Yürek Ve Beyin!

Adnan Dinçer kaleme aldı.

Yürek Ve Beyin!
Artık Futbol kendi evlatlarını yiyor!Şaşırmayın. Kulüplerin en özellikli gücü yandaşı olan taraftarlarıdır. Kulüpler onlar için vardır. 
 
Taraftarlık özellik taşır.Onların varlıklarını medyada ve her türlü yayın organları ile söylemlerde saygıyla anmak mecburiyeti vardır. Son zamanlarda spor psikolojisinden nasibini almamışların eline düşen futbol; idare olarak ta sınıfta kalınca kaos dediğimiz rezillikler ortaya çıktı. 
 
Kimileri acele yer kapmak, kimileri de çıkar için ortalığı kirleterek elindeki malı(!) Pazarlamakla meşgul. 
 
Bu öyle bir çıkar ki masum taraftara takdim edilme ve kabul sınır dışı edilmiş adeta! Adam işi kovalıyor, sözde yönetici kovalıyor ve sözde çıkarcı medya hovardalarını kovalıyor! Bulunca manşetten iki yazı işte pazar açıld! Yahu futbol takımı önce kurumun malıdır. Kurum kamuya mal olmuş ciddiyet ister. Oraya bir başkan ve yönetici lazım diye getirilenlere değil. Gelenlere ince yağlarla yaklaşanlar bir süre sonra futbolcu adı verir daha sonra teknik adam ve en sonra da takım yaparlar. 
 
Taraftar ve tribünlere dayatmadır bu. Olman için taraftar lazım! Beşiktaş kendini inkar etti. Bir sosyal olgu olan ve topluma ilaç olacak dürtüleri belgelendiren Çarşı önce dövüldü, sona itildi ve daha sonra da mahkemelere düştü. Oysa kuranlar ve destekleyenler kendi iktidarları için yuhalattığı başkanı unuttular! Sonra da timsah göz yaşı döküp sonuçta da adını koydukları bir lig sezonuna gelip sahip çıktılar. "Allah hepimizi af etsin" 
 
Yürek başka beyin başka yerlerde buluştu. Ama balık hafızasına yatanların artık unutulmaz serüvenleri takip ediliyor. Nasıl mı! Dünkü önemli bir gecede tribünlerin boş oluşundan. Koskoca Beşiktaş belki de lider olacağı bir serüvene girerken hem de umutlu iken Olimpiyat stadı bomboştu çünkü taraftarı oluşturan gerçeğin kolu kanadı kırık ve sınırsız haksızlıkların ölçüsü çoktu. Dikkat ederseniz medyada artık köşe yazarları spor yazmaya başladı ve yetmedi şimdi magazinciler futbol adamlarını kovdurup yerlerini alıyorlar. Son yıllarda zorla ve büyük desteklerle hak yenilerek topluma futbol adamı yaptırılan bir kaç kişiden başka kimse futbolu konuşamıyor. 
 
Sahadaki oyunu yorumlayan sayısı azaltıldı. Ali Baba ve kırk haramiler gibi futbola çökenler kısa  yolu da buluyorlar. Temas ve talepleri o kadar kolay yerine geliyor ki bir telefonla kırk yıllık futbol kariyerlerini çalıştırmıyorlar, yazdırmıyorlar, konuşturmuyorlar ve hatta yer ile yeksan ediyorlar! 
 
O zaman futbol konuşulmayan, Kavga edilen, küstürülen, dayatma ile futbol köşeleri işgal edilen ve teknik adamların elinden kalemlerini de alan işe adam getirme kollayıcılığı sonucu bu kadar olur! İşte tribünler bomboş hala  "3F" felsefesi taşıyan goygoycuların gördüklerini dahi yorumlamamaları fiyasko ve ihanet değil de nedir? 
 
Körler Futbol diyarının Futbola ilgisi bu kadar olur! Siz yaptınız bunu şimdi başka nedenlere pusula icat etmeyin.Yön bulamazsınız. Hiç hayatınızda iki saat takım antrenmanı yaptırdınız mı veya yaptınız mı? Ya da belki de hiç TAÇ atışı yapmadınız! Futbol karmaşığını basite indirgemeniz için fırınlarca ekmek yemeniz gerekli Benim hayatım kısa pantalonluları adam etmekle geçti (Yine kendimden bahsettim tüh!) Onları alkışladınız. 
 
İki kez biten futbola heyecan getiren devrimlerin adamı oldum ama kusurum içki masaları veya sahte lobilere yanaşmamam oldu. Bilerek yaptım toplum kendini görsün ve gerçeği yakalasın diye. Bu başarı ve heves getirdi bir çok kişiye. Şimdi gel gör ki imalat yapılan fabrika gibi işe bakanlar futbolu nikelaj mantığı ile sürdürmeye ve Endüstriyel yanı ile çıkarı kovalamaya başladı. Onu da beceremediler çünkü matematikleri zayıf. Battılar. Arsen Wengerleri, Alex Fergusonları önemsemediler. Sadece yalakalık  olsun örnekleri verdiler. 
 
Yıkamadığınız kişilerin başına etiket olarak siyasi argüman veya iftira etiketleri takarak gizli telefonlarla işini bozdurup tribünlerden bağırtılan amigolar yarattınız. Şimdi silah ters tepti .Bu kez de mahkemelere düşen futbolumuzun tutulacak yanını arıyorsunuz. Bu tahribata Artık aslanlar, kaplanlar veya imparatorlar veya Yeşilçam yıldızları yetmeyecek. Bu arada belki laf ebeliği yapan futbol yerine magazinsel cıvıklık yazan yorumcularını köşelere taşıyıp tiraj arttırma veya tribüne taraftar çekme girişimleri geçersiz oldu. Statlar yeni ama zeminler kötü(!) 
 
Tribünler bomboş.çekirdek taraftar küsmüş veya dışlanmış maçlar küfürsüz seyredilmiyor. Cezalar gani hatta bir takım kişiler maç izlerken öteki takım taraftarları sahaya alınmıyor! Profesyonel yönetme anlayışı bitmiş! Avrupa devlerinin tribünleri dolu. 
 
Futbol oynayacaksınız ve kurumsal kulüp  olacaksınız ve kulüpler yasası ile haddinizi tayin edeceksiniz zira 70 yıllık başkanlar bu ülkenin teknik adamlarının kafasını kopartmaktan bıkmadı ve  hiç tepki almadı. Kimden mi? En azından harcanan teknik adamların kuruluşundan!
 
Sonuç: Gelin futbola tüm gerçekleri ile dönüp baştan dersimizi iyi çalışarak yola girelim. Önce yönetenlerin birleşmesi lazım .Ne dersiniz?
YORUM EKLE