Ön Bakış | Partizan

Sırbistan’ın en önemli iki kulübünden biri olan FK Partizan, 1945 kuruluşlu bir kulüp. 25 lig şampiyonluğu, 12 Sırbistan kupası şampiyonluğu, bir Şampiyon Kulüpler Kupası finali ve 10 da Yugoslav Ligi şampiyonluğunu müzesinde barındıran köklü kulüp eski günleri mumla arıyor. Yugoslavya’daki ayrılıştan sonra küçülmek zorunda kalan Balkan ekiplerinden olan Partizan’ın son yıllardaki en büyük misyonu oyuncu yetiştirmek. Bütçeyi bu şekilde büyütmeye çalışan Crno-Beli(Siyah-Beyazlılar)’de şu sıralar

Ön Bakış | Partizan

FK Partizan 2006 yılında kurulan Serbian SuperLiga’da 8 şampiyonluğun 6’sını elde etmeyi başardı. Fakat geçtiğimiz sezon şampiyonluğu ezeli rakipleri Kızılyıldız’a kaptırınca bu hegemonyaları son buldu. Takım bu 8 yıllık dönem içinde Avrupa’da ise somut bir başarı elde edemedi.

Sırp futbolunun başlıca oyuncu kaynağı olan Partizan’ın son dönemde dünya futboluna sunduğu başlıca isimler Miralem Sulejmani, Zoran Tosic, Adem Ljajic, Stevan Jovetic, Stefan Savic, Matija Nastasic, Lazar Markovic ve Aleksandar Mitrovic. Bu oyuncuların satışından ciddi bir gelir elde eden Partizan transfer konusunda hoyrat davranan bir ekip değil. Ayrıca yüksek bedelli transfer yapamamalarındaki en önemli etken Avrupa’da söz sahibi olan bir ligde yer almamaları. Bu yüzden kulübün transferdeki başlıca politikası Sırbistan piyasasındaki genç ve gelecek vadeden oyuncuları uygun bir fiyata transfer etmek oluyor. Ayrıca iyi bir alt yapıya sahip olduklarından iyi oyuncular da çıkarabiliyorlar.

Nasıl Katıldılar?

Geçtiğimiz sezon ligi ikinci sırada bitirmeyi başaran Partizan Avrupa Ligi’nde ön eleme oynamaya hak kazandı. Neyse ki şanslıydılar. Haziran ayının başında UEFA’nın açıkladığı karar onları Şampiyonlar Ligi ön elemelerine taşıyordu. UEFA’nın koyduğu Finansal Fair Play Kuralları’nı yerine getirmeyen Kızılyıldız Avrupa Kupaları’ndan men edilmişti.

partizan-ludogorec

Şampiyonlar Ligi 2.Eleme Turu’nda Faroe Adaları ekibi HB Torshavn’ı rahat bir şekilde geçen Partizan’ın bir sonraki turda rakibi Doğu Avrupa Futbolu’nun yükselişte olan ekiplerinden Ludogorets Razgrad oldu. Bulgaristan ekibiyle deplasmanda golsüz berabere kalan Partizan kendi sahasında 2-2’lik beraberliğe razı olunca Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalamadı. Ludogerts’e elenilmesinin ardından yoluna Avrupa Ligi’nde devam edecek olan Partizan’ın bir sonraki rakibini ise Nyon’da çekilen kura belirledi. Neftçi Bakü ile eşleşen siyah beyazlılar rakibini her iki maçta da yenince Avrupa Ligi gruplarına kalmayı başardı.

