Sabrımız Tükendi Hakkımız Baki

Beşiktaş kongre üyesi Çağrı Göksel kaleme aldı.

Sabrımız Tükendi Hakkımız Baki

Kriz yaratmada üstümüze yok. En taze polemiğimiz, İstanbul’dan zaten kalkıp gitmeyi %90’ımızın düşünmediği mecburi Ankara seyahatiyle oynanacak Sivas maçı için şaşırtıcı şekilde kombinelilerden üste para istenmesi hadisesi. Hafta boyunca kombinelilere yapılabilecek ayrıcalıklar, uygun şartlarla kaldırılacak otobüsler konuşulurken üstüne bunun gelmesi gerçekten amacı sorgulatır nitelikte.
İleri sürülen gerekçe ise gerçekten çok tuhaf.

 

Henüz olmamış, yapımı sürdükçe süren bir stada kombine satılırken ücretsiz olarak sunulan Olimpiyat (halk arasındaki adıyla Zulümpiyat) imkanının sadece bu berbat statta geçerli olduğu savı. Zira herhangi bir sebeple Başakşehir’de, Kadıköy’de, Zeytinburnu’nda takım iç saha maçını, diğer takımlar lütfeder de oynayabilirse, kombinelerin yine geçersiz olacağına dair düz bir teori hakim. Bu da düpedüz taraftarı keriz yerine koymaya eşdeğer.
İyilikmiş gibi, öncelik hakkı tanınmış durumda para vermek isteyen kombineliler için. Halbuki basitçe, Salı gününe kadar maça gitmek isteyen kombineli taraftarımız varsa ücretsiz olarak biletini teslim alabilir, diğer günlerde satışı herkese açarak 13.000 kişilik yeri bloke etmemiş oluruz dense hiç kimsenin bir itirazı olmayacaktı.


Daha kombine alırken vaad edilen, pasoligle paylaşılan 25 TL’lik ücretlerin iadesinden ses seda yokken bu ikinci kazık hiç ama hiç olmadı.


Zaten hediye verdiğimiz Zulümpiyat’a da gelmiyordunuz, hediyeyi de geri aldık demek işi çözmez.
Zulümpiyat’a çıkarılacak kombine kaç tane satardı, 1000 mi, 2000 mi? 3000 diyecek çıkmaz sanırız.
Olmamış stadın promosyonunu geri almaya kalkmak, istediğimde stat, salon değiştirir senden bilet parası talep ederim demek, her branşta ve her kulüpteki taraftar için anlamsız ve bugüne kadar kimsenin aklına gelmemiş bir risk doğurmuştur.


O zaman sorarlar adama, sen neden Olimpiyat’ta oynatamıyorsun? Neden koca yaz çime bakım yaptırmadın? Yoksa gerçekten 30 Ağustos masalına kendin de mi inandın?
Stada atom bombası mı düştü de mücbir sebep kabul edeceğiz?

 


Kombinemi senin taahhüdünle almışım, ister giderim, ister gitmem. Sen o statta maçın oynanması için her türlü tedbiri önceden alacaksın. Alamadın mı, nerde oynanıyorsa hakkımı baki tutacak, üstelik ulaşım sorunumu da dikkate alacak, bana destek olacaksın.


E-bilet kanunu dayatmasına rağmen maça gelen, para veren, destek olan her taraftarı el üstünde tutmak gerekirken bu yapılanlar reva değildir. Sadece Beşiktaş’ta olur muhtemelen ama sadece Beşiktaşlıların sorunu da değildir. Bu tip şark kurnazlıklarına karşı bütün taraftarlara örnek olması açısından, Ankara’ya maça gitmek isteyen, bilete para vermek zorunda kalacak her Beşiktaşlı kendi bölgesindeki Tüketici Hakem heyetine başvurmalı ve Kartallarla kerizleri ayırmalıdır.

 


Hem vaad edilen ama üstüne yatılan 25 TL’lik pasolig parası için hem de bilete para verme garabeti için ayrı ayrı başvurmak üzere şu bağlantıya bakılabilir. http://www.tuketici.gov.tr/index.snet?wapp=nasilbasvurulur_tr

Bunda ne günah vardır, ne kulübüne dava açma ayıbıdır. Ayıp, taraftarı kulübünden uzaklaştırmaya ve Beşiktaş’ı tüketmeye çalışanlara, hak bize aittir.

YORUM EKLE