''O..''

Erdem Ulus kaleme aldı.

''O..''
Hani Rıza Çalımbay'ın meşhur bir hikayesi vardır. "Beşiktaş seçmelerine üst üste 2 defa girip seçilemedim" diye. Üçüncüsünde o beğenip seçmişti Rıza'yı.
 
Milli Takım yapılanması görevi verildiğinde 60 Model Otomobiliyle, tek başına tüm Türkiye'yi aylarca taradı.
İlk keşfi, Kocaeli bölgesinden Metin Tekin oldu.
 
Nerede oynarsa oynasın, kendine güvenen tüm gençlere Milli Takım kampını açtı. 
Tüm oyuncuları bizzat kendi izledi. Daha sonra Balkan Şampiyonasında oynattığı golcüsünü de bu sayede bulmuştu. Avcılar'dan Feyyaz Uçar.
 
Aynı zamanda Amatör ve Ümit milli takımın da hocasıydı. Takımı Akdeniz Oyunlarına ve Olimpiyatlara hazırlıyordu. O dönem kadroya dahil ettiği Rıdvan, Sercan, Tanju, Metin, Feyyaz, Erdi, Almanya’dan Uğur Tütüneker, gibi isimleri yine onun sayesinde tanıdık.
 
Genç Milli Takımla Finlandiya’ya gitmek için yola çıkmak üzereyken görevden alındı. Üstelik başarılarından ötürü Ulusal takımın başına getirilmişti. Yani sadece 24 saat süren bir A milli takım hocalığı var. O görevden alındıktan sonra federasyon da yıkıldı. 
Neden görevden alındığına dair açık bir gerekçeyi o günden bu güne hiç kimse yapamadı. 
 
Milli takımdan ayrıldıktan sonra Samsunspor'un yolunu tuttu. 
Büyük transferler yaptığı halde, ligde sonuncu olan bir takımı devir aldı. 
Genç milli takımdan da öğrencisi olan Yolspor’un amatör futbolcusunu direkt santraforu olarak oynattı. 
O günlerde adını söylemeye bile utanan o çocuğu, Dünya Futbolu 9 yıl sonra, Avrupa Gol kralı Tanju Çolak olarak tanıdı.
 
Daha sonra küme düşen Antalyaspor'un başına getirildi. Takımın bir kaç iyi oyuncusu da kaçıp gitmişti. 
İstanbul'dan çağırdığı ve kimsenin tanımadığı gençlerle, takımı bir yıl sonra na mağlup şampiyon yaptı. 
O dönem kalecisi Fikret Yılmaz'ın evlenmesine ön ayak oldu. 
 
Nikah şahitliği yaptı ve Burak Yılmaz'ın doğumuna da vesile olmuş oldu.
Kime dokunduysa bir şekilde yıldıza dönüştürdü yani.
 
Türkiye'de  1985-90 yılları arası üç yabancı oynayabiliyordu. O zamanlar Yugoslavlar revaçtaydı. Bir açıklama yaptı. "Benim çalıştırdığım takımda yabancı futbolcu olmayacak, kendi yetiştirdiğim Türk çocuklarıyla devam edeceğim" dedi. 
Yine başarılı bir şekilde yoluna devam ederken, sezon ortasında görevden alındı ve Antalyaspor küme düştü. 
 
Beş sene takım 2. Ligde oynadı. 
Beş sene sonra yeniden Antalyaspor 1. Lige adını yazdırırken takımın başında yine o vardı.
 
O dönem Antalya'da genç bir kaleci keşfetti. Takım arkadaşıyla trafik kazası geçirmiş, arkadaşı ölmüş genç kaleci ağır yaralı kurtulmuştu. 
Ameliyatı için İstanbul'dan doktor getirdi. Cam kesikleri nedeniyle dağılmış yüzüne "Kendini böyle görmesin" diyerek estetik yaptırttı.
Kalça kemiği kırılan, "Oynayamaz" raporu verilen ve hayattan soğuyan bir genci yeniden kazanıp, futbola
kazandırdı.
 
Daha sonraları o kaleciyi Beşiktaş'a önerdi. Fakat ısrarına rağmen oynayamaz raporu yüzünden aldıramadı. 
Yılmadı. 
Dönemin Fenerbahçe başkanı Hasan Özaydın'a gitti. 
Aynı gerekçeyle geri çevrildi. 
Israr etti. 
Kefil olur musun? Diye sorduklarında tereddütsüz kabul etti ve senet imzaladı.
Daha sonra Türk Milli Takımı kaptanlığı ve Barcelona'ya kadar uzanacak olan Rüştü Rençber hikayesinin doğuşu, onun sayesinde oldu.
 
 
Kahramanmaraş 1. Ligdeyken. “Çoluk çocuk” diye tabir edilen takımla Fenerbahçe elinden zor kurtuldu, maç 0-0 bitti. Galatasaray’la tarihi Neuchatel maçının üç gün öncesinde oynadılar, Erman Toroğlu’nun yönettiği maç 1-1 bitti. İki golleri ofsayt diye sayılmadı. Maraş'ta, Santrfora genç bir oyuncu kazandırdı. O isim de Abdullah Avcı.
 
 
Sefa Sirmen başkanlığındaki Kocaelispor’a gitti. İlk idmanda futbolculara E-5’i gösterip, “Bu yol nereye gider?” diye sordu. 
“İstanbul’a gider, Gebze’ye gider,” yanıtı aldı. “Hayır, bu yol Avrupa’ya gider,” dedi. “Bugün burada işe başlıyoruz, siz Avrupa’da top oynayacaksınız,” dediğinde ona "Deli" dediler. 
Sonuçta Kocaeli'yi Avrupa’ya götürmek onun başlattığı yapıyla Güvenç Kurtar’a nasip oldu. 
 
