‘Olcan Adın İçin Devrede Değilim’

Hem ay-yıldızlı ekipte hem de Beşiktaş’ta ağabeylik yapan Tolga Zengin, 9 yıl daha futbol oynamayı düşündüğünü dile getirerek, “Futbolculuk sonrasında da yine futbolun içinde olacağım. Ama sahanın içinde değil, dışında... İdari menajerlik, spor yöneticiliği gibi... Futbola futbolun içinden gelenler hizmet etmeli” dedi

‘Olcan Adın İçin Devrede Değilim’

Gümüşhane... O kentte doğan insanları anlatmak için, halk arasındabir deyiş vardır... Oralı insana ‘Nerelisiniz?’ diye sordukları zaman,ilginç bir deyimle karşılaşırsınız:
“Suyunun sert, erkeğinin mert olduğu yerdenim”...



Evet,Tolga Zengin, Gümüşhane li... O yerinin bir çok özelliğini taşıyor.Açık sözlü, yalanı dolanı yok, ne sorarsanız sorun, hık mık etmiyor,hele hiç düşünmüyor, pat diye yanıtlıyor.
Soyadı gibi ‘zengin’ donanımlara sahip birisi...


25yıldır direkler arasında mücadele ediyor, sadece futbolla haşır - neşirdeğil,hayata dair, her şeye çevresine, gelişmelere bir o kadar daduyarlı.



Siyaseti sevmiyor, ama Cumhuriyeti, özgürlüğü ve laikliği seviyor, savunuyor Tolga Zengin..
Başka bir deyişle tam bir ‘vatansever’...
Kaptanlıksorumluluğu da var Tolga Zengin’in... Ağır bir yük olduğunu kendisi debiliyor Tolga... Beşiktaş’ın huzuru bozacak, başarısına engel olacak,her türlü haberin dışarıya sızmasını da istemiyor.
Hatta çok ilginç,gazetecilerinde bu anlamda destek olmalarını istiyor. Araya giriyoruz,“Peki, kavga, dövüş yazılmasın mı kaptan?”



“Ağabey gerekirse yazılmasın”



Biz tabii ki karşı çıktık bu arzusuna ve ekledik:
“Amakaptan bu bizim işimiz ve de ekmek paramız... Tamam yalan dolan haberebiz de karşıyız. Ama ortada gerçek haberler varsa yazılır, yazılmaya dadevam eder.
Araya girdi Tolga, “Tamam ağabey, ilkelerinizi biliyorum,saygılıyım. Bu benimki sadece bir istek, arzu...Yoksa işinize karışmakbana düşmez” diye yanıtlarken, oldukça samimiydi.
Sözü fazla uzatmadan, söyleşiye girmekte yarar var.




Nereden geldi, nasıl kaleci oldu Tolga?



*21 yıldır kaleciyim. Mahalle maçlarında kaleci oynuyordum. SonraTrabzonspor’un seçmeleri vardı, ama o sıralarda babam futbol oynamamakarşıydı. Babam hala da, “Niye futbolu seçtin?” diye sitem eder. Hepokumamı istedi. Gerçi okudum, okulu da bitirdim. Hayatın zorluklarıçekmiş bir baba olarak, okumamı ve daha iyi yerlere gelmemi isterdi.Gerçi okuyanlar, iki dil bilenler bile hala iş bulamıyor bizimülkemizde. Yani okumak da bir çare değil artık.




Para girmeyince!



AslenGümüşhaneliyim. Rahmet dedem oralıydı. Torul eski ismi Zimera köyü idi.Küçük, pek gelişmemiş bir kenttir Gümüşhane. Buna karşın insanlar çokmutlular, Niye derseniz, çünkü para girmemiş. Çok paraların girmediğiiçin bozulmamış, doğasını korumuş bir kenttir. Elması, vişnesi, kirazı,armutu çok güzeldir o kenttin. Çok kişi bilmez belki ama patatesi çokgüzeldir.
Yalnız adamsın o direkler arasında...
*Çok yalnızsınız,çünkü diğer oyuncular kadar aktif de değilsiniz. Bu da biz kalecileriyalnızlığa itiyor. Bu handikaplara karşın bir şekilde ayakta kalmak vekendinizi oyunda tutmak zorundasınızdır. Kaleciler için en büyüktehlike, az topun gelmesidir. Ne kadar az top gelirse, ister istemezkonsantrasyonuz düşüyor. Benim yeteneğim o direkler arasındadır. Başkabir yerde de oynamadım.


Kalecilerin meziyetlerini anlatmaya devam ediyor Tolga...



