''Veli'' Nimet

KartalBakisi.Com yazarı, Besiktas Fm maç anlatım spikeri Alaaddin Orhan kaleme aldı.

''Veli'' Nimet

Futbol takımı ya da bir spor kulübü olmaktan başka yaşanılması gereken ve yaşatılması gereken ahlaka dayalı değerler vardır. Tıpkı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi, sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını sevmek, yanında o tip sporcuları bünyende barındırabilmek gibi. Kazanılan 3 puan kazanılan bir maç bir kupa bir şampiyonluk olabilir belki. Ama ya bu değerler.

 

Sporun dostluk kardeşlik ve bir müsabakadan öteye geçemeyeceğini bilmek ve buna göre yaşamak. Çok kolay olmayan bir hale geldi. Endüstriyel futbol dendi, total futbol dendi, ama başka etkenler  hep bunları yendi. Sahanın dışı ile içi birbirine girdi. Başkanlar soyunma odalarına indi. Şampiyon  taraftar futbolcular sahtekar dendi. Camialar tartıştı, tribünler çatıştı, başkanlar atıştı, at izi it izine karıştı. Kendi içine konulan dinamitler, korunamayan dengeler, çıkarcılığa yandaşlığa ve kargaşaya alıştı.

 

Dünya futbolunu izlerken imrenilen durumlar centilmenliğin dibine vuruşlar, kötülüklerin önüne geçti. Bir çırpıda ne kadarı aklıma gelebilir ki? Hollanda liginde bir futbol maçı yıl 2010. Maçta bir oyuncu sakatlanıyor ve sakatlanan oyuncunun takımı topu taca atıyor. Diğer takım tacı kullanıp takımın kalecisine atıyor ve kaleci tutamıyor. Sonuç gol oluyor. Bu olayda suçu olmayan oyuncu maç santra ile başladımı topu kendi kalesine atıyor. Asya Şampiyonlar Ligi'nde Birleşik Arap Emirlikleri takımı Al Nasr ile İran takımı Sepahan arasındaki maçın 49. dakikasında centilmenlik adına topu kaleciye atmak isteyen Sepahan takımında Arnavut oyuncu Sukaj topu kaparak penaltıya sebep oldu. Kaleci Abdualla Moosa Ali'nin kırmızı kart görerek atılmasına sebep olan pozisyon sonrası penaltıyı kullanan Omid Ebrahimi topu kaleciye teslim etti. Buna benzerini biz yaşamadıkmı Beşiktaş ile SAİ K.Erciyesspor arasında oynanan U19 maçında Beşiktaş ikinci yarı penaltı golüyle 2-1 öne geçti. Skor 2-1 devam ederken siyah beyazlılar bir penaltı daha kazandı. Ancak antrenör Yasin Sülün haksız olarak düşündüğü bu penaltıyı takımına attırmadı ve topun başına geçen Eslem, bilerek yavaşça Erciyes kalecisinin kucağına gönderdi. Maç sonu açıklamasında Yasin hoca “futbolcularımın gelişimi kadar rakibe saygı ve sevgide önemli. Beşiktaşlılık duruşunda bunlar önemli” açıklamasını yaptı. Dışardaki maçların örneklerini verirken aklıma gelen bir diğer olay ise uzağa gitmeden hafızamda belirdi. Şimdi yiğidi öldür hakkını ver demişler. Üst üste gelişen Beşiktaş ataklarından birinde Olcan Şahan'la Galatasaraylı Semih Kaya arasındaki ikili mücadelede top Galatasaray kale çizgisinden dışarı çıktı. Cüneyt Çakır topun auta çıktığına karar vererek kale vuruşunu gösterdi. Beşiktaşlı oyuncular karara şaşırmakla birlikte, belki de hakemin kararını değiştiremeyecekleri düşüncesiyle çok da fazla itiraz etmediler. İşte tam bu anda Galatasaraylı Semih, hakem Çakır'ın yanına giderek topun kendisinden çıktığını ve pozisyonun korner olduğunu söyledi. Belki o kornerden gelen topla yenilen gol sonrası oyunun dengeleri değişecekti. Beşiktaş'ın baskılı oynadığı anlarda gelen bu cesur itiraf karşısında kararını değiştiren hakem Cüneyt Çakır, Semih'i de elini sıkarak tebrik etti. Almeida, Olcan ve Atiba başta olmak üzere Beşiktaşlı oyuncular ve sarı kırmızılı takım arkadaşları da genç stoperi tebrik ederken, tribünlerden de Semih'e büyük destek geldi.

 

Peki ya bahtı kara gönlü ak Mustafa Pektemek’e ne demeli. Beşiktaş, Mustafa ile bir kontratak yakaladı. Takım atağa kalktığı anda rakibi Kıvanç'ın yerde olduğunu gören Mustafa, atağını yarıda kesti ve Rizesporlu oyuncunun tedavi olmasını sağladı. Peki şimdilerdeki Beşiktaş gazisi Mustafa, Mersin İ.Y maçında ceza sahası içerisinde yerde kalır ve hakem Tolga Özkalfa yan hakemle konusmaya baslar, bu sırada Mustafa,  hakemin yanına giderek ' Penaltı yok hocam ' der. Gelin bu karakterleri açıklayın. Show mu?, Showmanlikmi? İçtenlik, ya da ahlak mı?

 

Bu örneklere dünyada çok ama ülkemizde nadir rastlanır. Dünya da kilere waww der şapka çıkarılırken ülkemizde maalesef öküz altında buzağı aranır.

 

Son olarak bize bu haklı gururu yaşatan Veli kavlak’a binlerce kez teşekkürler. Bize dün,  Beşiktaş’lı olduğumuzun ve duruşumuzun haklı gururunu bir kere daha o yaşattı. Üstelik bir Türk asıllı Avusturya vatandaşı.  Ülkemiz de ve Beşiktaş’ta sayılı yılları geçti. Kültürü tarzı farklı. Ama nerede olduğunun hangi formayı giydiğinin fazlasıyla farkında. Sosyal medyada ona bile eleştiriler geldi acımazıca. Yok önemli maç olsa yapar ıydı? Yok bir derbide söyler miydi? Bilmem ne? Ya hu bırakın Allah aşkına bunları. Artık yaralamayın Beşiktaş’ı. Sahada harcadığı onca emeğe onca değere bir yenisini de ahlaklı duruşuyla ekledi. Buna sevinin övünün gururLan’ın işte.

Belkide rakiplerine ve tüm dünyaya bir mesaj iletti.

Onunda bana göre adı “Veli”nimetti.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Zekeriya kor
Zekeriya kor - 4 yıl Önce

Londradan sevgi ve saygilar tum Besiktasima ve sana,sevgili orhan cok guzel yaziya almissin bunlari anlayabilmek icin Besiktas semtininin suyunu icmek havasini almak ve asil Besiktaslilik ruhunu animsayamayanlar,bu gibi davranislarda bulunamayacaklari icin aslinda bu gibi hareketlerin futbolun ruhunda oldugunu bilmeleri lazim,bilenlerede sampiyonluk icin hersey mubah ruhunu tasiyanlar tabiki Karakartalimi taslayacaklar ama sukurler olsun atacaklari taslar Karakartalimi dahada yuceltecek,saygi hurmet hekese olsun,Orhanim epey zamandir ortalikta yoksun hayirdir insaALLAH.