Bu hoca F.Bahçeli F.Bahçe'ye yatar...

Konyaspor'un Teknik Direktörü Aykut Kocaman şampiyonluk yarışını FOTOMAÇ'a değerlendirdi: "O hoca Beşiktaşlı Beşiktaş'a yatar, bu hoca F.Bahçeli F.Bahçe'ye yatar düşüncesi hastalıklı bir düşünce... Onurlu insanlar şüphe altında bırakılmamalı. İnsan babasıyla tavla oynarken bile kazanmak ister"

GÜNDEM 31.03.2016, 06:49 31.03.2016, 06:51
"Biz Konyaspor teknik heyeti olarak hiçbir zaman 2-3 maçlık değerlendirmeler yapmıyoruz. Ben takımımda teknik heyette çalışan arkadaşlarıma, futbolcularıma ve Konyasporlu taraftarlara bu mesajı vermeye çalışıyorum. 1-2 maçla kırılmamamız lazım ya da 1-2 maçla tamam olduk demememiz lazım. Şu anda 34 maçlık periyotları tahlil ediyoruz, bütün planlamalarımızı buna göre yapıyoruz. Oynadıkça aşağıdan bir maçı düşürüyoruz. Son 34 maçta 59 puan toplamışız. Bizim standardımızdaki bir takım için önemli bir puan bu. Ciddi bir rakam… 59 puan, % 99 ilk 6, % 75 ilk 4'te olmak demektir. Şu an 47 puandayız, bu ortalama için 12 puan daha toplamalıyız.

Ne maşa ne de düşmanız
Beşiktaş ve F.Bahçe şu andaki futbol düzeninin en güçlü takımları… Neden bu güç atfediliyor onlara; ekonomik anlamda istedikleri oyuncuyu alabilecek güçteler, büyük camialar… Ben sahaya her zaman kazanmak için çıkarım. Futbol bir oyun ve biz iki maça da bu oyunu iyi oynamak için çıkacağız. F.Bahçe karşısında da bu böyle olacak, Beşiktaş karşısında da böyle olacak. Ben hayatım boyunca ne isem o olmaya çalıştım. Bulunduğum takımlarda da oyuncularıma bunu aşılamaya çalıştım. Benim ve takımım açısından F.Bahçe ve Beşiktaş maçlarından daha önemli bir G.Birliği maçı var. Az önce söylediğim puan hesaplarımızı tutturabilmemiz için bu çok önemli. Arkasından F.Bahçe maçı var. Bizim üçüncülük mücadelemizdeki en önemli maçlarımızdan birisi… Ama üçüncülük olmazsa bile ki Konyaspor açısından bu çok önemli, yine de ben bu oyunlara çıkarken kafamdan asla bir başka takıma avantaj sağlama düşüncesi dahi geçmez. O hoca Beşiktaşlı, Beşiktaş'a yatar ya da o hoca F.Bahçeli, F.Bahçe'ye yatar düşüncesi hastalıklı bir düşünce şekli… Toplum olarak bunu kafamızdan atmamız gerekiyor. Onurlu insanları şüphe altında bırakmamak gerek. Herkesin kredisi, itibarı var. Ne kimsenin maşası ne de kimsenin düşmanı değiliz. FENERBahçe, Beşiktaş güçlü takımlar, bizden daha güçlü takımlar… Sadece bu sezon değil tarih boyunca bizden daha çok puan toplamışlar. Bizde bu sezon güçlü takımlardan birisiyiz.

Takım şehrin namusudur
Hem kendi amacımıza uygun hem de futbolun ruhuna uygun bir şekilde mücadele edeceğiz. Futbol takımları şehirlerin namusudur. Bizlere güvenilip takımlar emanet ediliyor. Benim takımım benim namusumdur. İnsan babasıyla tavla oynarken bile kazanmak istiyor. Bizler kazandıkça bu işin içinde varız. Haz alıyoruz, mutlu ediyoruz. Ne F.Bahçe'nin ne Beşiktaş'ın ne Galatasaray'ın kimsenin onlara yatmasına ihtiyacı yok. Onlar zaten güçlüler. F.Bahçe, Beşiktaş buraya gelecek, yenebiliyorsa gücü yetiyorsa bizi yenecek. Öte yandan biz de futbolun doğrularını yaparak iki maçı da kazanmak için mücadele edeceğiz. Bu 3.'lük, 4.'lük için yarıştığımız için değil, her zaman böyle olacak.