* Kaleciaslında o takımın komutanıdır. Çünkü oyunu arkadan en iyi bizlergörüyoruz, uyarıyoruz, sesimizin gittiği yere kadar bağırıyoruz. Tabiiki uyarı anlamında... Hepsiyle konuşuyorsunuz. Sesiniz nereye kadargidiyorsa, oradaki arkadaşlarınıza ulaşmak zorundasınız. Dalabilirler,pozisyon hatası yapabilirler. Oyunu geniş açıdan en iyi bizlergörüyoruz, tehlikeleri çabuk anlıyoruz. Yani iyi kalecilerin bu anlamdasezgileri de çok güçlü olması gerekir. İşin özeti, saha içinde komutanbizleriz.


Son sıradayım


Kaleci bolluğu var değilmi? Sen varsın, Volkan var, Onur var, Volkan Babacan var. Bunlarınarasında sen kendini hangi sıraya koyarsın?
* Evet iyi kaleciler var,yani kalemizde bir sorun yok. Sıraya gelince, ben kendimi en sonakoyarım! Önemli olan benim düşüncem değil, insanların beni hangi sırayakoydukları... Maalesef bizim ülkemizde bir şey var; bir şeyi, bir şeylekıyaslıyoruz. İşin doğasında bu yok. Birini göklere çıkarıyoruz,diğerini yerin dibine sokuyoruz, olmaz. Biri iyiyse, diğeri de iyi...



Futbolumuzda yerli-yabancı tartışması var?



* Kulüplerdüşüncelerini dile getirdiler, federasyon bir karar aldı. Türkiye’de enbüyük sorunlardan birisi, bir kural alınıyor, uygulanıyor, sonra ‘ Vayefendim bu olmaz’ deniyor. Bu bir çelişkidir.
Ya çirkin ve kötü tezahürata verilen cezalar... Buna ne diyeceksin?
*Küfürher anlamda kötü bir şey. Anne, baba, aileye küfür ediliyor. Olmazağabey, biz o formaları küfür yemek için giymiyoruz. Ekmek paramız için,o parayhak etmek için mücadele ediyoruz.
Sen küfür edersen!


Bunu nasıl aşarız?



* Herşeyden önce aile eğitimi... Sen aile büyüğü olarak çocuğun yanındaküfür edersen, sonu da bu olur. Çocuğunuzu dışarı salarsanız, nereyegittiğini kontrol etmezsiniz o küfrün önüne geçemezsiniz.


Gelecek için düşüncelerin neler?



* 40’akadar oynarım. Fizik tabii ki önemli ama mental olarak da ayakta kalmakönemli. Futbolculuk sonrasında da yine futbolun içinde olacağım. Amasahanın içinde değil. Dışında, idari menajerlik, spor yöneticiliğigibi... Futbola futbolun içinden gelenler hizmet etmeli.

Keşke Brezilya’da olsaydık!

Türkiye’ninçok karışık durumda olduğunu, çok sıkıntı olduğunu dile getiren Tolga,“Biraz futbolla insanlarımız kafalarını dağıtıyorlar. Dünya Kupası’ndaolsaydık, en azından aldığımız sonuçlarla ülke insanımızı mutlu etmeolanağını bulacaktık” ifadesini kullandı 

A Milli Takım kampında olduğumuz için Tolga ile biraz da ay-yıldızı konuştuk.
Gençlerin kapıyı zorladığını dile getiren tecrübeli kaleci, “Artık top onlarda” diye konuştu.



Sizin işiniz bitti mi yani kaptan?


* Hayır,o anlamda söylemedim. Artık onlara bu şans verildi. Onlar da bu anlamdaşansı kullanmalılar diye düşünüyorum. O anlamda top onlarda... Burasıkulüplerinde üstünde bir yer.  Ülkenin en iyi oyuncuları bu takımaseçiliyor. Potansiyelleri var, ama bunu iyi kullanmak zorundalar.
Tolga, Dünya Kupası’nda yer alamamamıza çok üzülmüş.
* 2008’dekio fotoğrafı gördükten, yaşadıktan sonra Dünya Kupası finallerinegidemeyişimiz, çok çok büyük kayıp. Ülkemiz insanına borçlu olduğumuzşeyler var. Futbol gerçekten bir çok olumsuzluğu insanlara unutturuyor.Zaten memleket karışık, çok sıkıntı var. Biraz futbolla insanlarımızkafalarına dağıtıyorlar. Memlekette şu anda çok mutlu olacak bir ortamyok, tam tersi değişik bir ortam var. Orada olsaydık, en azındanaldığımız sonuçlarla ülke insanımızı mutlu etme olanağını bulacaktık.Gerçi bu mutluluk ülkemizde bir çok şeyi değiştirir miydi? Sanmam, o datartışılır. En azından geçici de olsa insanımızı mutlu etmek güzel birşey.



