Orman'dan Açıklama; "O Transferi Çok Önemsiyoruz"

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, BJK TV'de özel açıklamalarda bulundu.

 Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, BJK TV'de ekrana gelen 'Gündem Özel' programında açıklamalarda bulundu. Orman, kaleci ve stoper transferi yapacaklarını ve belki bir 3. transfer de gerçekleştireceklerini kaydetti. Beşiktaş başkanı ayrıca, ayrılıkların olacağını da vurguladı.

"ŞENOL HOCAYLA İLK GELDİĞİMDE DE ÇALIŞMAK İSTEDİM"

"Çok muhteşem bir oyuncu kadromuz var. Hepsinden daha önemlisi pırlanta gibi çocuklar bunlar. İnşanlara çok pozitif enerji veren, iyi bir şeyler yapmaya gayret eden, oyunu güzelleştiren çocuklar. Güzel bir oyun ve bunu insanlara güzel olarak aktarmaya çalışan bir oyuncu kadrosu var sahanın içerisinde. Ve bu oyunu oynatmaya çalışan inanılmaz bir tecrübe abidesi, dürüstlük abidesi bir hocamız var. Onun için de keyif veriyor insanlara. Normalde oyunu çirkinleştirmeden, bir sakatlığa, çirkefliğe, oyun içerisinde bir terbiyesizliğe dokunmadan, sadece futbol oynamaya, pas yapmaya çalışan bir takım var... Beşiktaş futbol takımını seyrettiğimiz zaman büyük keyif alıyoruz. Beşiktaşlı olan, olmayan. Bursaspor’a atmış olduğumuz gol bir ders niteliğindedir. Kerim’in Konyaspor’a attığı golün çıkış noktasından geldiği noktaya kadar 12 – 13 pas var örneğin. Ders niteliğindedir"

"Şenol Güneş, Beşiktaş’a tam uyan bir organ nakli gibi bir söz söyledi. Kargalar sürüyle Kartallar yalnız uçar. Milyonlarca kişi tarafından paylaşıldı, herkesin bir anda mottosu oldu. Siz o sözü söylediğinde ne hissettiniz?"

"Beni en çok geçtiğimiz hafta duygulandırdı. Hocamıza taraftarımızın tezahürat etmesi, hocamızın da eliyle sağolun demesi. Çok mütevazı şekilde. Gerçek bir Beşiktaşlı gibi. Açıkçası beni çok duygulandırdı. Çok titiz bir adam. Zor tarafları da var Şenol hocamızın ama işine aşık, çok titiz, çok namuslu, iyi niyetli ve adil... Çok önemli hocalık ve insani vasıfları olan bir kişi. İyi bir yönetici. Ben Şenol hocayla ilk geldiğimde de çalışmak istemiştim. Sonra o sırada olmadı. Slaven hocayla başlamadan evvel de aklımda vardı, olmadı. Kısmet bu zamanaymış. Biz hoca diye çağırıyoruz ama aynı zamanda bir öğretmen, felsefi yanı çok güçlü, kendini iyi yetiştirmiş bu konuda. Beşiktaş’ı tarif etti. Kartallar yalnız uçar. O da bizden birisi. Bize çok iyi uyum sağladı. Ben hep şunu söylerim. Bazı insanların bedeni bizle beraber iyi bir elbise oluşturuyor. Veya Beşiktaş bedenine onun elbisesi yakışıyor. Bence Slaven Bilic’e de Beşiktaş elbisesi veya bedeni iyi oturmuştu. Slaven hocayla iyi ilişkilerimiz hala devam ediyor. Allah nasip etsin Şenol hocayla daha uzun yıllar çalışacağız"

"HEPSİ BENİM İÇİN PIRLANTA GİBİLER"

"Takımda performans olarak en çok kimi veya kimleri beğendiniz? Özel bir kahramanınız var mı?"