Fener'i önde görüyordum
Beşiktaş 2-3 senedir kadro istikrarını yakalamış bir takım. Tecrübesiz genç oyuncuları, tecrübeli Mario Gomez, Queresma gibi oyuncularla harmanladılar. Büyüyen ve gelişen bir takım. Özellikle bu sene önemli atılım yaptılar. Mario Gomez ve Queresma'yla gelişimi hızlandırdılar. F.Bahçe'ye baktığımız zaman yeni bir kadro oluşturdu. Sezona başlarken dalgalı başladı, o dalgalanma sezonun ilk yarısı itibariyle yavaş yavaş duruldu. Özellikle savunması birbirini tamamlayan oyunculardan kurulu. F.Bahçe'ye gol atmak gerçekten çok zor bir hâl aldı. Devrenin sonuna büyüyerek gelişerek geldiler. F.Bahçe zor gol yiyen, istediğini alabilen; Beşiktaş'sa kolay gol atabilen kolay pozisyona girebilen, daha akıcı oynayan bir takımdı. Devre arası itibariyle bunları bir araya getirdiğimizde F.Bahçe daha ağır basıyordu. Çünkü şöyle hesaplıyordum; Beşiktaş bu oyunuyla 16 maçın en az 4-5'inde geriye düşecektir, bu geriye düştüğü maçların kaç tanesini çevirebilecekti? F.Bahçe'nin geriye düşme şansı biraz daha az gözüküyordu. Dolayısı ile F.Bahçe'yi bir adım önde görüyordum. Ancak son 8 hafta itibariyle Beşiktaş önde gidiyor ve biraz daha avantajlı. Benim düşündüğüm şey oldu, Beşiktaş'ın geriye düştüğü maçlar oldu ama lehine çevirmeyi başardı. Buna karşın F.Bahçe'deki dalgalanma yine başladı. Dalgalanmalar sürerse fark açılır.

Yarı finale çıkabilirdi
F.Bahçe bu sene Avrupa'da sanki bir iki tur daha yarı finale kadar gidilebilirdi. Yapabilirliği yüksek gözüküyordu. Braga'nın çok üstünde bir takımdı F.Bahçe… Şanssızlık diyelim. Elemeli maçlar her sonuca açık olur.

Volkan bu ülke için önemli
Volkan Demirel bu ülkenin en önemli kalecisi… Tecrübesiyle, yetenekleriyle, geçmişiyle… Milli Takım'a alınıp alınmama konusunda takdir hakkı benim değil. Ben profesyonellik ve gereksinimler açısında bakıyorum konuya. Onarılmayacak bir şey yapmadıysa bizim bilip görmediğimiz Volkan bu ülkenin yetiştirdiği en önemli kalecidir. Onun birikimine Milli Takım'ın ihtiyacı var.

Milli Takım umut verici
Düzelen, toparlanan, gelişen bir Milli Takımımız var. Avrupa Şampiyonası öncesi umut verici bir takım… Kuvvetli bir takım görüntüsü var. Bazı eksikler var ama takım gücünü arttırarak bu eksikler giderilebilir. Devşirme oyunculara kriterler uyarsa karşı değilim. Ama gönül; bu ülkede, bu topraklarda yaşayan insanların olması daha iyi olur. Öz güvenimizi yükseltme açısından bu önemli. Öte yandan bu gökkubbenin altında hep birlikte yaşıyoruz; bu toprakları benimsemiş, katkı yapabilecek oyuncuların Milli Takım'da oynamasına da karşı değilim. İlk

5'te olmak yeterli
Konyaspor 'un Avrupa'ya gitme konusunu şu anda ihtimal olarak konuşabiliriz. Ama gideceğiz gibi görünüyor. G.Saray'ın ceza alma durumu var. İlk 5'in içinde olmak yetecek gibi. Bir avantaj yakaladık. Avrupa'ya direkt gitmeyi çok istiyorum. Gruplara direk gitmek istememin nedeni fazla maç yapmaktan gocunduğum için değil. Konyaspor ilk kez böyle bir şans yakaladı. Avrupa'ya tam hazır olmadan Avrupa aşkıyla yanıp tutuşan takımlarda önemli bir sıkıntı yaşanıyor. Şehir de futbolcular da camia da Avrupa'ya kilitleniyor. Doğal olarak bütün yoğunluk oraya gidiyor. Hazırlık çalışmaları erken başlıyor. Bu sefer sonuçlar ne olursa olsun lige kafa olarak başlayabilmek 1 ayı buluyor. Toparlanma süreci zaman alıyor. Dolayısıyla gruplara direk katılmak çok önemli

Konya taraftarı müthiş
Her hafta ortalama 20 bin seyirciye oynuyoruz. Konya şehir olarak futbolu seviyor ve gelişmeyi istiyor. Mükemmel bir stadımız var. Yapanların emeğine sağlık. Milli Takım maçlarında taraftar gerçekten olağanüstüydü. Konyaspor seyircisi stada kavga etmeye, küfür etmeye değil eğlenmeye geliyor. Bizim stadımızda küfür hiç yok. Bana bundan daha memnuniyet verici bir şey olamaz. Rakiple hakemle uğraşmıyorlar sadece Konyaspor'u destekliyorlar. Küfür yok, öfke yok burada…

Hayallerime ulaşırım
Benim teknik direktör olarak tek bir hedefim var; bulunduğum takıma katkı sağlamak… Sürekli kendimi geliştiriyorum. Çok iyi bir teknik kadrom var. Onların haklarını teslim etmem lazım. Kendimi geliştirdiğim sürece bütün hayallerime ulaşırım.

Daha çok oyuncu gitmeli
Avrupa'ya daha çok oyuncu ihraç etmemiz lazım. 40-50 oyuncu ihraç edersek birgün bir de teknik direktör ihraç edebiliriz."
Loading...
Yorumlar (0)