Yorgun ustalar

Beşiktaş-Antalyaspor karşılaşmasını Milliyet gazetesi yazarı Atilla Gökçe kaleme aldı...

 Skor tabelasına takılmayın... Beşiktaş yine pas, dripling, yardımlaşma ve gol pozisyonu ile adeta gösteri yaptı. Antalyaspor da aynı biçimde karşılık verince keyifli, heyecan yaratan bir maç izledik. Futbolda her şeyin mükemmelini arayıp her takımdan Barcelona, Bayern, Real ya da Paris St.Germain örneklerini bekleyenler belki hayal kırıklığı yaşıyor. Olabilir. Ama yine de oynanan oyuna saygı duymak gerekiyor.

Beşiktaş geçen hafta çıktığı Karadeniz seferinden kayıpsız 6 puanla dönünce futbolculara bir özgüven gelmiş. Rahatlamışlar. Bu arada fiziksel bir düşme de söz konusu. Bu yorgun haftayı göreceli olarak daha yavaş bir oyunla geçmeleri anlaşılabilir bir durum. Maça ısınırken sakatlık geçiren kaleci Tolga, yerini Boyko’ya bıraktı. Şenol Güneş’in son anda Alexis’i kulübeye çekip Trabzon maçında başarıyla oynayan Necip’i oyuna sürmesi ise sürpriz sayılmazdı. Boyko da Necip de iyi bir maç çıkardılar.
Beşiktaş’ın attığı gol, Oğuzhan ve Sosa’nın spora sanatsal değer kattıkları kısa bir gösteriydi. Sosa’nın asist yaparken topa son dokunuşundaki yumuşaklığı unutmamak gerekiyor. Kerim Frei, Atiba, İsmail ve Quaresma yorgunluklarına rağmen takım oyununa ortak olmaya çalıştılar. Sarı karttan cezalı duruma düşen Quaresma’nın gergin halini dikkate alırsak ikinci yarıda yerini Olcay’a bırakması, Güneş’in olumlu hamlelerinden biriydi. Şunu da belirtelim: Euro 2016’da Alman Milli Takımı’na seçilip kariyerini yeniden üst düzeye çıkarmak isteyen Mario Gomez inanılmaz goller kaçırıyor. Olabilir. Pozisyona girmesi de takdir edilmeli. Ne var ki Antalyaspor’un iki stoperi Celuska ve Angelo’nun kaleci M’Bolhi’den önce davranıp en az üç golü önlediğini de kayda geçirmek gerek.. Böyle bir maçta Cenk Tosun oyuna daha erken alınamaz mıydı? Zor bir karar. Bizce Cenk en az 20 dakika oynamalıydı.
Antalyaspor “Eto’o ve arkadaşları” gibi bir takım kimliği oluşturmuş. İyi niyetle mücadele ettiler. En az üç gol pozisyonu yakaladılar. Beşiktaş kornerleri, onlar da fırsatları boşa harcadı.
Hüseyin Göçek’in, topun Diego’nun eliyle temasına penaltı kararı vermemesi tartışılıyor. İvan Bebek’i gördükten sonra Göçek’e bir şey diyemiyorum!
Güncelleme Tarihi: 20 Mart 2016, 03:14
YORUM EKLE
YORUMLAR
Fırat
Fırat - 2 yıl Önce

Nerde yoruldularki veya deyişik sorayım 23--26 yaşlarındaki insanlar nasıl yorulurki..En babayiğidin bir maçta koştuğu 11 kilometre...Bence futbolcular için yorgun demek futbolcuya büyük saygısızlıktır..

SIRADAKİ HABER