Bir Hoşnutsuzluk Havası…

Alen Markaryan kaleme aldı.

GÜNDEM 19.08.2015, 11:56
178
Bir Hoşnutsuzluk Havası…

 Beşiktaşlılarca pek de sevilmeyen bir Fenerbahçeli(!)

Fenerbahçe Kulübü’nde iyi bir mevkide çalışan bir vatandaş için ihbar alır.

Kulübün ispiyon işlerine bakan bu zevat,

‘Bu mevkide çalışan arkadaş Beşiktaşlıymış,

İşine son verelim mi?’ diye su kaçırır kulağına

Beşiktaşlılarca pek de sevilmeyen Fenerbahçeli’nin…

Etrafına ‘İşini layıkıyla yapıyor mu bu Beşiktaşlı?’ diye sorar mevzubahis Fenerbahçeli…

‘Evet! İşinde iyidir efendim!’ derler.

Şöyle bir çenesini sıvazlayıp düşündükten sonra

‘Hımmm! Bırakın da çocuk işini yapsın o zaman’ der o Fenerbahçeli.

Kıssadan hisse…

Yukarıdaki olay tamamen gerçek ve yaşanmış bir hikayedir…

Anlatmamın sebebi ise

Herkes işini iyi yaptıktan sonra kimsenin kimseye tek kelamı olamayacak, olmasındandır.

Lakin,

Başka takım sempatizanı olduğu halde

Rakip olduğu takımın kulübünde çalışan

Ve bu özel durum karşısında kendisine beklenen güven duygusunu

‘Suistimal’ edenlere bir çift kelamım olacak.

Bir kulübün

Medya sorumlusu Galatasaraylıysa

Altyapı sorumlusu Galatasaraylıysa

Üst yapı sorumlusu Fenerbahçeliyse

Ve bu bahsi geçen kulüp Galatasaray ve Fenerbahçe değilse

‘Biz kimiz’ diye aynaya bakılmalıdır.

Havada bir hoşnutsuzluk kokusu varsa

Ki var!

Bu arkadaşlar için alınan kararlar gözden geçirilmelidir.

Bu işin uzmanı mıdır?

Öğretici midir?

Etrafındakilerle iletişimi nasıldır?

Sorun nereden kaynaklanmaktadır?

Gazetelerde son 10 gündür kendine yer bulan

Altyapıdaki istifa haberlerinin nedenleri nedir?

Sayın yöneticiler!

Bir değil, iki değil…

Tam 3 hocanın istifası manidardır.

Bu altyapıdan sorumlu arkadaş

Yönetim odasına çağrılmalı ve sorgulanmalıdır.

Ha keza kulübün genel direktörü

Takımın hocasıyla devamlı ters düşüyorsa

Futbolcu değerlendirme ve seçmelerinde anlaşamıyorlarsa

Transfer edilecekler hakkında bile görüş ayrılığındalarsa

Bu konular o camiada kapatılamaz yaralar oluşturur.

Teknik direktörün üstüne, genel direktör atama gibi

Cesur ve radikal kararlar alan yönetimin de elini güçsüzleştirir.

Taş fırın erkeği Haluk’un Meltem’e yaptığı gibi

O kulübün yöneticilerinin de genel direktörünü

‘Mutfağa çağırma zamanı gelmiştir bence.’

Yorumlar (0)