Fatih Terim’i biraz anlatmasını istiyoruz.



* Disiplinli,oyuncularını koruyan bir hoca... Baba gibi... Eleştirecekseeleştiriyor, ama kamuoyu önünde değil. Oyuncusunu satmayan, yüzüne karşısöyleyen, ama her zaman oyuncuyu kazanmaya çalışan bir teknik adamdır.Teknik taktiğine girmek ayıp olur! Aldığı başarılar ortada... Bunun dayanıtı o başarıların altında yatıyor.

‘Namaz kıldığım  için eleştirildim’



Tolga Zengin’in siyasetle arası nasıl?



* Aslındaçok girmememiz gerekir. Siyaseti çok seven bir insan değilim. Önemliolan, vatanına hayırlı evlat, hayırlı insan olmak. İnançlarını saklayanbir insan da değilim. Namaz kıldığım için yöneticiler tarafındaneleştirildiğimi biliyorum. Yabancı oyuncu sahaya çıkarken, istavrozçıkarıyor. O onun doğrusu, bu da bizim doğrumuz. O da dua ediyor, biz denamaz kılıyoruz. Yabancıya bi şey yok, biz namaz kılıyoruz diyeeleştirildiğimiz zamanlar oldu. Olmaz, bu bir inanç meselesidir. Herkesbirbirine saygılı olacak. Bir görüşüm var tabii ki... Her kesimdenarkadaşım var. Özgürsek, laik bir devletsek, cumhuriyetçi bir ülkeysek,isteyen başörtüsünü de takar, isteyen mini eteğini de giyer. Önemli olanherkesin birbirine saygı duymasıdır.Vatan, milletin siyaseti olmazağabey. Bu ülke hepimizin.






* Yoo,bunu mazeret olarak göstermek yanlış olur. Sahaya 11 futbolcuçıkıyorsanız - ki çıkıyoruz- rakibinizi yeneceksiniz. Bunun mazeretiolmaz. Sahamızın olmayışı Bu sadece ufak bir etkendir.




Kırılma noktası neydi?



* BununTürkçesi Galatasaray maçıdır. Ha bu da kırılma noktası olamaz belki.Belki o maç olmayacaktı, başka bir maçta takılacaktık. 5. hafta puankaybettik ama yine liderdik. Asıl neden, daha tecrübesiz olmamız deseken doğrusudur. Yaş ortalaması bir hayli düşüktü. İster istemez bu faktörsıkıntı yaratabiliyor. Bunların hepsi etkendir ama hiç bir zaman sebepdeğildir.



Asıl neden?



* İşin özü, işini iyiyapamamaktır. Bunun açıklaması budur. Kaçamak yanıtlar vermek doğruolmaz, mazeretlere sığınmak hiç doğru olmaz. İşimizi tam olarakyapamadık. Bu özeleştiridir. Şampiyonluğu hedefleyerek yola çıktık,üçüncü olduk.Yani başarısızız.


Sığınacak dal buluyorsunuz ama?



* Çokacımasızsın ağabey... Bulmak istedikten sonra çok mazeretlerüretebilirsin, bunları çoğaltabilirsin.Sorulduğu zaman bunlar dasöylenebilir. Ucuz bahaneler değil bunlar. Hata varsa, - ki var- takımiçinde bu sorumluluğu kaptan olarak ben alıyorum üzerime. O sorumluluğuda kaldırırım.
Beşiktaş gelecek  yıl ne yapar?

* Avrupa’da ilk turda ne olur bilemiyorum, ama ikinci turda güçlü takımlar bizi bekliyor.


Ya Bilic?


Çok çok iyi ilişkilerimiz. Çok düzgün, karakterli bir teknik adam.

‘Olcan Adın için devrede değilim’


Bordo-mavili takımın ayrılığı sonrasında Tolga, Trabzonspor camiasına hiç gönül koymamış.
Trabzonspor’aküskünlük ya da kırgınlığımız olamaz. Hele hele benim hiç olmaz. Bunoktaya gelmişsem, önce Allah, sonra Trabzonspor’un sayesindedir.Yetenek tamam da, bu yeteneği kullanmak da yetenek ister. Yani daha çokçalışacaksınız ki, o yeteneğiniz ortaya çıksın.
Olcan’ın Beşiktaş’a gelmesi için devreye girdiğin söyleniyor?
Olcaniçin devreye girmem söz konusu değil... Çünkü Trabzonspor’da kaptanlıkyaptım. Ama şöyle bir şey var, eğer Olcan ayrılmak isterse, tabii kibize gelmesini isterim.

 

YORUM EKLE