tüzün ve ekibini tanıttı. 
 
Ne oldu Onların ucuz ama emek dolu başarılarına karşı kurulan rekabetlerin sonucunda futbolumuz doğru oynanmaya başlayınca Terimler, Denizliler kazanıldı. Tüm Türkiye genç futbolcu ve onları araya serpiştiren bir iki mütevazi yabancı ve şampiyonlukları unutulmaz zaferlere alışan öz güvenli takım ve Ulusal başarılar yarattı. 
 
Sonra bir den tavandan tabana çöktük. Zira başarıya sahip çıkma kavgaları ve taklitçileri yer kapma çekişmesi farklı yapılar oluşturdu! Devrimci sadık ve ateşli Beşiktaş taraftarı mahzun bırakıldı. Çöküş ve kirlilikler, sen ben çekişmeleri biraz da lobileşerek karşıt oldu ve acımasızlık rekabet kirlilikleri getirince mahkemelik olan futbolumuz dünya karşısında saha dışına çıktı. 
 
Son gelinen noktada İmparator sonun başına döndü ve İzlanda gibi topu topu 500 aileden oluşan bir Ülkeye kötü yenildik.Yani geleceğimizi kaybettiğimiz Avrupa şampiyonaları, Dünya kupaları umudunu daha işin başında neredeyse tehlikeye soktuk. 
 
Asıl görülen tehlike bizim futbol oynamadığımız gerçeğinin netleşmesidir. İzlanda koşuyor baskı yapıyor diri ve çabuk algısı, yüksek amatör ruhla oynadığı futbolla bizim şövalyeleri (!) kıstırıp işi farklı yenerek bitiriyorlar...  
 
Ayağına gelen topu yanına veremeyen ,ikili mücadelede yetersiz  baskı organizasyonunda takım gerçeğinden uzak olan Millilerimiz bizleri çağın gerisine düşürüyorlar. Nedeni ise çok basit artık paraya dökülen ve saha dışına taşmış kavgalar heyecanımızı bitirdi. 
 
Sahada ki ciddiyeti unuttuk. Olanların yerine gelen genç, eğitimi yetersiz, üst düzey eğitimcileri emekli edenler torpilli ve yarım yamalak görüntüleriyle güzel ortamda bir şey veremiyorlar. Çünkü yabancı futbolcuların kalitelisine değil olmasına ve transfer paralarının dönmesine uygun bir piyasa türedi. 
 
Aracılara teslim olundu. Herkes futbolu küçümsedi ve bildiğini sandı. Şimdi uyarı ve alarm sürecindeyiz. Yokuz yok futbolda yokuz... 
 
Elveda! 
Bir kaç gurup ve doğru hamleler destek görmüyor. Söylüyorum, yazıyorum ama bu arada kırk yıllık gazetedeki köşemden de ayrılmak zorunda kalıyorum! (Cumhuriyet) Neler döndü anlamak olası değil. Alıştım haksızlığa ve ayıba ama kırk yıl karşılıksız mücadeleme ihanet edilmesi ve arkadan vurulmak çok acı geldi doğrusu bana. Ben bir Cumhuriyet adamıyım ve ülkem için canımı veririm ama Cumhuriyetim beni vurdu!
 
Hepimiz kendimize her anlamda yeniden sabırlı bir ciddiyete yönelerek çeki düzen verip açıklarımızı kapatacak çalışmalara girip sabır göstermeli ve bu kaostan çıkmalıyız aksi halde Edirneden dışarı çıkmaya gerek kalmaz. 
 
Metafizik yapılara yönelip futbolu düzeltemeyiz. 
 
Temelden eğitip öğrenmek ve öğretmek lazım. 
 
Kimlere gençlerimize! 
Kimlerle işi bilen eğitimcilerle! 
 
Taşıma suyu veya laf ebeliği ile adam harcayarak başarıyı getiremeyiz.
 
Adnan Dinçer 
YORUM EKLE
YORUMLAR
1903
1903 - 4 yıl Önce

Serpil Hoca ile beraber emeğiniz çok o muhteşem kadroda Adnan Hocam.Şimdiki sosyete şaklabanları futbolcuyuz ayağına hak etmedikleri milyonları eziyorlar.

durukan
durukan - 4 yıl Önce

adnan abim gunes hiç bir zaman balçikla sivanmazmis ama bazi gerçeklerde gizlenmezmis
plani projesi olmayan bir turkiye futbol fedarasyonu ve çesitli dolaplarla bazi takimlarin cezasini onamayan yok sayan bi federasyonmu proje sunacak hiç sanmam basarisizligin adresi birincisi fedarasyon ikinciside teknik heheyttir hadi koçum hadi aslanimla maç kazanilmaz bir sablonu bile yoktuki kazansin milli takim adam yeni dedi ama geçen milli takima sadece yama yapilmis yenilenen bir sey yoktu ve hatta takimlarinda harikalar yaratan oyuncular milli takima bile alinmadi bunuda goren o kadar futbol seven gormustur bu ulkede sirtindan biçaklanan ilk siz degilsiniz ve adamcilikla hakki hakka veren ahlak yoksunu yoneticiler oldukça daha çoook sirtindan biçaklanan olacaktir