Kaybolan yıllar

Cem Dizdar, Beşiktaş-Torku Konyaspor maçını değerlendirdi.

Kaybolan yıllar

Epeydir aynı şey; Beşiktaş maçların ilk yarısında yok!. Akhisar maçının ardından Tolgay söylemişti; “45. dakika oynamak maç kazanmaya yetmez.” Ancak Bilic’in takımı neredeyse ligin ikinci yarısının tamamında 45 dakikanın üzerine çıkma temelli bir plana hiç sahip olmadı desek yeridir. Haliyle maç kazanma ihtimali de sürekli düşüş gösterdi. Beri yandan takımdaki hiçbir oyuncu bu sezon ‘kendi ortalama performansını’da aşamadı. Sanırım Bilic sadece puan kayıplarından değil oyuncu geliştir(eme)me konusunda da sorumluluğunu kabul eder. Örneğin yüksek potansiyelli Oğuzhan kayıp gitti.. Oysa ‘endüstri çağı’nda performans oyuncunun niyetine bırakılmayacak kadar ciddi bir konudur.

Sıkıntılar!


Ayağına gelmiş onca fırsatı, hem de bu vasat ligin ortalamasının altındaki takımlarla oynarken tepen Beşiktaş’ın bu maçta ‘gazının kaçmış olması’nda şaşacak bir şey yok. Bunu anlamak için saha yerine tribüne bakmak bile yetiyor.

Veli/Atiba düzenli oyunu bozulduktan sonra topa haliyle oyuna hakim olma konusunda ciddi sıkıntılar yaşıyor bu takım. Hücumdaki ‘Gökhan Töre bağımlılığı’ ise bu maçta açık seçik belli oldu. Öndeki ikiliden Ba’ya ilk ciddi top geçtiğinde dakika 39’du. Varın temponun, baskının volümünü siz düşünün!.. Kaldı ki Atiba’nın yokluğunda hayli gevşek olan orta saha ligin en az gol atan takımlarından Konya’nın bile defaaten ceza sahası çevresine sızmasına yol açtı.

Nihayet kayıp performanslardan biri olan Olcay çıkıp yerine Kerim girdi de sezon ortasından bu yana işlemeyen sol kanada bir parça renk geldi. Ama bir parça! O da kısa sürede ‘takım normalleri’ne döndü... Yetmedi, o ana kadar ortalıkta görünmeyen Pektemek değil de takımın öndeki yegane tehdit unsuru Ba’yı oyundan alan Bilic durağan maçı takımı adına iyice belirsizliğe mahkum etti.

Olası gelirler çöpe gitti


Düzensiz, ritimsiz, coşkusuz Beşiktaş mı yoksa Konya mı şampiyonluğa oynuyordu anlamak zordu. Bir de kornerden yenen gol... Sanırım bu maç Bilic’in Beşiktaş’taki fiili değilse de ‘ruhen son maçı’ oldu. “Yeni stadımıza şampiyon döneceğiz” türünden boş sloganlar atan Fikret Orman yönetiminin şansı ise ironik ama ‘takımın statsız oluşu’ydu!.. Bu sonuçla iki sezondur iyice borçlandırılan kulübün gelecek sezon(ları) için önemli mali kaynaklarından biri olan Şampiyonlar Ligi olası gelirleri de çöpe gitti.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Amokachi
Amokachi - 3 yıl Önce

şampiyonluk neymiş ya stad bitsin, avrupada kupa alacağız! (Bknz: Fikret Beyin açıklamaları)

Guti
Guti - 3 yıl Önce

Sportif basari olmadan 5 tanede stad yapsan kiymeti yok. Bir sene daha bosa gitti.her sene fener yada cimbom sampiyon oluyor. Cok geride kaldik onlardan.Fikret istifa!

Brokoli var da AOK
Brokoli var da AOK - 3 yıl Önce

yok mu?

FATİH A
FATİH A - 3 yıl Önce

dostlarım, arkadaşlarım, kardeşlerim. bize düşen tek bir şey var. hiç birimiz değil lig tv, internet paketini bile almamalıyız. bırakalım şampiyon yaptıklarından kazansınlar paralarını, şampiyonluğu hak edip te alamayanlardan değil. stat yapılsa da, dünyanın en iyi oyuncularını da alsa bu takım almayalım lig tv. emin olunuz ki ben öyle yapacağım. benden çaldıkları şampiyonlukları bir, iki, üç sezon değil, 5 sezon üst üste verene kadar almayacağım. YETEEEER. ARTIK HER SENE AYNI ŞEYLERİ YAŞAMAKTAN BIKTIM USANDIM. ŞAMPİYONLUKLARIMI ÇALAN HIRSIZLARA VEREBİLECEĞİM TEK CEZA DA BU.