Anlayış

Kalite olarak Beşiktaş ve Tottenham’dan bir kaç gömlek düşük olan Partizan’ın Avrupa arenasında temel felsefesi savunmada daha çok organize olup hızlı ataklarla gol aramak oluyor. Oyunu genellikle rakip yarı sahaya yıkmak yerine kendi yarı sahalarında kabul ediyorlar. Çünkü liglerinde ne kadar başarılı olsalar da Avrupa Kupaları’ndaki dişli bir rakibin yerleşmiş savunması karşısında golü bulmayı pek beceremiyorlar. Maçlarında yoğun bir pas trafiği izleyemeyeceğiniz Partizan genelde 4-5 pas ile rakip ceza sahasına girmeyi planlıyor. Özellikle ileriye atılan uzun toplarda rakibin yaptığı bireysel hatalar onlar adına gol yollarında önemli bir kaynak.

partizan

Takımın kalesini 29 yaşındaki Milan Lukac koruyor. Sırbistan Milli Takımı’nın kalesini koruyan Vladimir Stojkovic’in sezon başında takımdan ayrılmasıyla Partizan’ın bir numaralı kalecisi olan Lukac’ın hatırı sayılır bir kariyeri yok. Savunma hattının sol tarafında Partizan’daki dördüncü sezonuna giren Vladimir Volkov bulunuyor. 28 yaşındaki Karadağlı oyuncuyu iki yönlü bir bek olarak nitelendirebiliriz. İhtiyaç olduğu taktirde hücuma katılmaktan çekinmiyor. Savunmanın sağ tarafında ise takıma bu sezon Vojvodina’dan transfer olan Miroslav Vulicevic var. Onun için de hemen hemen aynı şeyler geçerli. İki bek, rakip hücuma kalkarken savunmanın ortasında görev alan oyuncularla aralarındaki mesafeyi mümkün olduğunca kısa tutmaya çalışıyor. Hücumda da bu böyle, savunmanın ortasında görev alan Vojislav Stankovic ve Lazar Cirkovic beklerin konumuna göre orta saha çizgisine kadar gelebiliyorlar. Genelde üçlü bir orta saha tercih eden Partizan’da ileri uca yakın olan isim ise yakından tanıdığımız biri. Bir dönem Galatasaray forması da giyen Sasa Ilic takımın kaptanı ve aynı zamanda hücum varyasyonlarını yöneten isim. Ama işin savunma kısmı ile pek alakadar olmadığı da bir gerçek. Sasa Ilic’e partner olan isimler de Branco Ilic ve henüz 17 yaşındaki Danilo Pantic. Bu iki isim birbirini tamamlar nitelikte. Pantic önümüzdeki sezondan itibaren muhtemelen Ilic’in günümüzde üstlendiği görevleri yerine getirmeye başlayacak. Yani biraz daha ofansif bir orta saha aslında. Bu sebeple 4 orta saha oyuncusuyla birlikte çıkılan Tottenham maçında oyunun hücum kısmında daha çok görev üstlenmişti. Dolayısıyla Sasa-Branco-Danilo üçlüsünde Sasa’ya yakın olan kişi Danilo Pantic oluyor. Takımın sürekli forma giyen bir diğer futbolcusu sağ kanatta oynayan Petar Grbic. Topla oynamayı seven oyuncu klasmanına giren Grbic ataklarının bir çoğunu sağ kanattan gerçekleştiren Partizan için hayati bir önem taşıyor. Ortalarıyla ceza sahasını beslemede oldukça ısrarcı oluşu takımının gol konusundaki arzusunu bir tık daha üst seviyeye taşıyor. Takımda en ileri uçta görev alan futbolcu da Danko Lazovic. Hollanda, Almanya ve Rusya liglerinde forma giydikten sonra Partizan’a dönen oyuncu eski günlerine yeniden ulaşabilmek için çabalıyor. Sezona da fena başlamadı. Daha çok yaratıcı forvet sınıfında. Ama kalabalık bir savunmanın arasına girip ondan harikalar yaratmasını bekleyemezsiniz. Gol atmak için genelde rakibin kademe anlayışını sekte vuracak takım arkadaşlarına ihtiyaç duyuyor.