"Beşiktaş taraftarı gözümle bir şey söyleyemem. Hepsinin bir yerde en büyüğüyüm ve babalar evlatlarını ayırmaz. Hepsi benim için pırlanta gibiler. Oynayanı, oynamayanı. Beşiktaş’ta herkes aynı zamanda para alır. 'Sakat olan, oynamayan almaz, oynayan alır, yabancı alır, yerli almaz...' gibi bir düzen yoktur. Eskiden vardı. Bizim zamanımızda her şey aynı zamandadır. Ve bu oyuncu kadrosunun hepsi bizim evladımızdır. Evladımızı yaş manasında söylemiyorum. Kollama, kollarımızın içerisinde onları himaye altına alma açısından söylüyorum. Ben tek tek söyleyemem ama hepsi çok önemli işer yaptılar. Oynayan da oynamayan da. Oynamayanlardan da çok memnunum. Arkadaşlarını motive ettiler. Problem çıkartmadılar, terbiyesizlik yapmadılar, karıştırmadılar, gol sevinçlerinde beraber oldular, beraber kalpleri attı. Onların da inanılmaz derecede pozitif etkisinin olduğunu düşünüyorum. Beşiktaş kadrosu öyle bir kadro . Pedro mesela bu sene fazla oynamadı. Pedro’nun suratına bakın. Pırlanta gibi bir çocuktur. Alexander mesela, Serdar inanılmaz bir karakter. Mustafa’yı söylememe gerek yok. Hepsi öyledir"


"KALECİYİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ, BELKİ 3. TRANSFERİ DE..."

"Devre arası, tatil süreci bitecek. Ama sizin için tempo hep devam ediyor. Transfer konusunda bir müjde verebilir misiniz bize?"

"Herkes daldaki kuşa, yani transfere bakacağına biz bir defa ceptekine bakalım. Bizim birinci önceliğimiz mevcut oyuncu kadromuzun paralarını ödeyebilmek. Beşiktaş’ın 1. önceliği kendi oyuncularının parasını ödemektir. Biz o açıdan çok gayret içerisindeyiz. Transfer yapmak istiyoruz. Ama –mış gibi transfer yapmak istemiyoruz. Şu anda 2 tane muhteşem transfer geliyor. Veli ile Tolgay... Futbola 1., 2. ve 3. bölge diye bakacak olursanız, 2. ve 3. bölgede Beşiktaş’ın kadrosu inanılmaz. 1. bölgede de çok iyi bir kadromuz var. Sporting maçı ve arkasından olan Galatasaray maçı kaleyle alakalı bir güvensizlik yarattı. Oyuncu güvensizliği değil. Tolga’da sakatlık durumu olduktan sonra Günay’daki tecrübe sıkıntısı ile beraber, şampiyonluk sürecinde ne yaparız endişesi yarattı. Onun için de kaleciyi çok önemsiyoruz. Stoper ile ilgili de çalışmalarımız var. Hayırlısıysa, bizim bütçemize uyacaksa yapacağız. Hangisi uyarsa onu yapacağız. Uyarsa ikisini de yapacağız. Belki bir üçüncüsünü de yapabiliriz ama bizim için önemli olan mali kriterlerimiz. Bu mali kriterler bütün rakiplarimiz için var. Biz o kriterleri kırmanın stadyumla beraber son noktasına geldik. O kriterlerden sonra da yolumuza bakacağız"

"Takasta kullanmayı düşündüğünüz ya da göndermeyi düşündüğünüz oyuncular var mı?"

"Sezon sonu ile ilgili bir şey söyleyemem şu anda. Devre arasıyla alakalı olarak takımımızda forma şansı bulamayan, bazı oyuncularımızı kiralık olarak, belki satış olarak gönderebiliriz. Çünkü oyuncuların da oynamayıp, körelmesi bizi rahatsız eden bir şey. Böyle niyetlerimiz olabilir"

"Beşiktaş’taki divanları sert buluyor musunuz? Muhalefet yapıldığını düşünüyor musunuz? Beşiktaş’taki genel muhalefet yapısıyla ilgili ne düşünüyorsunuz?"

