Kaptan Kazım Anısına

KartalBakisi.Com yazarı Sema Tuğçe Dikici kaleme aldı.

GÜNDEM 16.03.2015, 15:35
2147
Kaptan Kazım Anısına

Tarih 1915. Osmanlı İmparatorluğu’nun dört bir yanını saran işgal kuvvetleri savaşın en donanımlı ve en kalabalık ordusunu Çanakkale Boğazı’na dizmektedir. Birleşik Krallık’ın askerleri başta olmak üzere Fransızı, Kuzey Afrikalısı, Yeni Zelandalısı, belki o güne kadar yeri bile bilinmeyen Polinezya Adası’nın Maorileri. Okyanus aşırı uzaklıklardan gelip, birçoğunun kim olduklarını bile bilmediği Türkler’i Anadolu topraklarından silmeye kararlıdırlar. İmkansızlıklar içinde, vatan uğruna son ocak kalana kadar savaşacak ve ardından taraih yazacak bir milletin fertleri olan Beşiktaşlı futbolcular da cephededir. 1911 yılında kurulan ilk futbol takımının sporcuları Doktor Resul, Doktor Mehmet, Doktor Sabri Kafkas Cephesi’nde, Kaptan Kazım, Rıdvan ve Asım da Kapatepe’de, Seddülbahir’de, Arıburnu’nda ve Anafartalar’da yani Çanakkale’de savaşmaktadır.

 

 

Tarihte ilk kez iki merminin havada çarpıştığı, metrekare başına 6.000 kovanın düştüğü bir cihan harbidir bu. Vatan aşkı uğruna cepheye gidilse de tıpkı ana babaya, yare, sılaya duyulan özlem gibi onurla taşınılan o forma da unutulmaz elbet özlenir. Kimisi yanında taşıdığı siyah beyaz bir fotoğrafla, kimisi bir mendille hasretini az da olsa dindirir. Kimisi türkü söyler en yürek burkanından, kimisi de kağıda yazdığı birkaç dize ile dile getirir duygularını. İşte o dizelerden bir tanesi de Beşiktaş’ın Kaptanı, şehit Kazım’ın kaleminden dökülür kağıda. Askeri üniformayı giydiği ilk günlerde kendisini Beşiktaş’lı formasıyla tanıyan komutanın emir erim ol teklifine “Ben sporcuyum. Diğerlerine göre daha sağlıklı ve atiğim” diyerek yanıt veren ve doğrundan cephede görev almaya gönüllü olan Kaptan Kazım. Edebiyata gönül vermiş vatansever bir futbolcu. Görev aldığı 27. Alay’daki mevzisine gelen bir gülleyle şehitlik mertebesine ulaştığında cebinden kanlar içinde bir kağıt parçası çıkar. Ve der ki bir bölümünde;

....

Biz onbir arkadaşız, lakin arkamız daha var

Bu zevk alemi dar zannedip de aldanalım

Vekar hak gibi sakin, nezih ve saf olalım

Fakat bu hal ile kuvvet gibi cesur olalım

Kazım’ın şehit olduğunda cebinden çıkan bu şiir Beşiktaş’ın ilk ve belki de en önemli şiiriydi. Beşiktaş için, Beşiktaş forması giyen ve şehit olan bir futbolcu tarafından kaleme alındığı için özeldi. Unutulmamalıydı. Gönül isterdi ki Beşiktaş Kulübü ya da Beşiktaş’lı müzisyenler bu şiiri yeniden notalara döksün, şimdiki nesillere öğretsin. Bu anlamlı dizeler diğer marşlar gibi tribünlerde söylensin. Sadece Beşiktaş’lı Kazım’ın, Fenerbahçe’li Arif’in, Galatasaray’lı Hasnun Galip anısı için değil...Cephede vatan uğruna şehit olan bütün sporcularımız, bütün mehmetçiklerimiz, bütün gazilerimiz için... Bir milletin yeniden uyanışının 100. yıldönümünde başta şehit sporcularımız olmak üzere, vatanın her bir toprağında can veren şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, sözlerimi Milli Şairimiz Rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un o meşhur cümleleriyle noktalıyorum:

“Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın”

 

Yorumlar (0)