Şenol Güneş'e ömür boyu saygı duyacağım!

Dardanel’de şampiyonlukla biten sezon, ardından Sergen Yalçın’ın yardımcısı olarak Antep ve Sivas serüvenleri, son olarak ise Beşiktaş’ta Şenol Güneş’le birlikte kaldırılan iki kupa...

Yeni nesil teknik adamlar arasında en umut veren isimlerin başında gelen Tamer Tuna, “Geliyorum” diyordu adeta. Ve 14 yıl sonra Süper Lig’e yükselen Göztepe’yle lige hazırlanıyor artık. Genç hocayla takımının Avusturya kampında Beşiktaş’tan ayrılık süreci ve Göztepe tercihiyle başlayarak uzun bir sohbet yaptık. İlk kez konuşan Tuna, oldukça iddialı mesajlar verdi:

***

‘Göztepe’nin gücü aynı’

Şenol Güneş’in bende inanılmaz bir katkısı var. Orada yaşadığım her anın önemi ayrı. Süper Lig’de tercih edilmek kolay bir şey değil. Ancak ben çalıştığım ortamlardaki sessizliğimden dolayı insanları konuşturttum hakkımda olumlu olarak. Beşiktaş’ta takıma verdiğim enerjiyi iyi biliyorum. Takımdaki dengelerdeki insanların rollerini neler olduğunu biliyorum. O yüzden oradaki rolümü de biliyorum. Orada yönetimin, Şenol hoca ve ekibinin bir gücü var. Kapıdan başlayıp tesisteki güvenli görevlisinin dahi bir rol vardı. Beşiktaş bu güce sahipti, biz o gücü iyi kullandık. Burada da bir güç var; Göztepe... Taraftar inanılmaz bir güç. Çok iyi çalışıyoruz. Çalışmaktan yorulmadık hiç. Şenol hoca ömür boyu saygı duyacağım biri. Önemli olan insanların bütünlük sağlayabilmesi.”

***

‘Başkan ‘kal’ deseydi...’

“Başkanımız Fikret Orman, ‘Gidemez’ demişti... Açıkçası ileride başkanlık yaparsam onun gibi bir model olmak isterim. Çalışma alanıyla ilgili söylüyorum bunu. Karşılıklı konuştuğumuzda fikir ayrılıklarının bile bir sonraki konuşmada düzeldiği bir ilişkimiz vardı başkanımızla. Ben nedenlerini anlattığımda ‘tamam’ diyeceğini biliyordum. Gerekçeleri uygunsa insanlar saygı duyar. Konuştuktan sonra da yine ısrarla ‘kal’ deseydi yine de bir düşünme süreci isterdim. Benim için tek hedef gerçekten Göztepe. Kalıcılığı sağlayıp hedeflerimi tam anlamıyla yerine oturtabilirsem burada çok uzun süre kalabileceğimi düşünüyorum. Ondan sonraki süreç tam anlamıyla kulübümüzün tercihi olacak.”

***

‘Asla pes etmek yok’

“Beşiktaş’ta iyi oynamadığımız maçlar da oldu. Ama başını eğen, pes eden karakterlerle çalışmadık hiç. ”

***

‘Düşen takımları tek tek inceledim'

“Transferler iyi gidiyor. Takım son anda çıktığı için geç kaldık gibi göründü ama inanılmaz bir çalışma oldu. Başkanın çok büyük desteği var. İşbirliğimiz çok iyi gitti hep. Son yıllarda çıkıp düşen takımların neden kalıcı olamadıklarını araştırdım. Yapılan transfer politikalarını inceledim. Ne gibi hatalar olduğuna baktım. Takımların tamamı değişmiş hep. Ligi bilmeyen oyuncular alınmış. Fiziksel yeterlilikler olmamış. Biz birbiriyle oynamış, ligi bilen oyunculara yönelmeye çalıştık. Aldığımız oyuncular hep iş performansı olan isimler.”

***

‘Bu takımın yeri hep Süper Lig’

“Göztepe’nin yeri her zaman Süper Lig. Süper Lig’de kalıcı olmasını sağlamak ise benim en büyük görevim ve sorumluluğum. Bu sorumluluk konusunda hiçbir zaman en ufak bir endişe duymadım. İnanarak geldim. Bu tercih yaşam ve karakterimle uyuştuğu için geldim. Konuşarak ya da kağıda dökerek olmuyor. En güzel parça Göztepe’nin tarihten gelen, bugünü yaşatan ve taraftarını harekete geçiren faktörler. İstediklerimizi yapabilmek için bu bizim gücümüz olacak.”