"Bizden evvel Divan Kurulu toplantıları bu kadar şeffaf yayınlanmıyordu. Bizim gizli kapaklı bir gündemimimiz olmadığı için yayınlansın kararını biz verdik. Ben bir Divan Kurulu üyesiyim. 31 yıllık Beşiktaş kongre üyesiyim. 32. yılıma giriyorum. Daha evvel de Divan Kurulu'na gelir konuşmalar yapardım, yönetimlerle alakalı. Hemen hemen her ivan topantısına da katılırdım. Divan bir istişare yeri. Akil olan uzun süre kongre üyeliği yapmış kişiler oraya gelecekler, fikirlerini, doğru gördüklerini tavsiye niteliğinde yönetim kuruluna iletecekler. Şunu görüyorum, bunlar yayınlandığı için bir şov haline geldi. Önümüzdeki dönemden itibaren, seçimden önceki divan toplantısında yine aynı şekilde devam edeceğiz. Eğer biz seçilirsek, bizim irademiz ile bundan sonraki divan toplantıları böyle yayınlanmayacak. Çünkü orasını artık bir şov haline getirmeye başladık. BJK divan toplantsı şov yapılacak bir yer değildir. Konuşan kişiler de hep aynı kişiler. Konuştukları konular da çok tekdüze. Son divan toplantısında da söyledim. İnsanların anlaması lazım. Biz ne yapıyoruz da, yapmamamız lazım. Ne yapmıyoruz da, yapmamız lazım. Veya nasıl yapmamız lazım. Açık konuşalım. Beşiktaş stadını yapıyor. Yapmaması mı lazım? Yapıyorken lüks yapıyor, daha mı az lüksünü yapması lazım? Çatısını açık mı oynaması lazım? Ara transferde, transfer yapmaması mı lazım? Futbolcu satması mı lazım? Herkes Beşiktaş’ın borcuyla alakalı konuşuyor. Bunu konuşmak kadar kolay bir şey yok. Fakat anlattığınızı, insanların algılaması lazım. Biz geldiğimiz zaman, alınan avanslar borç olarak gösterilmiyordu. Siz bir sponsorluk anlaşması yaptınız. Oradan 10 senelik parayı aldınız, harcadınız. Onu borç olarak göstermiyorsunuz. Bu avans diyorsunuz, nasıl olsa bunu geri ödemeyeceğiz. Mesela loca sattınız. Aldınız parasını. Bu nasıl olsa geri ödenmeyecek, bu da borç değildir. Kombine sattınız, borç değildir. İstikbal ile alakalı ne sattıysanız borç olarak gösterilmiyordu. Biz bunu değiştirdik. Aldığınız avans bir borçtur. Siz bir işyerinde çalışıyorsunuz. 5 lira maaşınız var. Birisine de 50 lira borcunuz var. Patronunuza gittiniz. 10 aylık maaşımı bana ver diyorsunuz. Borcunuz kapandı. 1 ay geçti evin kirası geldi. Maaş yok. Nereden ödeyeceksin bunu? Yani şirketten aldığın avansta bir borçtur diyoruz biz. Stat açılmadan locaları sattık, bunu borca yazdık. Kombine sattık, borca yazdık. Sponsorluk anlaşmasından bir para aldıysak borca yazdık. O bir artı olarak gözüküyor. Beşiktaş’ta oynayan yerli-yabancı tüm sporcular Avrupa paralarıyla oynuyorlar. Kur artınca, artıyor. Kullanılmış olan krediler, dolar bazında alınmış. Şu anda bir seçim sürecine gidiyoruz. Peki sen ne yapacaksın? Ben zaten diyorum ki aday olanlar devre arasında adaylıklarını açıklasınlar. Beşiktaş takımı şampiyonluğa giderken, son dakikalarda, oldu mu, olmadı mı diye aday olmayacaklar. Stat bitti mi, bitmedi mi diye aday olmayacaklar. Şimdi diyecekler ki, ben adayım. Bu arkadaşlarımız, konuşanlar, her kimse borcu bu şekilde arttırdılarsa, onlar da nasıl indireceklerini, neyi nasıl yapacaklarını anlatsınlar. Proje olarak anlatsınlar, fikir olarak anlatsınlar. Desinler ki, 'ben Beşiktaş’ın borcunu kapatacağım. Fulya’yı satacağım' Bir fikir bu. Doğru fikir, yanlış fikir. Nasıl yapacaksan çık anlat. Neyi nasıl yapacağını anlat millet bilsin. Çıkacaksın kendi resmini göstermeye, demogoji yapmaya. Hayır. Her zaman söylüyorum tenkit edilen işler yapıyoruz. İnsanlar bizi tenkit edebilirler, etmeliler. Oturduğumuz makamlar, rakibi olacak makamlar. Artık Beşiktaş 2012 senesinde değil. 2012 senesinde aday olmaktan çekinenler şu anda niçin çekinsinler ki? Stadın izni yoktu. Aldık, yaptık. Beşiktaş’ın geliri 130 milyon TL’ydi. 500 milyon TL’ye çıkarttık. Ümraniye’yi, Fulya’yı yaptık. Akatlar’ı yapıyoruz. Pendik’i yaptık, bitiriyoruz. Daha önemli projelerimizi anlatacağız. Ancak bize karşı aday olmak isteyen arkadaşlar varsa, olmalıdırlar. Ben adayım diyorlarsa bugün diyecekler. Geçen sene Beşiktaş şampiyonluğu son 3 maçta kaybedince herkes bir anda aday reaksiyonuna çıktı. Ben diyorum ki hiç çekinmeyin arkadaşlar. Beşiktaş divanında konuşmalar olmalıdır. Orası çay, kahve içme yeri değildir. Ama divanda aynı 10 kişi konuşmasın. Duyuyorum Divan Başkanımız aday olmak istiyormuş. Olmalıdır. Neden olmasın? Beşiktaş başkan adaylığı kimsenin tekelinde değildir. Kendinde Beşiktaş Başkanlığı potansiyeli gören herkes olsun. Zaman içerisinde tabi ki söyleyeceklerim var. Konuşacaklarım var. Günü geldiğinde konuşurum. Ben bu mahallenin çocuğuyum, bu mahallenin içinde doğdum. Bu görevi bitirdikten sonra da bu mahallenin içinde gezeceğim. Gidecek bir yerim yok. Ben o maça gideceğim. O genel kurula geleceğim. Bir başkası gibi değilim. Süleyman ağabey gibi aynı mahallenin çocuğuyum. Bu insanların içerisinden geldim, başka insanları da tanımıyorum, başka dostluklarım da yok"