O takıma Saffet Sancaklı'yı almak istediğinde, Sefa Şirmen, “Saffet Sarıyer’de iyi oynayamıyor, bizde oynayabilir mi acaba?” diye endişesini belirtti. 
Sefa Bey’le yıllar sonra  bir düğünde karşılaştığında, “Hocam Saffet’i büyük takımlara satarak elde ettiğim bütçe sayesinde yıllarca Kocaelispor’u yönettim. Allah senden razı olsun" söylemi ona yetti.
 
 
Derwall Türkiye’ye geldiğinde Galatasaray'da onu yardımcısı yapmak istedi. Bütün şartlarda anlaştığı halde kontrat imzalamak üzere Alp Yalman’ın işyerine gittiği gün saatlerce bekletildi. Bunun sebebini sorduğunda, “Sizi tanımıyorum,” diye bir cevapla karşılaştı. 1984-85 sezonunun ortasında Antalyaspor’u çalıştırmaya başladığında İstanbul’da Galatasaray’ı 2-1 yenip Alp Yalman'a kendisini tanıttı.
 
 
"Bobby Robson ve Derwall’den gördüğüm iyiliği kimseden görmedim" diyor. 
Eğitim için gittiği İngiltere’de Bobby Robson’la birlikte çalıştı. Ona “Türkiye senin değerini bilmiyor, bizim ülkemizde olsaydın dünya çapında bir teknik adam olurdun" itirafında bulundu.
 
Derwall onun için "Dünyada tanıdığım en iyi 10 Futbol adamından biri fakat ne yazık ki Türk" dedi.
 
Ali Şen'in onun hakkındaki yorumu ise biraz ilginç. "Hocam biraz kafayı çalıştırsan, İstanbul'da 2. Köprü senin olurdu" ifadesini kullandı.
 
Kafayı tersten çalıştırmadı.
Hiç taviz vermedi.
Ahlak ve Namusu hep ön planda tuttu.
Kendini futbola adadı.
40 yılı aşkın spor yazıları yazdığı Cumhuriyet Gazetesinden geçtiğimiz aylarda ayrılmak zorunda bırakıldı. 
Bu onu çok acıttı.
Benimle birlikte BJK TV'de 5 Yıl boyunca programlar yaptık. 
Şimdi konuk bulamadıklarında ara sıra çağırıyorlar.
5 kuruş almıyor.
Kendi imkanlarıyla gidip geliyor.
Kırılıyor, darılıyor ama küsüp bırakmıyor.
Taş olsa çatlar.
 
Beşiktaş Özkaynak düzeninin Hamdi Serpil Tüzün ile birlikte en önemli iki temsilcisinden biri...
 
Kim mi?
 
Hürriyet Gazetesinin 9. Sayfasına dün şu ilanı veren kişi.
 
"40 Yılı aşkın, Pro Lisanslı Teknik Direktörlük tecrübemle 2015-2016 sezonu için, tüm liglerden gelecek teklifleri değerlendirmeye hazırım."
Adnan Dinçer.
Teknik Direktör.
 
Bir teknik adamın İş ilanı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. 
Türk futbolunun Ölüm ilanıdır.
 
 
 
Not: Yazıda yer alan bazı kişisel bilgiler Adnan Dinçer'in Fethi Aytuna'ya vermiş olduğu röportajdan alınmıştır.
 
YORUM EKLE
YORUMLAR
kartalizmir
kartalizmir - 3 yıl Önce

Yasin sülün'e genç takımı emanet eden bjk yönetimleri neden adnan dinçer serpil hamdi tüzün gibi adamlara görev vermiyor ? Herşey torpil mi bu ülkede ?

asi kartal
asi kartal - 3 yıl Önce

ne denir ki?

ufuk
ufuk - 3 yıl Önce

ülkemizde olanlardan utanıyodum,artık bjk de olanlardan da utanmaya başladım...

murat sahiner
murat sahiner - 3 yıl Önce

Yazik adamin yaptiklarina bak ve su an oldugu yer .

Abuzittin
Abuzittin - 3 yıl Önce

Bunu biz buraya yazdığımızda ligin bitimine dokuz on hafta vardı dedik ki yönetim gönder bilici getir adnan hocayı şampiyon olalım avrupada devam edelim yazık bu kulübe ne hale getirdiniz bu kulübün hocası adnan hocadir turkiyede işi bilen hep işsiz kalır bu bizim mayamizda var mayamiz bozuk.artık bu kulübün içinde olanlar bana utanç vermeye başladı elli beş yıllık taraftar olmasam bırakacağım.

haka
haka - 3 yıl Önce

Adnan hocamı uzun yıllardır takip ediyorum.Yaşım 41.Kültürü ve futbol bilgisi çok yüksek çok değerli bir insan.Beşiktaş tvde ve bu sitede yaptığı yorumlar herzaman cuk oturuyor tabiri caizse..Ama ülkede şuanda başarı dürüstlük kriter değil.Malesef.Yalakalık üzerine kurulu bir yapı tüm sektörleri ele geçirdi..Adnan hocam, seni Türkiye biliyor.Hiç canını sıkma..Saygılar..

Mustafa Tuncel
Mustafa Tuncel - 3 yıl Önce

Erdem Ulus muhteşem bir anlatım ustadısın. Bu gün Türkiyenin en önde gelen gazetelerinde yazmıyorsan bu da medyanın ayıbıdır.

Sezgin
Sezgin - 3 yıl Önce

Muhteşem bir yazı. Adnan Dinçer hocama yapılan ayıp utanç verici. Bilgilerin için teşekkürler Erdem Ulus