***

‘Egosuz adamlarla çalıştım’

“Teknik adamların bazen en büyük yaptığı hata bir şeylere hazır olmadan kararlar almaktır. Ben hazırım. 15 yıl Süper Lig’de oynadım. Akademik yönüm de var, üniversitesini okudum. 6 yıllık tecrübem var. Bunlar beni birleştiren parçalar. Beşiktaş’ta konuşan biri değildim. Burada da aynı şekilde devam etmek istiyorum. Çok talep vardı ama ilk kez konuşuyorum. Kimseyi reddetmek değil niyetim. Bu süreci çalışma süreci olarak belirledim. Bir şeyleri çok konuşuyor olmanın pek faydası yok. Konuşmanın dışında yapabildiklerinizle başarılı olunabileceğini biliyorum. Türkiye’de konuşarak baskı altına almaya çalışıyoruz her şeyi. Hakemleri, TFF’yi veya rakip takımı... Benim ilk amacım o yeşil alanda rakibi baskı altına almak olacak.”

***

‘Farkımı göstereceğim’

“İlk deneyimim gibi görülüyor ama 6 yıllık sahada değişmeyen bir deneyimim var. Dardanel’de şampiyonluk yaşadık. Sonra Sergen Yalçın’la başarılı 2 yıl geçirdik. Sonrasında Şenol hocayla Beşiktaş’ta iki yıl. Egosuz ve kibirsiz adamlarla çalıştım. Egosunu takıma göstermeyen isimlerdi. Dardanel’de altyapı organizasyonunu da gördüm. Başarılı olacağım. Fark yaratacağımı biliyorum.”

***

‘Sistem transfere göre’

“Türk futbolunda alan savunması, takım savunması gibi terimler çok önplana çıktı ama yalnızca böyle olmuyor. Oyuncu bir süreden sonra zevk almamaya başlıyor. O yüzden her bölgeyi kullanacağız. 3’lüyü oynayabiliriz. Futbolculuk dönemimde oynadık. Ama şimdiki format biraz daha 5’liye dönyor. Zaaflarını da artılarını da biliyorum. Ona göre oyuncular lazım. Biz transferlere göre bakacağız buna.”

***

‘İstanbul’a gerek yok’

“Göztepe’nin çıkmasını herkes istiyordu. Tarih çok önemli. Tarih kültürü de beraberinde getiriyor. Hocaların kısa süreli çalışması dezavantajlı olmuş. Ben kalıcı olur muyum bilmiyorum ama yaşadıklarımdan çok önemli deneyimlerim var. Göztepe’yle çok iyi örtüştük. Bu kültürü, tarihi tecrübemizle pekiştirdiğimizde çok güzel şeyler çıkacak ortaya. İnsanları geleceğe taşıyacak şey geçmişleridir. Bu bize bir şans. Bu şansı kullandığımızda her şey çok güzel olacak. Anadolu’da futbolcu getirirken ilk İstanbul’da ağırlarsınız ama Göztepe’nin buna ihtiyacı yok. Futbolcuya İzmir’de projeyi bile anlatmak yetiyor.”

***

Transferde yıldız yağıyor

Geçen sezon Eskişehirspor’u eleyerek, Süper Lig’e çıkan Sarı-Kırmızılar, iddialı ve güçlü bir kadro kurmanın hesaplarını yapıyor. Ligde kalıcı olmak adına yoğun mesai harcayan Göztepe, bu doğrultuda kadrosunda büyük bir revizyon gerçekleştirdi. İzmir ekibi, Selçuk Şahin, Rajko Rotman, Andre Castro, Oscar Scarione, Axel Ngando, Muhammed Enes Durmuş, Nabil Ghilas ve Yoan Gouffran’ı kadrosunu katarken, 7 futbolcusunu da başka takımlara gönderdi.

***

Kaynak: Fanatik

Güncelleme Tarihi: 20 Temmuz 2017, 16:11
YORUM EKLE