Kaybolan Yarınlar

Alen Markaryan kaleme aldı.

Kaybolan Yarınlar

Gördüğünü çalamayan hakemlerimizden sonra
Yazarlarımız da oldu gördüğünü yazamayan.
Konuşamayan
Haykıramayan
Raconu kesemeyen teknik direktörler bile var.
Zaten senelerdir böyleydi de
Şimdi iyice cılkı çıktı artık.
Rakibin yarı beline kadar sıçramış Bekir’in tekmesini görmemezlikten gelen
Kendisinin görememesini geçtik,
Görüp doğru hareketle kırmızı kartına davranan hakemi idam sehpasına çıkaran
Statükocu
‘Hep bana olsun’cu
Ve riyakar insanlar oluştu medyanın orasında, burasında.
………………….
Pazar günü Ersan’ın son adamken Sercan’ı düşürdüğü bir pozisyon var.
Direk kırmızı
Ben de yazdım.
Bilic’e sordular maçtan sonra
Hiç kıvırmadı
“Red Card” dedi.
Maç içinde de iyice sinirlenen Balıkesir taraftarlarına
“Haklısınız kırmızıydı” diyerek
Olası bir çok maç içi krizini önledi.
Spor adamı dediğin böyle olur.
Yalan limanlarına sığınmaz
İnsanların algılarını yönlendirmez
Hayal kavşaklarında dolanmaz.
Oyuncusuna örnek olur.
Hocam
“Sen neden doğruları söylüyorsun” deyip
Doğru olmamanı isteyenlere kulak asma
Gittiğin yol doğrudur, yolun açık olsun…
………………….
Hocam soyadının Kartal oluşundan sana sempatimiz var.
Hemen önünde gelişen olayda
Sahaya dalıp
Hakemi sarmalayan futbolcularına
‘Hadi geçin yerinize, adam haklı’ diyeydin iyiydi.
İtibarını katlardın
Tam tersi davranarak maç kazanıldı ama yarınlarımız kaybetti.
Geçmiş ola…

****************************
Futbolcu genetiğimiz ve Alman ekolü
Milli maç arasındayız ya
Milli milli iki kelam edelim.
………………….
Hep söylerim;
Coğrafi olarak futbolcu üreten bir bölgede değiliz.
Alt yapının önemini söylemlerde biliriz de
Eylem kısmımız yoktur maalesef.
Halbuki tam tersi olmalıdır değil mi!
Futbol genetiği zayıf olan bir ülkenin
“Futbol çenesinin (!)” bu kadar kuvvetli olması hiç de hoş durmamaktadır.
O yüzden ‘çen-çen’ olan spor programları dibi görmüştür.
Alt yapı alt yapı deriz de
Alt katı inşa etmeden üst yapıya binalar inşa ederiz.
Madem futbolcu yetiştiremiyoruz
‘Nam salmış ülkeleri örnek alalım’ deriz.
Alman ekolünü dayatırız mesela.
Disipliniyle ön plana çıkmıştır.
Göze hoş gelmez ama sistem abidesidir.
Biz orada da ‘hazır buldumculuğa’ yönelip
Alman ekolünün
‘Ekolünü’ boş ver biz sadece ‘Alman’ını alalım deyip
İşin içinden çıkarız
Öyle olmasa.
Çeklere karşı böyle bir tesadüf yaşayabilir miydik?
Sıkı durun
Gökhan Töre Almanya
Olcay Şahan Almanya
Tarık Çamdal Almanya
Kağan Ayhan Almanya
Ömer Toprak Almanya
Hakan Çalhanoğlu Almanya
Oğuzhan Özyakup Hollanda
Ersan Gülüm Avusturalya
Şimdi soruyorum
Bugüne kadar Milli Takımlar’dan sorumlu olarak göreve gelenler ne yapmışlardır?
Milli Takım hocaları
3 aydan 5 aya oynanan milli maçlar haricinde ne yapmaktadırlar?
Hiç futbolcu araştırmaz, yetenek aramazmıdırlar?
Alt yapı ne memen bir şeydir ki hiç kimse oraya inmemiştir.
Ve son bir soru:
80 milyonluk Almanya
İçinde yaşayan 3 milyon Türk’ten
Bu kadar futbolcu çıkartıp Türk Milli Takımı’na verebiliyorsa
Hatta Mesut Özil’i kendine ayırıyorsa
Biz 77 milyonluk Türkiye olarak ne yapıyoruz?

KAFA YORDUKLARIM

Hakemlerin maç sırasında telsiz kulaklıkla ne konuştuklarına (Omar Burak Demirci)
Çocuktum
Amokachi’nin Bülent Korkmaz tarafından düşürülmesine
Ama Ahmet Çakar’ın oyundan Amokachi’yi atmasına (Akın Topgül)
Milli Takım hocalarının
Neredeyse 3 ayda bir oynanan milli maçlar haricinde ne işle uğraştıklarına (Bu da benden)
Acayip kafa yoruyorum.
 

YORUM EKLE