"RADYO KURMAK DA İSTİYORUZ"

"Sosyal medyayı yakınen takip ettiğinizi biliyorum. Beşiktaş sosyal medyasını, gelişimini, içeriğini nasıl buluyorsunuz? Neler bekliyorsunuz?"

"Çok iyi buluyorum. Biz sıkıntılar içerisinden geliyoruz, hala da sıkıntılarımız var. Ne mücadeleler veriyoruz. Allah nasip ederse hep birlikte stadımıza taşınacağız. Televizyonumuzun yayın kalitesini düzelteceğiz. Metin Albayrak, Rıdvan Akar ve Bülent Ülgen ile başlayan süreçle beraber iletişim departmanımız çok başarılı. Televizyonumuz çok izleniyor, ben de izliyorum. Sosyal medyada iyi gidiyoruz. Sahte hesaplarımız yok, doldurma hesaplara hiç başvurmadık. Beğenme sayılarına bakıyoruz, oldukça başarılı görüyorum. Anında geliyor haberler, inanılmaz bir iletişim ağı olarak görüyorum. İnstagram hesabımız son üç ayda 300 bin arttı. Bunu müthiş bir başarı olarak görüyorum. Umarım sezon sonu Vodafone Arena ile birlikte 1, 1.5 milyonu buluruz. Yakalanabilecek hedeflerimiz olsun, Beşiktaş’ın da bunu yapabileceğini düşünüyorum. Uygulamalar da yapacağız. Daha işimiz çok, Beşiktaşlılara her zaman yenilikler ve iyi işler sunmamız lazım. Radyo kurmak da istiyoruz, onu da yapacağız inşallah. Beşiktaş medya grubunu baştan aşağıya çok başarılı buluyorum açıkçası"


Güncelleme Tarihi: 02 Ocak 2016, 00:03
YORUM EKLE
YORUMLAR
Yamakasi
Yamakasi - 2 yıl Önce

Ospinaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa !

SIRADAKİ HABER