Oğuzhan'a can kurban

ASPOR yorumcusu Sabah gazetesi yazarı Turgay Demir kaleme aldı.

 Almanya-Avusturya hazırlıkları sonrasında kamp raporumuzda "COP" başlığı altında, "Cenk, Oğuzhan ve Pektemek, Şenol Güneş'le patlama yapar" demiştik.

Cenk ve Oğuzhan henüz sezon başında o sinyalleri güçlü şekilde vermeye başladılar.
Cenk gol atsa da kaçırsa da ön tarafta çok iş başarıyor. Rakibe yaptığı baskı, orta alana verdiği destek, mücadele gücü ve elbette attığı goller bunun kanıtı. Gomez gibi bir rakibi var ve Cenk formayı vermemek için hep çok iyi olmak zorunda. O gayreti de var. Yolu açık olsun.

Gelelim Oğuzhan'a...
Dünya denilen kürede çok az futbolcu bu kadar yeteneklidir.
Müthiş bilekler, inanılmaz bir oyun zekası, tartışılmaz bir top tekniği, hepsi bu genç adamda buluşmuş durumda. Tek eksiği vurdum duymazlığıydı ve bu eksik tüm yeteneklerinin üzerini bir kül tabakası gibi kaplayıp Oğuzhan'ı yok ediyordu...
Avusturya kampında çift kalelerdeki hırsı, kendisinden genç oyuncuları "Bırakmak yok, bas, koş, mücadele et" şeklindeki uyarmaları dikkatimizi çekmiş ve A Spor yayınlarında, "Oğuzhan'da bir farklılık var!" demiştik.
O görüntü sanal değil gerçekmiş, Oğuzhan aynı hırs ve istekle yeni sezona girdi, artık o vurdumduymaz tavırları yok.
Antrenmanlarda en çok çalışanlar arasında yer aldığını arkadaşlarım söylüyor ve dahası Oğuzhan'ın sahadaki hali de bu bilgileri doğruluyor. Artık karşımızda her maçı önemseyen, fark yaratmak, kazanmak ve kazandırmak için oynayan bir Oğuzhan var. Böyle Oğuzhan'a 
can kurban.

Kurtuluş formülü!

Beşiktaş'ın ligdeki üç maçında ortaya çıkan görüntü net; Atiba rakibe baskı yaparken yalnız kalırsa Beşiktaş'ın işi zor.
Doğrusu, merkez orta sahaya oyunun iki yönünü oynayabilen kaliteli bir transfer yapmaktı, olmadı.
Gökhan İnler yattı, Lucas çamura battı. Şenol hoca Atiba'nın yanında Oğuzhan'ı kullanıp bu bölgedeki etkinliği azaltıyor ve Ozi'den tam performans alamıyor.

Diğer seçenek; Necip ya da Serdar Kurtuluş'tan birini burada kullanmak.Necip denendi, olmadı.Peki Serdar o bölgenin yükünü taşıyabilir ve Tigana dönemindeki performansına ulaşabilir mi? Soru bu! Cevabı denemeden bilmek mümkün değil.


Peirrera çiftetelli oynatıyor!

Antalyaspor karşısında ilginç bir dizilişi vardı Fenerbahçe'nin; 4-2-2-2... Dörtlü savunmanın önünde çift ön libero Topal ve De Souza, onların önünde çift 10 numara Diego ve Nani, onların önünde de çift santrfor RVP ile Fernandao...
Çift ön libero, çiftt 10 numara, çift santrfor yani bildiğin çiftetelli!..

Peirrera bu işin altından kalkar mı bilemem ama kadro genişliği karşısında şaşkın ördek gibi davrandığı kesin. Koy çift ön liberonu, önlerine Nani-Diego-Alper, en önde RVP tek...Düzen istiyorsan, kaos yaşamak istemiyorsan yöntemi  basit; aklın yolunu takip et!


Su altında futbol

Vadofone Arena her haliyle sıradışı bir stat olacak.
Teknolojik özellikleri saymakla bitmez, stadın kapısından girdiğiniz anda bambaşka bir dünyada futbol keyfi yaşayacaksınız.
Dünya'da bu sistemle yapılan sadece beş stat var orası ayrı hikaye.Akıllı stadın çimleri deniz seviyesinin 2.40 metre altında.Yani su altında futbol oynanacak Vadofone Arena'da...Ve bu özelliğe sahip başka bir stat yok dünya denilen kürede. Yani, yanisi şu; yok böyle bir stat. Açılması biraz zaman alacak ama açıldı mı dillere destan olacak Vadofone Arena.

Beşiktaş'ın kırmızı çizgileri
Gomez, Cenk, Quaresma, Töre, Olcay, Sosa, Kerim, bu isimler Beşiktaş'ın vurucu timini oluşturuyor.
Ancak bu timden hangilerinin görev alacağını belirlerken çok dikkat etmek gerek. Quaresma ve Töre birbirininin kopyası. Töre 10 yaş daha genç hepsi bu. Sosa ve Oğuzhan'ın da oyun karakterleri tıpa tıp aynı, temposuz ama teknik oyuncular bunlar. Dananın kuyruğunun koptuğu yerde tam burası, Beşiktaş kadrosu bu dörtlüden ancak ikisini taşır, üçünde zorlanır, dördünü asla taşıyamaz! Dikkat! Önde Cenk olur, Gomez olur o ayrı konu ama arkadaki ekip doğru seçilmezse önde Messi olsa fark etmez! Beşiktaş, ayağına top bekleyen üç-dört oyuncuyla oynamaya kalkarsa her rakibe karşı zorlanır. Net!

Yaşam koçluğu
F.Bahçe ve Beşiktaş egoları yüksek 25'er futbolcuya sahipler. Kim sahada olursa olsun kenarda küskün oyuncular olacak.
Bu şartlarda ligimizdeki en büyük eksiklik yine ortaya çıkacak; yaşam koçları! Futbolcularımız gerçekten profesyonel olsa, bu eksikliklerini kendileri tamamlar ve profesyonel yardım alırlar ama öyle bir şey yok. Onlar sadece imza atarken profesyonel diğer her konuda amatörler.
Yönetimlere yaşam koçu olayını incelemelerini öneririm.Onca yatırım bir kaprisle boşa gitmesin isteniyorsa bu ayrıntıya dikkat edilmeli.

Cenk tutulmalıydı!

Beşiktaş'ın üç iyi kalecisi var diye haykırdık hep ancak geçen sezonun sadece son beş maçında esen Muslera rüzgarına kapılan Başkan Orman başta, yöneticiler yabancı kaleci diye tutturup Cenk'i küstürdüler. İşin ilginç yanı Beşiktaş rakibini güçlendirirken kendisi zayıflamış oldu. Üstelik üç otuz paraya bitti bu transfer yazık, çok yazık.
Güncelleme Tarihi: 01 Eylül 2015, 09:03
YORUM EKLE