EngelSİZsiniz

Erdem Ulus kaleme aldı.

GÜNDEM 03.12.2015, 19:05 03.12.2015, 19:29

 Hiç unutamıyorum.

Beşiktaş TV' de çalıştığım dönemdi...

Beşiktaş Tekerlekli Sandalye Basketbol takımının Galatasaray ile oynayacağı maçı anlatmak için Süleyman Seba Spor salonunda yerimi aldım.

Daha önce bu alanda bir anlatım tecrübem olmadığından biraz çekindim ama yapacak bir şey yoktu, iş başa düşmüştü.

Engelli sporcular ilk kez bu alanda oynadıkları derbi maçta inanılmaz hırslıydı. İki takım taraftarı da salona gelmişti ama nasıl davranacaklarını tam olarak bilemiyorlardı.

Gidenler bilir, maçlar kıran kırana geçer. Tekerlekli sandalyeler çarpışır, düşenler, kalkanlar... Deyim yerindeyse çatır çatır mücadele olur.

Anlatımım öncesinde yaptığım kısa araştırmada, bana oyunun normal Basketbol kurallarıyla aynı olduğu söylendiğinden bu yönde bir anlatım yapıyor ama yine de tedbiri elden bırakmıyordum.

Maç başladı...

İlk bombayı da ilk periyotta patlattım. Hakem bir pozisyonda "Steps" İşareti yapınca "Hatalı yürüme kararı" dedim. Sonra bir an dank etti ama laf ağızdan çıktı bir kere. Biri çıkıp "Ayıptır kardeşim ne hatalı yürümesi, adamlar tekerlekli sandalyede, dalga mı geçiyorsun?" dese, diyecek laf yok. (Ona Hatalı Sürme diyorlarmış)

Konu hassas ya aklımca.

Daha fazla saçmalamamak için daha az konuşmaya gayret ettim ama neredeyse her sözüm bana batıyordu artık.

Bir ara bilgi vermek isterken "Bugün sakatlığı nedeniyle yok" diye bir şey söyledim. "Zaten ligin adı bu. Sakat olmasalar burada ne işleri var?" Dalgamı geçiyorsun?" deseler yine bana kapak olur mu acaba ikilemine düştüm!

İçine düştüğüm bu vicdan saçmalaması durumundan kurtulmak için olsa gerek, kontrolü kaybettim.

Bir pozisyonda yere düşen Galatasaraylı oyuncuya kimsenin yardım etmediğini görünce söylenmeye, bir nevi duyarlılık kasmaya başladım.

Oyuncu sandalyesiyle yerden kalkmaya çalışıyor, diğerleri ona yardım etmek yerine, etrafında durup seyrediyorlardı. Anlatım sırasında "Ezeli rekabet bu değil" gibi bir şeyler söylediğimi anımsıyorum. Saniyeler geçtikçe daha da gaza geldim. Bir an anlatımı bırakıp, yerde kalan oyuncuyu kaldırmak geldi içimden. Neyse sonra oyuncu yerden kalktı ve maç devam etti...

Kim kazandı hatırlamıyorum.

Maçın ardından sahaya inip Beşiktaş'tan tanıdığım oyuncuya sitemimi dile getirdim.

"Tamam kardeşim derbi falan ama ayıptır. Adam 1 dakika boyunca yerden kalkmak için çırpındı durdu, biriniz elinizi uzatmadınız. Burada Fair olmayacaksa nerede olacak" gibi şeyler söyledim.

Maç içinde beni tereddüte düşüren tabirlerimin kafamda yarattığı baskıyla biraz da abartmış olabilirim bu çıkışımı.

Adam benim sitemimi sonuna kadar dinledi ve şöyle dedi.

Abi, bizde Fair Play yere düşen oyuncunun kendi gayretiyle yerden kalkmasını beklemekle oluyor. Önce kendisinin bunu başarmasını bekleriz, eğer yapamıyorsa o zaman destek veririz!"

Engellilere özel bir kuralmış bu.

Yardım almadan da başardıklarını görmek ve göstermek için...

Utancımdan beynimin uyuştuğunu hatırlıyorum.

"EngelSİZsiniz" diyorlar ya... İşte bundan.

Onlar içinde bulundukları durumla baş edebilecek kadar güçlüler. Sağlıklıyız diye geçinen senin benim başaramayacaklarımızı vücutlarının belli bölgelerini kullanmadan da başarabilirler.

Yani olay şu.

Onlara melankolik gözle bakıp, benim istemeden yaptığım gibi başkalaştırmayın.

Onlara yardıma muhtaç kişiler olarak değil, tüm engellere rağmen başarmış kişiler olarak bakın.

Bakın. Sizde göreceksiniz...

EngelSİZsiniz...
Loading...
Yorumlar (0)