Güçlü Yönleri

Taktik disiplinlerine sadık kaldıklarında rakibin belki savunmada değil ama hücumda zorlanabileceği bir ekip haline geliyor Partizan. Kendi sahalarında berabere kaldıkları Tottenham maçı ve Yunanistan’da kaybettikleri Asteras maçı bu anlamda birbirine zıt iki karşılaşma. Tottenham maçında işin savunma yönü o kadar iyiydi ki rakip galibiyeti getirecek golün yakınına bile yaklaşamadı. Takım rakibi karşılarken iyi yerleştiğinde savunmalarında boşluk bulmak gerçekten çok zor. Ayrıca tempoyu düşük tutmaya çalışmaları ve iç sahada bunu çoğu zaman başarmaları hanelerindeki bir diğer artı. Partizan’ın hava toplarında da oldukça etkili olduğunu atlamayalım. 1.90 m’nin üzerinde iki stopere sahipler. Bu onlara oyunun her iki yönünde iyi bir katkı sağlıyor.

sp-partizan

Maçlarını 32 bin kişilik Stadion Partizana’da oynayan ekip iç saha maçlarında çok daha başarılı. Bu sezon evlerinde oynadıkları 4 Avrupa karşılaşmasının hiçbirini kaybetmediler. Ateşli diyebileceğimiz bir taraftara sahipler ve yaratılan atmosfer oyuncular için çoğu zaman bir itici güç oluyor.

Zayıf Yönleri

Geçtiğimiz sezonun ortalarında göreve getirilen Marko Nicolic ligde çoğunlukla çift forvetli bir sistemi tercih ederken Avrupa Ligi’nde takımını tek forvetle sahaya sürüyor. Fazladan bir orta saha ile maça çıkmak onlara savunma anlamında çok şey katarken hücum anlamında ise bir çok şey götürebiliyor. Partizan’ın en kırılgan bölgesi de orta sahası. Yeterince organize bir takım olmayan Partizan’ın rakibine karşı saha içinde üstünlüğünü bir türlü ilan edememesinin başlıca nedeni de mevcut orta saha. Sasa Ilic, Branco Ilic ve Danilo Pantic’in pas trafiğini yeterince iyi idare edemediği bir gerçek. Dolayısıyla takım hücuma çıkarken çok fazla top kaybı yapabiliyor. Avrupa Ligi maçlarında az sayıda gol atmalarının başlıca nedeni de bu. Orta saha organizasyonunun kötü olması kanatların önemini bir kat daha arttırıyor. Beklerin yardımıyla rakip yarı saha civarına getirilen top bu kez, birebirde yeterince etkili olmayan Partizan oyuncuları tarafından iyi kurgulanmış bir rakip savunma karşısında bir anda kaybedilebiliyor. Bu da hızlı bir şekilde atağa çıkan rakibe gol şansı yaratıyor. Fiziksel açıdan güçlü olsalar da ağır kalabilen stoperler böyle durumlarda oldukça zorlanıyor.

uefa-dan-demba-ba-ya-ferdinand-yakistirmasi-6349911_8867_o

Sonuç

Takım savunmasını iki sezondur muazzam yapan Beşiktaş bu sezon gol yollarında ise bir kısır döngü içine giriyor kimi zaman. Bu sebeple Beşiktaş’ı, özellikle iç sahada az gol yiyen Sırbistan ekibi karşısında galibiyete götürecek başlıca faktör sabır olacaktır. Demba Ba gibi iyi bir yeteneğe sahip olmak Beşiktaş için büyük bir koz. Fakat Olcay Şahan ve Gökhan Töre gibi kanat oyuncularının da maçın kırılma anlarında kilit rolü üstlenmesi gerek. Bıkmadan usanmadan sürekli deneyen bir Beşiktaş bir şekilde rakibin direncini kıracaktır. Kapanan takımlara karşı duran toplar veya kanatlardan beklerin yaptığı bindirmeler Beşiktaş’a galibiyeti getiren etkili faktörlerden  oldu bu zamana kadar. Dersini iyi çalışmış bir Beşiktaş galibiyete ulaşmak için bu tür organizasyonlardan da sıkça faydalanmaya çalışacaktır.

 

Kaynak : YARISAHA

YORUM EKLE