Şansal Büyüka: Beş dakikada Beşiktaş

Hem Beşiktaş için, hem de Osmanlıspor için böyle bir maçı oynamak ne kadar sıkıntılı, ne kadar zor... Beşiktaş‘ın şampiyonluk umudu kalmadı, Şampiyonlar Ligi umudu yok denecek kadar az... Üstelik takımın ekstra adamlarının yarısı, belki de daha fazlası yok... Motivasyon deseniz yok, hedef yok, ortada Beşiktaş‘ı Beşiktaş yapan takım yok...

Hem Beşiktaş için, hem de Osmanlıspor için böyle bir maçı oynamak ne kadar sıkıntılı, ne kadar zor... Beşiktaş‘ın şampiyonluk umudu kalmadı, Şampiyonlar Ligi umudu yok denecek kadar az... Üstelik takımın ekstra adamlarının yarısı, belki de daha fazlası yok... Motivasyon deseniz yok, hedef yok, ortada Beşiktaş‘ı Beşiktaş yapan takım yok...

Öyle ki, iki sol bekin Caner ile Adriano sakattı, cezaydı takımda yer almıyorlar... Yetmedi, temelden sol bek olan Tosiç cezalı... Yoklukta sol bekte oynayan Necip... Bir de sakatlar yetmiyormuş gibi ilk yarıda sakatlanıp çıkan Tolgay... Kırk yılda bir olacaklar, gelip Beşiktaş‘ı buldu...

Osmanlıspor için farklı değildi maç... Yoğun bakımdaki bir takım... Beşiktaş‘ın kolu kanadı kırık olsa da, takımın ekstra adamları sahada bulunmasa da, karşındaki takım Beşiktaş... Hiçbir şeyi olmasa forması var, markası var... O forma yeter... O arma yeter...

Böyle bir maçın tekniği - taktiği mi olur? Elbette olmaz... Zaten ilk yarıda gelen Serdar Gürler golü, bir organizasyon sonucu değil, Medel‘in ıskası sonucu geldi... Bu yarıda oyun 1-0 devam ederken Ceyhun-Necip mücadelesinde Halis Özkahya “müdahele topa“ dedi... Oysa pozisyon sanki penaltıya daha yakın gibi duruyordu...

Şenol Hoca, ikinci yarıya başlarken, yokluktan, çaresizlikten adeta “şapkadan tavşan“ çıkarttı... Lens‘i sol beke alıp, Necip‘i orta sahaya çekti... Bu değişiklik öyle işe yaradı ki Beşiktaş takımı “Beş dakikada Beşiktaş“ yapıp 2-1 öne geçti...

Ancak şurası kesin: Atiba gittiğinden beri, elini kolunu sallayan Beşiktaş orta alanını geçiyor... Atiba “itfaiye eri“ gibiydi, en ufak bir kıvılcım çıktığında bastırır, Beşiktaş takımının alevler içinde kalıp yanmasına izin vermezdi...

Beşiktaş‘ın bu kadar eksiğine, Osmanlıspor‘un bu kadar sıkıntısına rağmen ikinci yarıda müthiş keyifli bir maç izledik... İster yanlışlıklardan, isterse yaratıcılıklardan olsun iki kale önünde müthiş pozisyonlar yaşandı, müthiş pozisyonlar kaçtı... Böyle bir maçın adamı hiç kuşkusuz uzak ara Serdar Gürler’di... Ele avuca sığmadı... Elbette Fabri... İkinci yarıda mutlak Osmanlıspor tehlikelerine çok etkili müdahale etti... İkinci yarıda Necip‘in orta alana geçişi, uzunca bir süredir unuttuğumuz Oğuzhan kalitesini bize hatırlattı...

Beşiktaş az olan Şampiyonlar Ligi’ne gitme şansını son haftaya taşıdı... Osmanlıspor çok az olan ligde kalma şansı için bugün oynanacak Kayserispor-Akhisarspor maçını bekleyecek... Açık konuşalım: Kazananın da, kaybedenin de işi zor...

Şansal Büyüka / Milliyet

Güncelleme Tarihi: 14 Mayıs 2018, 22:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER